Mâide Suresi Konusu, Faziletleri ve Hızlı Okuma YouTube video kapağı

Mâide Suresi Konusu, Faziletleri ve Hızlı Okuma

Mâide Suresi; verilen sözlere bağlılık, helal ve haram yiyecekler, abdest, gusül, teyemmüm, adalet, insan hayatının dokunulmazlığı, içki ve kumar yasağı gibi önemli hükümleri içeren Medenî bir sûredir.

Sûrede Hz. Mûsâ’nın İsrâiloğulları ile yaşadıklarından, Hz. Âdem’in iki oğlundan ve Hz. Îsâ ile havârilerden söz edilir. Sûre adını, havârilerin isteği üzerine gökten indirilen sofra olayından alır.

Aşağıdaki videodan Mâide Suresi hızlı okuma çalışmasını dinleyebilir ve okuyuşa eşlik edebilirsiniz.

Mâide Suresi Hakkında Kısa Bilgiler

  • Kur’an-ı Kerim’deki sırası: 5. sûre
  • Ayet sayısı: 120
  • Nüzul sırası: 112
  • İndirildiği yer: Medine
  • Bulunduğu cüzler: 6. ve 7. cüz
  • Önceki sûre: Nisâ Suresi
  • Sonraki sûre: En‘âm Suresi
  • Secde ayeti: Bulunmamaktadır.

Mâide Suresi Medine döneminin sonlarında indirilen sûrelerdendir. Sûrenin tamamının bir defada veya Vedâ Haccı sırasında indirildiğine dair rivayetler bulunmakla birlikte, içerdiği farklı konular ve ayetlerin iniş sebepleri sûrenin belirli bir zaman içinde bölüm bölüm indirildiğini göstermektedir.

Sûre Fetih Suresi’nden sonra, Tevbe Suresi’nden önce indirilmiştir. İçerdiği hükümler nedeniyle İslam hukukunun önemli kaynaklarından biridir.

Mâide Ne Demektir?

Mâide kelimesi üzerinde yiyecek bulunan sofra anlamına gelir. Sûre adını 112 ve 114. ayetlerde geçen gökten sofra indirilmesi olayından alır.

Havâriler Hz. Îsâ’dan Allah’ın kendileri için gökten bir sofra indirmesini istemiştir. Hz. Îsâ da bunun kendileri için bir sevinç ve Allah’tan bir işaret olması amacıyla dua etmiştir.

Mâide Suresinin Temel Özellikleri

  • Verilen sözlere ve yapılan sözleşmelere bağlı kalmayı emreder.
  • İyilik ve takva konusunda yardımlaşmayı ister.
  • Helal ve haram yiyeceklerle ilgili hükümler içerir.
  • Dinin tamamlandığını bildiren 3. ayeti barındırır.
  • Ehl-i kitabın yiyecekleri ve evlilikle ilgili hükümlere yer verir.
  • Abdest, gusül ve teyemmüm hükümlerini açıklar.
  • Bir topluluğa duyulan kinin adaletsizliğe yol açmamasını emreder.
  • Hz. Âdem’in iki oğlunun kıssasını anlatır.
  • İnsan hayatının dokunulmazlığını vurgular.
  • Hz. Mûsâ ve Hz. Îsâ’nın hayatlarından bölümlere yer verir.
  • İçki, kumar, putlara sunulan adaklar ve fal oklarını yasaklar.
  • Yemin kefareti ve ihramlıyken avlanma hükümlerini açıklar.
  • Gökten indirilen sofra olayını anlatır.

Mâide Suresinin Konusu

Sözleşmelere Bağlı Kalmak

Sûre, iman edenlere yaptıkları sözleşmeleri ve verdikleri sözleri yerine getirmelerini emrederek başlar. Bu emir Allah’a karşı üstlenilen dinî sorumlulukları ve insanlar arasında yapılan meşru anlaşmaları kapsar.

Ticari sözleşmeler, iş anlaşmaları, evlilik sözleşmeleri, borçlar ve verilen diğer sözler dürüstlükle yerine getirilmelidir. Taraflardan birinin güçlü olması, anlaşmayı keyfî biçimde bozma hakkı vermez.

