Secde Suresi Hızlı Okuma, Anlamı, Konusu ve Faziletleri
Secde Suresi hızlı okuma videosunu bu sayfadan dinleyebilir; sûrenin anlamı, Mekki–Medeni oluşu, âyet sayısı, temel özellikleri, ele aldığı konular, tilavet secdesi ve faziletleri hakkında ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.
Kur’an-ı Kerim’in 32. sûresi olan Secde Suresi; Kur’an’ın Allah tarafından indirildiğini, kâinatın yaratılışını, insanın yaratılış aşamalarını, ölümden sonra dirilişi, hesap gününü, gerçek müminlerin özelliklerini ve inkârda ısrar edenlerin karşılaşacağı sonuçları konu edinir.
Tilavet secdesi hatırlatması: Secde Suresinin 15. âyeti secde âyetidir. Hanefî mezhebine göre secde âyetini okuyan veya dinleyen kişinin tilavet secdesi yapması vacip; diğer mezheplere göre sünnettir. Din İşleri Yüksek Kurulu, internet üzerinden dinleme sırasında da tilavet secdesi yapılması gerektiğini belirtmektedir.
Videoyu dinlerken sûreyi Mushaf üzerinden takip edebilir, ardından meal ve tefsirini okuyarak âyetlerin anlamı üzerinde düşünebilirsiniz.
Secde Suresi Hakkında Kısa Bilgiler
| Sûrenin adı | Secde Suresi |
|---|---|
| Kur’an’daki sırası | 32. sûre |
| Nüzul sırası | 75. sûre |
| Âyet sayısı | 30 âyet |
| Nüzul yeri | Mekke |
| Bulunduğu cüz | 21. cüz |
| Adını aldığı âyet | 15. âyet |
| Tilavet secdesi | 15. âyette bulunur |
| Diğer isimleri | Medâci‘, Tenzîlü’s-Secde ve Secdetü Lokmân |
| Başlıca konuları | Vahiy, yaratılış, tevhid, yeniden diriliş, secde, gece ibadeti, ahiret ve hesap |
Secde Suresi Mekki mi, Medeni mi?
Secde Suresi genel kabule göre Mekki bir sûredir. Mekke döneminin sonlarına doğru, Mü’minûn Suresi’nden sonra ve Tûr Suresi’nden önce indirilmiştir.
Sûrenin 16-20 veya 18-20. âyetlerinin Medine’de indirildiğine dair bazı rivayetler bulunsa da bu görüş yaygın kabul görmemiştir. TDV İslâm Ansiklopedisi’nde de söz konusu âyetlerin Medeni olduğu yönündeki rivayetin isabetli görülmediği belirtilmektedir.
Vahyin doğruluğu, Allah’ın kudreti, insanın yaratılışı, ölümden sonra dirilme ve ahiret hayatı gibi Mekki sûrelerin temel konuları Secde Suresinde güçlü bir şekilde işlenmektedir.
Secde Ne Demektir?
Secde; boyun eğmek, teslim olmak, eğilmek ve alnı yere koymak anlamlarına gelir. Dinî bir kavram olarak secde, insanın Allah karşısındaki kulluğunu ve teslimiyetini en açık biçimde gösteren ibadet hâlidir.
Sûre, adını 15. âyette gerçek müminlerin Allah’ın âyetleri kendilerine hatırlatıldığında büyüklük taslamadan secdeye kapanmalarının anlatılmasından alır.
Secde yalnızca bedensel bir hareket değildir. İnsanın aklıyla, kalbiyle ve davranışlarıyla Allah’ın hükmüne teslim olmasını temsil eder.
Secde Suresinin Diğer İsimleri
Secde Suresi kaynaklarda farklı isimlerle de anılmıştır:
- Medâci‘ Suresi: Sûrenin 16. âyetinde müminlerin bedenlerini yataklarından uzaklaştırarak Rablerine dua etmelerinden söz edilmesi sebebiyle bu ad kullanılmıştır.
- Tenzîlü’s-Secde: Sûrenin başlangıcındaki “tenzîl” ifadesi ile secde kelimesinin birlikte kullanılmasıyla oluşan isimdir.
- Secdetü Lokmân: Fussilet Suresi de “Secde” adıyla anıldığı için bu sûreyi ondan ayırmak amacıyla, kendisinden önce gelen Lokmân Suresine nispet edilerek kullanılmıştır.
Secde Suresinin Temel Konusu Nedir?
Secde Suresinin temel konusu, Kur’an’ın Allah tarafından indirildiğini ve insanın ölümden sonra yeniden diriltilerek yaptıklarından hesaba çekileceğini açıklamaktır.
Sûrede göklerin ve yerin yaratılışı, insanın topraktan başlayarak belirli aşamalardan geçirilmesi, ölüm meleğinin görevi, kıyamet gününde inkârcıların pişmanlığı ve müminlerin sahip olduğu ahlaki özellikler anlatılır.
Sûre insanı kâinat, yaratılış, geçmiş toplumlar ve ölümden sonraki hayat üzerinde düşünmeye çağırır. Gerçek imanın yalnızca sözden ibaret olmadığı; secde, dua, gece ibadeti, infak ve güzel davranışlarla gösterilmesi gerektiği vurgulanır.
Secde Suresinde Ele Alınan Konular
1. Kur’an’ın Allah Tarafından İndirilmesi
Sûre, “Elif Lâm Mîm” harfleriyle başlar ve Kur’an’ın âlemlerin Rabbi tarafından indirildiğini bildirir. Kur’an’ın Hz. Muhammed tarafından uydurulduğu yönündeki iddialar reddedilir.
Kur’an, daha önce kendilerine uyarıcı gelmemiş bir toplumu doğru yola çağırmak amacıyla gönderilmiştir. Vahiy insanın yalnız aklıyla ulaşamayacağı ahiret, hesap ve kulluk gibi konularda doğru bilgi verir.
2. Göklerin ve Yerin Yaratılması
Allah’ın gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yarattığı bildirilir. Kur’an’daki “gün” ifadesinin mutlaka insanların kullandığı yirmi dört saatlik zaman dilimi şeklinde anlaşılması gerekmez.
Âyetlerin temel amacı kâinatın tesadüfen ortaya çıkmadığını, düzenli ve amaçlı bir yaratılışın bulunduğunu hatırlatmaktır.
Allah bütün varlıkların yaratıcısı ve yöneticisidir. İnsan için Allah’tan başka bağımsız bir koruyucu veya O’nun izni dışında hareket edebilecek bir şefaatçi yoktur.
3. Allah’ın Kâinatı Yönetmesi
Yaratılış yalnızca geçmişte meydana gelmiş ve tamamlanmış bir olay değildir. Allah kâinattaki düzeni sürekli yönetmekte, bütün olaylar O’nun bilgisi ve iradesi çerçevesinde gerçekleşmektedir.
Âyetlerde ilâhî işlerin gökten yere doğru düzenlenmesi ve sonunda Allah’a yükselmesi anlatılır. Bu ifadeler Allah’ın zaman ve mekânla sınırlı olduğu anlamına gelmez; O’nun bütün kâinat üzerindeki hâkimiyetini bildirir.
4. Allah’ın Görüneni ve Görünmeyeni Bilmesi
Allah, insanların görebildiği ve göremediği her şeyi bilir. O, mutlak güç sahibidir; aynı zamanda kullarına karşı merhametlidir.
İnsan bazı olayların yalnızca dış yüzünü görebilir. Allah ise olayların geçmişini, bugününü, geleceğini ve gizli yönlerini eksiksiz bilir.
5. İnsanın Yaratılış Aşamaları
Sûrede insanın yaratılışının topraktan başladığı, insan neslinin ise değersiz görünen bir sıvıdan devam ettirildiği bildirilir. Daha sonra insana düzenli bir biçim verilmiş; ona ruh, işitme, görme ve düşünme kabiliyeti kazandırılmıştır.
İnsanın yaratılışı ona hem acizliğini hem de değerini hatırlatır. İnsan kendi varlığını kendisi meydana getirmediği gibi sahip olduğu akıl, göz, kulak ve beden de Allah’ın nimetidir.
Bu nimetler karşısında insandan beklenen davranış şükretmek ve kendisine verilen yetenekleri iyilik yolunda kullanmaktır.
6. Ölümden Sonra Dirilişi İnkâr Edenler
İnkârcılar toprağa karışıp bedenleri dağıldıktan sonra yeniden yaratılmayı mümkün görmüyorlardı. Sûre, onların asıl probleminin yaratılışın imkânından çok Rablerine kavuşmayı inkâr etmeleri olduğunu açıklar.