İyilikte Yardımlaşmak

Müminlerden iyilik ve Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyan işlerde yardımlaşmaları; günah, haksızlık ve düşmanlık konusunda birbirlerine destek olmamaları istenir.

Bir insanın aileden, arkadaş veya aynı gruptan olması yaptığı haksızlığın örtülmesini gerektirmez. Gerçek dayanışma suç işleyen kişiyi korumak değil, onu yanlıştan vazgeçirmeye çalışmaktır.

Din, siyaset, ticaret veya başka bir amaç için masum insanlara zarar veren faaliyetlere destek olmak bu ayetin ölçüsüyle bağdaşmaz.

Haram Kılınan Yiyecekler

Sûrede leş, akıtılmış kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına kesilen hayvanlar ve usulüne uygun kesilmeden ölen bazı hayvanların haram olduğu bildirilir.

Boğularak, darbe alarak, yüksekten düşerek veya başka bir hayvan tarafından boynuzlanarak ölen hayvanlar, henüz canlıyken dinî usule uygun şekilde kesilmemişse yenilmez.

Hayatî bir zorunluluk halinde, harama yönelme amacı taşımadan ve ihtiyaç sınırını aşmadan yasak yiyeceklerden yararlanmaya ruhsat verilmiştir.

“Bugün Dininizi Tamamladım” Ayeti

Mâide Suresi’nin 3. ayetinde Allah’ın dini kemale erdirdiği, nimetini tamamladığı ve insanlar için din olarak İslam’ı seçtiği bildirilir.

Bu bölümün Vedâ Haccı sırasında Arafat’ta indirildiğine dair güçlü rivayetler bulunmaktadır. Ayet, İslam’ın temel inanç, ibadet, ahlak ve hukuk ilkelerinin tamamlandığını gösterir.

Dinin tamamlanması, sonraki dönemlerde karşılaşılacak yeni meselelerin çözümsüz bırakıldığı anlamına gelmez. Kur’an ve sünnetin genel ilkeleri çerçevesinde içtihat ve ilmî değerlendirme yolu açıktır.

Av Hayvanları ve Besmele

Eğitilmiş av hayvanlarının yakaladığı avlardan, Allah’ın adı anılarak ve gerekli şartlara uyularak yenilebileceği bildirilir.

Avcılık yalnızca eğlence, hayvanlara eziyet veya nesilleri tehlikeye düşürme amacıyla yapılmamalıdır. Günümüzde avlanma, hayvanları koruma ve çevre mevzuatına da uyulmalıdır.

Ehl-i Kitabın Yemeği ve Evlilik

Ehl-i kitabın yiyeceklerinin Müslümanlara, Müslümanların yiyeceklerinin de onlara helal olduğu bildirilir. Müslüman erkeklerin iffetli Ehl-i kitap kadınlarıyla evlenebileceğine dair hüküm de bu sûrede yer alır.

Günümüzdeki kesim biçimleri, ürün içerikleri ve aile hayatındaki dinî sorunlar farklı ayrıntılar barındırabilir. Bu nedenle özel durumlarda güvenilir bir fıkıh uzmanına veya fetva kuruluna danışılması uygundur.

Ayette tanınan izin her evliliğin mutlaka uygun veya tavsiye edildiği anlamına gelmez. Eşlerin dini hayatı, çocukların eğitimi, aile huzuru ve yaşanılan toplumun şartları dikkate alınmalıdır.

Abdestin Farzları

Mâide Suresi’nin 6. ayetinde namaza hazırlanırken yapılacak abdestin temel hükümleri açıklanır:

  • Yüzü yıkamak,
  • Elleri ve kolları dirseklerle birlikte yıkamak,
  • Başı meshetmek,
  • Ayakları topuklarla birlikte yıkamak.

Abdest organlarının ne kadarının meshedileceği ve kadınla ten temasının abdesti bozup bozmayacağı gibi ayrıntılarda mezhepler arasında farklı görüşler bulunmaktadır.

Hanefî mezhebine göre karşı cinsle yalnızca ten teması abdesti bozmaz. Şâfiî mezhebine göre aralarında evlenme engeli bulunmayan karşı cinslerin tenlerinin doğrudan temas etmesi abdesti bozar. Mâlikî mezhebinde ise şehvetle temas ölçüsü dikkate alınır.

Gusül ve Teyemmüm

Cünüp olan kişinin gusletmesi emredilir. Su bulunmadığında veya hastalık, ciddi zarar tehlikesi ve benzeri sebeplerle su kullanılamadığında temiz toprakla teyemmüm yapılmasına izin verilir.

Teyemmüm, yüzün ve ellerin temiz toprak veya toprak cinsinden temiz bir maddeyle meshedilmesiyle yapılır. Mezheplere göre uygulama ayrıntılarında farklılık bulunabilir.

Ayetin sonunda Allah’ın insanlara güçlük çıkarmak değil, onları temizlemek ve nimetini tamamlamak istediği bildirilir. İslam’da temizlik ve kolaylık temel ilkeler arasındadır.

Düşmana Karşı Bile Adalet

Mâide Suresi’nin 8. ayetinde müminlerden hakkı ayakta tutmaları ve adaletle şahitlik yapmaları istenir. Bir topluluğa duyulan kinin insanı adaletsizliğe sürüklememesi emredilir.

Adalet yalnızca sevdiğimiz kişilere karşı uygulanacak bir değer değildir. İnsan, kendisine haksızlık yapmış veya düşmanlık göstermiş kişilere karşı da yalan söylememeli, iftira atmamalı ve işlemediği suçları ona yüklememelidir.

Adaletin korunması takvaya daha yakın bir davranış olarak gösterilir.

İsrâiloğulları’ndan Alınan Söz

İsrâiloğulları’ndan namazı kılmaları, zekâtı vermeleri, peygamberlere iman edip destek olmaları ve Allah yolunda harcamaları konusunda söz alındığı bildirilir.

İçlerinden bazıları verdikleri sözleri bozmuş ve vahyin kelimelerini bağlamından uzaklaştırmıştır. Bu eleştiri belirli tarihî davranışlarla ilgilidir; bütün zamanlardaki bütün Yahudilere aynı suçun yüklenmesi doğru değildir.

Kur’an’ın bildirdiği temel ilkeye göre hiç kimse başkasının günahından sorumlu tutulamaz.

Hristiyanlardan Alınan Söz

Kendilerini Hristiyan olarak tanımlayanlardan da Allah’a kulluk ve peygamberlerin öğretilerine bağlılık konusunda söz alındığı, fakat içlerinden bazılarının kendilerine bildirilen öğütlerin bir kısmını unuttuğu anlatılır.

Kur’an, Ehl-i kitap mensuplarının tamamını tek bir kişilik veya davranış üzerinden değerlendirmez. Yanlış davranışları eleştirirken içlerinden samimi, alçak gönüllü ve doğru olanları ayrıca över.

Hz. Îsâ’nın İlahlığı İddiası

Meryem oğlu Îsâ’nın Allah olduğunu söyleyen anlayış reddedilir. Hz. Îsâ’nın Allah’ın kulu ve peygamberi olduğu, diğer peygamberler gibi insanları yalnızca Allah’a kulluğa çağırdığı açıklanır.

Hz. Îsâ ve annesi Hz. Meryem yemek yiyen, insani ihtiyaçları bulunan seçkin kullardır. Bu durum onların ilah değil, Allah tarafından yaratılmış insanlar olduğunu gösterir.

İslam, Hz. Îsâ’ya saygı gösterir, mucizevi doğumuna ve peygamberliğine iman eder; ancak ona ilahlık özelliği vermez.

Hz. Mûsâ ve Kutsal Toprak

Hz. Mûsâ kavmine Allah’ın kendilerine verdiği nimetleri hatırlatmış ve kutsal topraklara girmelerini istemiştir. Kavmi orada güçlü bir topluluk bulunduğunu söyleyerek emre uymaktan kaçınmıştır.

İmanlı iki kişi Allah’a güvenerek kapıdan girmelerini ve gerekli cesareti göstermelerini istemiştir. Buna rağmen toplum Hz. Mûsâ’ya kendisi ve Rabbiyle birlikte gidip savaşmasını söylemiştir.

Bunun üzerine kırk yıl boyunca çölde şaşkın biçimde dolaşmaları hükme bağlanmıştır. Kıssa korku, sorumluluktan kaçış ve peygambere karşı saygısızlığın sonuçlarını gösterir.