İnsanı ilk defa yaratan Allah’ın onu yeniden diriltmeye de gücü yeter. Yeniden diriliş, Allah’ın yaratma kudreti açısından zor veya imkânsız değildir.
7. Ölüm Meleğinin Görevi
Sûrenin 11. âyetinde insanların canını almakla görevlendirilen ölüm meleğinden söz edilir. Ölüm rastgele veya ilâhî iradenin dışında gerçekleşen bir olay değildir.
Kur’an’ın farklı âyetlerinde canların Allah tarafından, ölüm meleği tarafından veya görevli melekler aracılığıyla alındığı ifade edilir. Bunlar çelişkili değildir. Emri veren Allah, bu görevi yerine getiren ise O’nun görevlendirdiği meleklerdir.
8. Ahirette Yaşanacak Pişmanlık
Günahkârların hesap gününde başlarını önlerine eğerek gerçeği gördüklerini ve duyduklarını söyleyecekleri anlatılır. Dünyaya geri gönderilmeyi ve güzel işler yapmayı isteyeceklerdir.
Ancak dünya hayatındaki imtihan sona erdikten sonra gösterilen zorunlu kabul, özgür iradeyle gerçekleştirilen imanla aynı değildir. Bu nedenle insan imanını ve tövbesini ertelememelidir.
9. Herkesin Yaptığının Karşılığını Görmesi
Allah dileseydi bütün insanları zorunlu biçimde doğru yola yöneltebilirdi. Fakat insana akıl, irade ve tercih imkânı verilmiştir.
İnsan doğruyla yanlış arasında seçim yapabildiği için sorumludur. Ahirette karşılaşacağı sonuçlar da dünyadaki bilinçli tercihlerine göre şekillenecektir.
10. Gerçek Müminlerin Secde Etmesi
Sûrenin 15. âyetinde gerçek müminlerin Allah’ın âyetleri kendilerine hatırlatıldığında secdeye kapandıkları, Rablerini överek tesbih ettikleri ve büyüklük taslamadıkları anlatılır.
Secdenin karşıtı kibirdir. Kibirli kişi Allah’ın âyetleri karşısında kendi düşüncesini ve çıkarını üstün tutar. Mümin ise hakikati gördüğünde teslim olur.
Bu âyet aynı zamanda tilavet secdesi âyetidir. Âyet okunduğunda veya dinlendiğinde tilavet secdesi yapılır.
11. Gece İbadeti ve Dua
Sûrenin 16. âyetinde müminlerin bedenlerini yataklarından uzaklaştırarak Rablerine korku ve ümit içinde dua ettikleri bildirilir.
Bu anlatım gece namazı, teheccüd ve gece yapılan diğer ibadetlerle ilişkilendirilmiştir. Herkesin uyuduğu saatlerde yapılan ibadet, insanın samimiyetini ve Allah’a bağlılığını güçlendirir.
Mümin yalnızca Allah’ın azabından korkmaz; aynı zamanda O’nun rahmetini ve bağışlamasını ümit eder. Sağlıklı kulluk bilinci korku ile ümit arasında denge kurar.
12. Allah’ın Verdiği Rızıktan Paylaşmak
Gerçek müminlerin özelliklerinden biri de Allah’ın kendilerine verdiği rızıktan başkaları için harcamalarıdır.
İnfak yalnızca para vermekle sınırlı değildir. İnsanın bilgisini, zamanını, emeğini ve sahip olduğu diğer imkânları iyilik amacıyla paylaşması da bu bilinç kapsamında değerlendirilebilir.
13. Müminlere Hazırlanan Gizli Nimetler
Gece ibadet eden, dua eden ve imkânlarını paylaşan müminler için dünyada tam olarak tasavvur edilemeyecek sevinç ve mutluluklar hazırlandığı bildirilir.
Ahiret nimetleri insanın dünyada gördüğü nimetlerle sınırlı değildir. Kur’an bu mükâfatların ayrıntılarını bütünüyle açıklamak yerine insanın hayal edemeyeceği büyüklükte olduğunu bildirir.
14. Mümin ile Günahkârın Eşit Olmaması
İman eden ve güzel işler yapan kişiyle Allah’ın emirlerinden bilinçli şekilde uzaklaşan kişi aynı değildir.