Hz. Âdem’in İki Oğlu

Hz. Âdem’in iki oğlunun Allah’a birer kurban sunduğu, bunlardan birinin kurbanının kabul edildiği, diğerinin ise kıskançlığa kapıldığı anlatılır.

Kurbanı kabul edilmeyen kardeş diğerini öldürmekle tehdit etmiştir. Salih kardeş Allah’ın ancak sorumluluk bilinci taşıyanların ibadetlerini kabul edeceğini söylemiş ve saldırıya karşılık vermek istemediğini açıklamıştır.

Sonunda kıskançlık ve öfkesine yenilen kardeş diğerini öldürerek büyük bir kayba uğramıştır.

Karga ve Defin Bilgisi

Allah öldürülen kardeşin bedeninin nasıl örtüleceğini göstermek için toprağı eşeleyen bir karga göndermiştir. Katil, bir karga kadar bile olamadığını anlayarak pişmanlık duymuştur.

Kıssa kıskançlık, kontrol edilmeyen öfke ve başkasının başarısını kabul edememenin insanı büyük suçlara sürükleyebileceğini gösterir.

Bir Canı Kurtarmak Bütün İnsanlığı Kurtarmak Gibidir

Mâide Suresi’nin 32. ayetinde İsrâiloğulları’na haksız yere bir insanı öldürmenin bütün insanları öldürmek, bir canı kurtarmanın da bütün insanları kurtarmak gibi olduğunun bildirildiği aktarılır.

İnsan hayatı din, ırk, cinsiyet ve toplumsal konum ayrımı yapılmaksızın değerlidir. Haksız yere cana kıymak insanlığın ortak yaşama güvenliğine saldırıdır.

Bir canı kurtarmak; kazazedeye yardım etmek, kan veya organ bağışında bulunmak, hastaların tedavisine katkı sağlamak ve tehlikedeki insanları korumak gibi davranışları kapsayabilir.

Yol Kesme ve Toplumsal Güvenliği Bozma Suçu

Sûrede silahlı saldırı, yol kesme, terör ve toplum düzenini ağır biçimde bozan suçlarla ilgili caydırıcı cezalar yer alır. Fıkıhta bu konu “hırâbe” başlığı altında değerlendirilmiştir.

Bu cezalar kişilerin kendi başlarına uygulayabileceği hükümler değildir. Suçun oluşması, deliller, sanığın savunması ve uygulanacak ceza yalnızca yetkili mahkeme ve kamu otoritesi tarafından belirlenebilir.

Ayet bireysel şiddet, linç veya terör eylemlerine gerekçe yapılamaz.

Hırsızlık ve Tövbe

Sûrede hırsızlık suçuyla ilgili ceza hükmü ve ardından tövbe ederek davranışını düzelten kişinin Allah tarafından bağışlanabileceği bildirilir.

Klasik fıkıhta bu cezanın uygulanması için çalınan malın belirli bir değere ulaşması, koruma altında bulunması, suçun kesin delille ispatlanması ve zorunluluk durumunun bulunmaması gibi ağır şartlar aranmıştır.

Ceza uygulamak bireylerin yetkisinde değildir. Günümüzde bu hükümler ancak devlet, hukuk düzeni ve yetkili mahkemeler çerçevesinde ele alınabilir.

Allah’a Yaklaşmaya Vesile Aramak

Müminlerden Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşımaları ve O’na yaklaşmaya vesile aramaları istenir.

Allah’a yaklaşmanın en açık vesileleri iman, namaz, dua, tövbe, güzel ahlak, helal kazanç ve insanlara faydalı olmaktır.

Vesile kavramı herhangi bir insan veya nesneye Allah’tan bağımsız güç vermek şeklinde anlaşılmamalıdır. Dua ve ibadet yalnızca Allah’a yöneltilir.

Tevrat, İncil ve Kur’an

Tevrat’ın hidayet ve aydınlık içerdiği, ardından Hz. Îsâ’ya İncil’in verildiği bildirilir. Kur’an’ın ise önceki ilahi kitapların aslını doğrulayan ve onlar üzerinde ölçü olan bir kitap olarak indirildiği açıklanır.

Bütün peygamberlerin getirdiği temel mesaj Allah’a kulluk, adalet ve güzel ahlaktır. Kur’an son vahiy olarak önceki kitaplar hakkında doğruyu yanlıştan ayıran ölçüdür.

Allah’ın İndirdiğiyle Hükmetmek

Sûrede Allah’ın indirdiği hükümleri bilerek reddetmek, kişisel çıkar uğruna değiştirmek ve adaletten ayrılmak ağır biçimde eleştirilir.

Bu ayetler kişilerin anlaşmazlık yaşadığı başka Müslümanları kolayca dinden çıkmış saymasına izin vermez. Bir davranışın inkâr, günah veya yorum hatası olarak değerlendirilmesi ilmî şartlar gerektirir.

Tekfir, bireylerin öfkeyle kullanabileceği bir suçlama değildir.

Yahudileri ve Hristiyanları Veli Edinmeme Ayeti

Mâide Suresi’nin 51. ayetindeki “veli edinmeyin” ifadesi; Müslüman toplumun hayatî sırlarını, güvenliğini ve bağımsızlığını düşmanlık gösteren grupların korumasına teslim etmemesi bağlamında değerlendirilmiştir.

Ayet bütün Yahudi ve Hristiyanlarla komşuluk, ticaret, arkadaşlık veya insani ilişki kurulmasını yasaklayan genel bir hüküm değildir. Aynı sûrede Ehl-i kitabın yiyeceklerine izin verilmesi, evlilik hükmü ve farklı topluluklara karşı adalet emri bulunmaktadır.

Kur’an, Müslümanlarla savaşmayan ve onları yurtlarından çıkarmayan insanlara iyilik ve adaletle davranılmasını yasaklamaz. Dinî farklılık hakaret ve haksızlık gerekçesi yapılamaz.

Dini Alay Konusu Edinenler

Namaz çağrısını ve dinî değerleri alay konusu yapan kişilerin güvenilir dost ve koruyucu kabul edilmemesi istenir.

Bu ayet, farklı düşüncedeki herkesle ilişkiyi kesmeyi değil; Müslümanların inançlarıyla bilinçli biçimde alay eden ve onları aşağılayan kişiler karşısında onurlarını korumalarını öğretir.

Alaya karşı verilecek cevap hakaret veya şiddet değil; ölçülü bir tavır, açıklama ve gerektiğinde ortamdan uzaklaşmaktır.

Din Âlimlerinin Sorumluluğu

Din bilginlerinin toplumdaki yalan, haram kazanç ve haksızlıkları önlemeye çalışmaması eleştirilir.

Din görevlileri yalnızca ibadetleri anlatmakla yetinmemeli; yolsuzluk, kul hakkı, ticari hile ve toplumsal adaletsizlikler karşısında da doğru bilgi vermelidir.

Bir Topluluğun Tamamını Suçlamamak

Sûrede Ehl-i kitabın yanlış davranışları eleştirilirken içlerinde ölçülü ve doğru insanların bulunduğu da açıkça belirtilir.

Kur’an bazı Hristiyanların Müslümanlara sevgi bakımından daha yakın olduğunu; içlerinde büyüklük taslamayan din bilginleri ve ibadete yönelmiş kişiler bulunduğunu bildirir.

Bu yaklaşım insanların yalnızca ait oldukları topluluğa göre değil, inançları ve davranışları üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini gösterir.

Allah’ın Helal Kıldıklarını Haram Saymamak

Müminlerden Allah’ın helal kıldığı temiz ve güzel şeyleri kendilerine haram kılmamaları ve sınırı aşmamaları istenir.

Dindarlık insanın kendisine zarar vermesi, ailesinin haklarını ihmal etmesi veya meşru nimetlerden tamamen uzaklaşması değildir. İbadet, çalışma, dinlenme ve aile sorumlulukları arasında denge kurulmalıdır.

Yemin Kefareti

Kasıtsız ve alışkanlıkla söylenen yeminlerden dolayı sorumluluk bulunmadığı, fakat bilerek yapılan ve bozulan yeminler için kefaret gerektiği bildirilir.