Dünya hayatında iyi ile kötü bazen benzer şartlarda yaşayabilir. Fakat ahirette herkes niyetinin ve yaptıklarının gerçek karşılığını görecektir.
15. Yakın ve Büyük Azap
Sûrede inkârcılara ahiretteki büyük azaptan önce dünyada da daha yakın bazı sıkıntıların tattırılacağı bildirilir. Bunun amacı insanların yanlışlarından dönmeleri ve gerçeği fark etmeleridir.
Dünyadaki her hastalık veya felâketi belirli bir kişinin günahına verilmiş kesin ceza şeklinde yorumlamak doğru değildir. Âyetin mesajı, yaşanan olaylardan ders çıkararak Allah’a yönelmenin önemidir.
16. Allah’ın Âyetlerinden Yüz Çevirmek
Kendisine Allah’ın âyetleri hatırlatıldığı hâlde bilinçli biçimde onlardan yüz çeviren kişinin büyük bir haksızlık yaptığı bildirilir.
Bir insanın bilmediği bir konuda araştırma yapmasıyla, gerçeği bildiği hâlde çıkar veya kibir nedeniyle reddetmesi aynı değildir. Sûrede eleştirilen tavır, hakikat karşısındaki bilinçli inatçılıktır.
17. Hz. Mûsâ’ya Verilen Kitap
Hz. Mûsâ’ya kitap verildiği ve bu kitabın İsrailoğulları için yol gösterici kılındığı hatırlatılır. Kur’an’ın gelişi peygamberlik tarihinde tamamen yeni ve bağımsız bir olay değildir.
Bütün ilâhî kitapların temel mesajı Allah’ın birliği, kulluk, adalet ve ahiret sorumluluğudur. Kur’an daha önce gönderilen peygamberleri ve vahyin asıl kaynağını doğrular.
18. Sabır ve Kesin İmanla Önder Olmak
İsrailoğulları arasından Allah’ın emriyle doğru yolu gösteren önderlerin çıkarıldığı; onların bu konuma sabırları ve Allah’ın âyetlerine kesin inançları sayesinde ulaştıkları bildirilir.
Gerçek önderlik yalnızca makam sahibi olmak değildir. İnsanlara doğru yolu gösterebilmek için sabır, güvenilirlik, sağlam bilgi ve samimi iman gerekir.
19. Geçmiş Toplumlardan İbret Almak
İnsanların geçmişte yaşamış ve yanlışları sebebiyle yıkılmış toplumların kalıntıları arasında dolaştıkları hatırlatılır.
Tarih yalnızca olayların ve tarihlerin ezberlenmesi değildir. Geçmiş toplumların adaletsizlikleri, ahlaki çöküşleri ve hataları incelenerek bugünün insanı için ders çıkarılmalıdır.
20. Kurak Toprağın Su ile Canlanması
Allah’ın suyu kurak topraklara ulaştırarak insanlara ve hayvanlara yiyecek olacak ürünler çıkardığı hatırlatılır.
Ölü görünen toprağın suyla yeniden canlanması, Allah’ın yaratma kudretinin bir delili olduğu gibi ölümden sonra dirilişin de anlaşılmasına yardımcı olan bir örnektir.
21. Sonradan Gelen İmanın Fayda Vermemesi
İnkârcılar vaat edilen hüküm ve zafer gününün ne zaman geleceğini alaycı bir üslupla soruyorlardı. Sûrede gerçek ortaya çıktıktan ve imtihan sona erdikten sonra iman etmenin fayda sağlamayacağı açıklanır.
İman, insanın seçme imkânı bulunduğu dünya hayatında değer taşır. Ölüm veya ahiret gerçeği kesin biçimde görüldükten sonraki zorunlu kabul, imtihanın amacıyla bağdaşmaz.
Secde Suresinde Tilavet Secdesi
Secde Suresinin 15. âyeti tilavet secdesi âyetidir. Bu âyetin Arapça aslını okuyan veya dinleyen kişinin secde yapması gerekir.
Hanefî mezhebine göre secde âyetini okumak veya dinlemek tilavet secdesini vacip kılar. Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerinde ise tilavet secdesi sünnet kabul edilmektedir.