Yemin kefareti şu seçeneklerden biriyle yerine getirilir:

  • On yoksulu aileye yedirilen ortalama yiyecekle doyurmak,
  • On yoksulu giydirmek,
  • Kölelik bulunan tarihî şartlarda bir köleyi özgürlüğüne kavuşturmak.

Bunlara gücü yetmeyen kişi üç gün oruç tutar. Kefaretin günümüzdeki miktarı ve uygulanışı için güncel fetva kurullarının açıklamaları esas alınmalıdır.

İçki ve Kumar Yasağı

Mâide Suresi’nin 90 ve 91. ayetlerinde içki, kumar, putlara sunulan dikili taşlar ve fal okları şeytan işi kötülükler olarak nitelendirilir ve bunlardan uzak durulması emredilir.

İçki ve kumarın insanlar arasında kin ve düşmanlık meydana getirdiği, insanı Allah’ı anmaktan ve namazdan uzaklaştırdığı bildirilir.

Kumar yasağı yalnızca geleneksel kumar masalarını değil; sonucu büyük ölçüde şansa bağlı, taraflardan birinin kazancının diğerinin kaybına dayandığı bahis ve oyunları da kapsar. Günümüzdeki bazı dijital oyunlar, bahis siteleri ve şans oyunları bu açıdan değerlendirilmelidir.

İhramlıyken Avlanma

Hac veya umre için ihramda bulunan kişinin kara avı yapması yasaklanmıştır. İhramlıyken av hayvanını öldüren kişi için benzeri bir kurban veya ihtiyaç sahiplerini doyurma gibi telafi hükümleri bulunmaktadır.

Deniz avı ve deniz ürünlerinden yararlanma konusunda ise izin verilmiştir. Ayrıntılı hükümler mezheplere göre farklılık gösterebilir.

Kâbe, Haram Aylar ve Toplumsal Güven

Kâbe’nin, haram ayların ve hac kurbanlarının insanların dinî ve toplumsal düzeni için güven unsuru kılındığı bildirilir.

Hac ibadeti farklı toplumlardan insanların güven içinde bir araya gelmesini, ibadet etmesini ve kardeşlik bilinci kazanmasını amaçlar.

İyi ile Kötü Bir Değildir

Kötü şeylerin çokluğu insana çekici gelse bile iyi ile kötünün bir olmayacağı bildirilir.

Bir davranışın yaygınlaşması veya çok sayıda insan tarafından yapılması onu doğru hale getirmez. Mümin kararlarını popülerliğe göre değil, helal, adalet ve güzel ahlak ölçülerine göre vermelidir.

Gereksiz Sorular Sormamak

Müminlerden açıklandığında kendilerini zor durumda bırakacak gereksiz ve ayrıntıcı sorular sormamaları istenir.

Bu ayet ilim öğrenmeyi ve gerekli soruları sormayı yasaklamaz. Yasaklanan, dini zorlaştırmak amacıyla bitmeyen ayrıntılar üretmek veya henüz hüküm verilmemiş konularda gereksiz kısıtlamalara sebep olacak sorular sormaktır.

Câhiliye Dönemindeki Hayvan İnançları

Câhiliye Araplarının bazı hayvanları “bahîre”, “sâibe”, “vasîle” ve “hâm” gibi isimlerle kutsal kabul ettiği ve bunlar hakkında farklı yasaklar uydurduğu anlatılır.

Allah’ın bu hayvanlarla ilgili böyle bir hüküm koymadığı, insanların kendi uygulamalarını Allah’a isnat ettiği bildirilir.

Din adına helal ve haram belirlemek için Kur’an ve güvenilir sünnetten delil bulunmalıdır.

Kişinin Önce Kendi Sorumluluğunu Koruması

Müminlere doğru yolda bulunmaları ve kendi sorumluluklarını ihmal etmemeleri emredilir. İnsan doğru yolu takip ettiğinde başkasının yanlış tercihi ona zarar vermez.

Bu ayet iyiliği emretme ve kötülüğü önleme sorumluluğunu kaldırmaz. İnsan gerekli uyarıyı güzel bir üslupla yapar; ancak başkasını zorla değiştiremediği için onun tercihinden sorumlu olmaz.

Vasiyet ve Şahitlik

Yolculuk sırasında ölüm yaklaşması halinde vasiyet için güvenilir şahitler bulundurulmasıyla ilgili hükümler açıklanır.

Miras ve vasiyet işlemlerinin yazılı, açık ve şahitli yapılması aile içinde çıkabilecek anlaşmazlıkları azaltır. Günümüzde bu işlemler hukuki usullere uygun ve resmî biçimde gerçekleştirilmelidir.

Hz. Îsâ’ya Verilen Mucizeler

Allah’ın Hz. Îsâ’yı Rûhulkudüs ile desteklediği, onun beşikte ve yetişkinlikte insanlarla konuştuğu bildirilir.

Hz. Îsâ’nın çamurdan kuş biçiminde bir şekil yapıp Allah’ın izniyle canlanmasına vesile olması, doğuştan kör ve alaca hastalarını iyileştirmesi, ölülerin dirilmesine vesile olması gibi mucizeler anlatılır.

Ayetlerde bu mucizelerin her defasında Allah’ın izniyle gerçekleştiğinin vurgulanması, Hz. Îsâ’nın bağımsız ilahî güce sahip olmadığını gösterir.

Havâriler ve Gökten İndirilen Sofra

Havâriler Hz. Îsâ’dan Allah’ın kendileri için gökten bir sofra indirmesini istemiştir. Amaçlarının sofradan yemek, kalplerinin güvene kavuşması ve olaya şahitlik etmek olduğunu açıklamışlardır.

Hz. Îsâ sofranın kendileri ve sonraki nesiller için bir sevinç ve ilahi işaret olması amacıyla dua etmiştir. Allah sofrayı indireceğini, fakat bu açık işaretten sonra inkâr edenlerin ağır sorumluluk taşıyacağını bildirmiştir.

Âlimlerin çoğunluğu sofranın indirildiğini kabul etmiştir. Sofrada hangi yiyeceklerin bulunduğuna ilişkin farklı rivayetler vardır; ancak bu ayrıntıları doğrulayan güvenilir delil bulunmamaktadır.

Kur’an’ın açıklamadığı balık, ekmek, meyve veya sofra düzeni gibi ayrıntılar kesin bilgi olarak aktarılmamalıdır.

Hz. Îsâ İnsanlara Kendisini İlah Edinmelerini Söyledi mi?

Sûrenin sonunda Allah’ın Hz. Îsâ’ya insanlara kendisini ve annesini Allah’tan başka ilah edinmelerini söyleyip söylemediğini soracağı bildirilir.

Hz. Îsâ böyle bir söz söylemekten Allah’a sığınacak ve insanlara yalnızca kendisinin de onların da Rabbi olan Allah’a kulluk etmelerini söylediğini açıklayacaktır.

Bu konuşma, Hz. Îsâ’nın kendisi hakkında sonradan geliştirilen ilahlık düşüncelerinden uzak olduğunu gösterir.

Doğrulara Doğruluklarının Fayda Vereceği Gün

Kıyamet gününün doğrulara doğruluklarının fayda vereceği gün olduğu bildirilir. Onlar için içlerinde sürekli kalacakları cennetler hazırlanmıştır.

Sûre göklerin, yerin ve içlerinde bulunan her şeyin hükümranlığının Allah’a ait olduğunu ve O’nun her şeye gücünün yettiğini bildirerek sona erer.

Mâide Suresinin Faziletleri

Mâide Suresi’ni okumak, anlamını öğrenmek ve hükümlerini hayata taşımak Kur’an okumanın genel sevabına ve manevi faydalarına dahildir.

Sûrenin Hz. Muhammed’e bineği üzerindeyken indirildiği ve vahyin ağırlığı nedeniyle bineğinden indiğine dair rivayetler bulunmaktadır. Sûrenin tamamının aynı anda indiğini anlatan rivayetler de aktarılmıştır; ancak içeriği sûrenin farklı zamanlarda bölüm bölüm indirildiğini göstermektedir.

“Mâide Suresi’ni okuyana dünyadaki her Yahudi ve Hristiyan sayısınca kat kat sevap verileceği” ve “Erkeklerinize Mâide Suresi’ni öğretin” şeklindeki özel rivayetler hadis âlimleri tarafından sahih kabul edilmemiştir.