Din İşleri Yüksek Kurulu kararına göre Kur’an’ı radyo, televizyon, internet veya diğer teknolojik araçlardan dinlerken secde âyeti geçtiğinde de tilavet secdesi yapılır. Bu nedenle yukarıdaki videoda 15. âyet okunduğunda tilavet secdesi yapılmalıdır.
Tilavet Secdesi Nasıl Yapılır?
- Abdestli olarak kıbleye dönülür ve tilavet secdesine niyet edilir.
- Eller kaldırılmadan “Allahu ekber” denilerek bir defa secdeye gidilir.
- Secdede üç defa “Sübhâne Rabbiye’l-a‘lâ” denilir.
- “Allahu ekber” denilerek secdeden kalkılır.
Tilavet secdesinden sonra oturmak, Tahiyyat duası okumak veya selâm vermek gerekmez. Secde âyeti dinlendiği anda secde yapılamazsa daha sonra yapılabilir.
Secde Suresinin Özellikleri
- Kur’an-ı Kerim’in 32. sûresidir.
- 30 âyetten meydana gelir.
- Genel kabule göre Mekke döneminde indirilmiştir.
- 21. cüzde yer alır.
- Adını 15. âyetteki secde anlatımından alır.
- 15. âyeti tilavet secdesi âyetidir.
- Kur’an’ın Allah tarafından indirildiğini vurgular.
- İnsanın yaratılış aşamalarından söz eder.
- Ölüm meleğinin göreviyle ilgili âyet içerir.
- Gece ibadeti ve infak, gerçek müminlerin özellikleri arasında sayılır.
- Hz. Mûsâ’ya verilen kitaptan söz edilir.
- Ölümden sonra diriliş ve hesap günü sûrenin temel konularındandır.
Secde Suresinin Faziletleri
Kur’an-ı Kerim’in her sûresini okumak, dinlemek, anlamak ve hayatımıza uygulamak ibadettir. Secde Suresi de Kur’an’ın bir parçası olması sebebiyle okuyan kişiye Kur’an okuma sevabı kazandırır.
Secde Suresi hakkında güvenilir hadis kaynaklarında bazı özel rivayetler de bulunmaktadır.
Uyumadan Önce Secde ve Mülk Surelerini Okumak
Hz. Peygamber’in geceleri Secde ve Mülk sûrelerini okumadan uyumadığına dair rivayetler nakledilmiştir. Bu nedenle iki sûreyi gece veya uyumadan önce okumak güzel bir uygulama olarak kabul edilmiştir.
Ancak bunu mutlaka her gece yapılması gereken farz veya vacip bir ibadet şeklinde değerlendirmemek gerekir.
Cuma Sabah Namazında Secde Suresini Okumak
Sahih hadislerde Hz. Peygamber’in cuma gününün sabah namazında Secde ve İnsan sûrelerini okuduğu bildirilmektedir.
Genel uygulamada cuma sabah namazının birinci rekâtında Secde Suresi, ikinci rekâtında İnsan Suresi okunur. Bu uygulama sünnettir; yapılmaması namazı geçersiz kılmaz.
Buradaki amaç yalnızca secde âyetine ulaşıp tilavet secdesi yapmak değildir. Rivayetlerde sûrelerin tamamının okunması aktarılmaktadır.
Secde Suresi Hakkındaki Güvenilir Olmayan Rivayetler
Bazı kaynaklarda “Secde ve Mülk sûrelerini okuyana Kadir Gecesi’ni ihya etmiş gibi sevap verileceği” veya “Secde Suresini okuyanın evine üç gün şeytan giremeyeceği” şeklinde sözler aktarılmaktadır.
TDV İslâm Ansiklopedisi, bu sözlerin hadis olarak sıhhatinin tespit edilemediğini belirtmektedir. Bu nedenle söz konusu ifadeler Hz. Peygamber’in kesin bir hadisi veya dinî bir garanti gibi paylaşılmamalıdır.
Aynı şekilde Secde Suresini belirli sayılarda okuyan kişinin bütün dileklerinin gerçekleşeceğini veya kesin olarak maddi kazanç elde edeceğini bildiren güvenilir bir delil bulunmamaktadır.
Secde Suresinden Çıkarılabilecek Dersler
- Kur’an Allah tarafından gönderilmiş bir hidayet rehberidir.
- Kâinattaki düzen Allah’ın ilmini ve kudretini gösterir.