Sûrenin belirli sayıda okunmasıyla bütün hastalıkların iyileşeceği, rızkın kesin olarak artacağı veya bütün isteklerin gerçekleşeceği yönündeki iddialar için güvenilir delil bulunmamaktadır.

Mâide Suresinden Çıkarılabilecek Dersler

  • Verilen sözlere ve yapılan sözleşmelere bağlı kalınmalıdır.
  • İyilikte yardımlaşılmalı, haksızlıkta destek olunmamalıdır.
  • Helal ve haram belirlerken vahye dayanılmalıdır.
  • Dinin temel esasları tamamlanmış, yeni meseleler için içtihat yolu açık bırakılmıştır.
  • İbadet öncesinde maddi ve manevi temizliğe önem verilmelidir.
  • Düşman kabul edilen insanlara karşı bile adaletten ayrılmamak gerekir.
  • Farklı toplulukların tamamı birkaç kişinin davranışıyla suçlanmamalıdır.
  • İnsan hayatı dokunulmazdır.
  • Kıskançlık ve kontrolsüz öfke insanı büyük suçlara sürükleyebilir.
  • Ceza hükümlerini kişiler değil, yetkili mahkemeler uygular.
  • İçki ve kumar aileye, topluma ve ibadet hayatına zarar verir.
  • Allah’ın helal kıldığı nimetler dindarlık adına yasaklanmamalıdır.
  • Hz. Îsâ Allah’ın kulu ve peygamberidir.
  • Mucizeler peygamberlerin bağımsız gücüyle değil, Allah’ın izniyle gerçekleşir.
  • Kıyamet gününde insana doğruluğu fayda sağlayacaktır.

Mâide Suresi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Mâide Suresi kaç ayettir?

Mâide Suresi 120 ayetten oluşmaktadır.

Mâide Suresi hangi cüzdedir?

Mâide Suresi 6. ve 7. cüzlerde bulunmaktadır. İlk 81 ayeti 6. cüzde, 82. ayetten itibaren kalan bölümü 7. cüzdedir.

Mâide Suresi Mekkî mi, Medenî mi?

Mâide Suresi Medine’de indirilmiştir ve Medine döneminin son sûrelerinden biridir.

Mâide ne demektir?

Mâide, üzerinde yiyecek bulunan sofra anlamına gelir. Sûre adını havârilerin istediği gökten sofra olayından almaktadır.

Mâide Suresinde secde ayeti var mı?

Hayır. Mâide Suresinde tilavet secdesi gerektiren bir secde ayeti bulunmamaktadır.

“Bugün dininizi tamamladım” hangi ayettedir?

Bu ifade Mâide Suresi’nin 3. ayetinde yer almaktadır.

Abdest ayeti hangi ayettir?

Abdest, gusül ve teyemmüm hükümleri Mâide Suresi’nin 6. ayetinde açıklanır.

Bir canı kurtarmak bütün insanlığı kurtarmak gibidir sözü hangi ayettedir?

Bu mesaj Mâide Suresi’nin 32. ayetinde yer almaktadır.

İçki ve kumar hangi ayetlerde yasaklanmıştır?

İçki ve kumarın kesin biçimde yasaklanması Mâide Suresi’nin 90 ve 91. ayetlerinde yer alır.

Gökten sofra hangi ayetlerde anlatılır?

Havârilerin gökten sofra istemesi Mâide Suresi’nin 112-115. ayetlerinde anlatılır.

Mâide Suresi ne için okunur?

Mâide Suresi ahitlere bağlılık, adalet, temizlik, helal kazanç ve doğru inanç bilinci kazanmak amacıyla okunabilir. Kesin dünyevî sonuçları garanti eden özel bir okuma sayısı bulunmamaktadır.

Sonuç

Mâide Suresi, Müslümanın ibadet hayatından ticaretine, diğer toplumlarla ilişkilerinden yeme içmesine kadar geniş bir alanda önemli ölçüler belirleyen kapsamlı bir sûredir.

Sûrenin temel mesajı; verilen sözleri yerine getirmek, düşmana karşı bile adaletli davranmak, insan hayatını korumak, helal ve haram konusunda Allah’ın sınırlarına uymak ve yalnızca Allah’a kulluk etmektir.

Kaynaklar

Sign Up to Our Newsletter

Be the first to know the latest updates