- İnsan yaratılışını düşünerek acizliğini ve sorumluluğunu anlamalıdır.
- Ölümden sonra diriliş ve hesap mutlaka gerçekleşecektir.
- Gerçek iman secde, dua, ibadet ve güzel davranışlarla gösterilir.
- Kibir insanın Allah’ın âyetlerinden yararlanmasına engel olur.
- Gece ibadeti insanın samimiyetini ve manevi gücünü artırır.
- Allah’ın verdiği nimetlerden ihtiyaç sahiplerine ayrılmalıdır.
- Sabır ve kesin iman, gerçek önderliğin temel şartlarındandır.
- Geçmiş toplumların yaşadıklarından ders çıkarılmalıdır.
- Tövbe ve iman ölüm gelmeden önce gerçekleştirilmelidir.
Secde Suresiyle İlgili Sık Sorulan Sorular
Secde Suresi kaçıncı sûredir?
Secde Suresi Kur’an-ı Kerim’in 32. sûresidir.
Secde Suresi kaç âyettir?
Secde Suresi toplam 30 âyetten oluşmaktadır.
Secde Suresi hangi cüzdedir?
Secde Suresi 21. cüzde yer almaktadır.
Secde Suresi Mekki mi, Medeni mi?
Secde Suresi genel kabule göre Mekki bir sûredir. Bazı âyetlerinin Medine’de indirildiğine dair rivayet bulunsa da bu görüş yaygın kabul görmemiştir.
Secde Suresinde secde âyeti hangisidir?
Secde Suresinin 15. âyeti tilavet secdesi âyetidir.
Videodan dinlerken tilavet secdesi gerekir mi?
Din İşleri Yüksek Kurulunun kararına göre internet, televizyon veya benzeri teknolojik araçlardan Kur’an dinlerken secde âyeti geçtiğinde tilavet secdesi yapılması gerekir.
Tilavet secdesi hemen yapılmak zorunda mı?
Secde âyeti okunduğunda veya dinlendiğinde tilavet secdesinin geciktirilmeden yapılması uygundur. O anda imkân bulunmuyorsa daha sonra da yapılabilir.
Secde Suresi cuma sabah namazında okunur mu?
Hz. Peygamber’in cuma sabah namazının birinci rekâtında Secde, ikinci rekâtında İnsan Suresini okuduğu sahih hadislerde aktarılmaktadır. Bu uygulama sünnettir.
Secde Suresi hızlı okuma videosu nasıl takip edilmelidir?
Videoyu dinlerken âyetleri Mushaf üzerinden gözünüzle takip edebilirsiniz. Hızlı okuma çalışmasının ardından sûreyi daha yavaş okuyarak tecvid kurallarına, doğru telaffuza ve âyetlerin anlamına ayrıca yoğunlaşmanız faydalı olacaktır.
Sonuç
Secde Suresi, insanı yaratılışı ve ölümden sonraki hayatı üzerinde düşünmeye çağıran etkileyici bir Mekki sûredir. Kur’an’ın Allah tarafından indirildiğini, insanın yeniden diriltileceğini ve herkesin yaptıklarından hesaba çekileceğini bildirir.
Gerçek müminlerin Allah’ın âyetleri karşısında büyüklük taslamadığı; secde ettiği, gece ibadetine önem verdiği, korku ve ümit içinde dua ettiği ve Allah’ın verdiği rızıktan paylaştığı anlatılır.
Secde Suresi hızlı okuma videosunu dinlerken 15. âyette tilavet secdesi bulunduğunu unutmamak gerekir. Videonun ardından sûrenin mealini ve güvenilir bir tefsirini okumak, âyetlerin mesajlarını daha doğru anlamaya yardımcı olacaktır.
Kaynaklar
- Diyanet İşleri Başkanlığı – Secde Suresi Tefsiri
- TDV İslâm Ansiklopedisi – Secde Sûresi
- Din İşleri Yüksek Kurulu – Secde Âyetini Okuyan veya Dinleyenin Hükmü
- Din İşleri Yüksek Kurulu – İnternetten Dinlerken Tilavet Secdesi
- Din İşleri Yüksek Kurulu – Tilavet Secdesi Nasıl Yapılır?
- Ali Ayvaz – Secde Suresi Hızlı Okuma
