Kur’an-ı Kerim

Kur'an-ı Kerim Oku ve Dinle

Kur'an-ı Kerim'i Arapça metni ve Türkçe mealleriyle okuyun; ayet ayet dinleyin, kaldığınız yeri kaydedin.

114 Sure30 Cüz604 Sayfa6236 Ayet
Şu an okuyorsunuzKalem Suresi
Sure

Kalem Suresi

52 ayet gösteriliyor

Ali Ayvaz YouTube

Kalem Suresi video okuması

Sureyi videodan dinlerken aşağıdaki Arapça metni ve mealini takip edebilirsiniz.

68

Kalem Suresi

Mekkî • 52 ayet

سُورَةُ القَلَمِ
68:129. Cüz564. Sayfa

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ نٓ ۚ وَٱلْقَلَمِ وَمَا يَسْطُرُونَ1

Diyanet İşleri Meali

Nun; kalem ve onunla yazılanlara and olsun ki, sen Rabbinin nimetine uğramış bir kimsesin, deli (cinlenmiş) değilsin.

68:229. Cüz564. Sayfa

مَآ أَنتَ بِنِعْمَةِ رَبِّكَ بِمَجْنُونٍۢ2

Diyanet İşleri Meali

Nun; kalem ve onunla yazılanlara and olsun ki, sen Rabbinin nimetine uğramış bir kimsesin, deli (cinlenmiş) değilsin.

68:329. Cüz564. Sayfa

وَإِنَّ لَكَ لَأَجْرًا غَيْرَ مَمْنُونٍۢ3

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu sana kesintisiz bir ecir vardır.

68:429. Cüz564. Sayfa

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍۢ4

Diyanet İşleri Meali

Şüphesiz sen büyük bir ahlaka sahipsindir.

68:529. Cüz564. Sayfa

فَسَتُبْصِرُ وَيُبْصِرُونَ5

Diyanet İşleri Meali

Hanginizin aklından zoru olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.

68:629. Cüz564. Sayfa

بِأَييِّكُمُ ٱلْمَفْتُونُ6

Diyanet İşleri Meali

Hanginizin aklından zoru olduğunu yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.

68:729. Cüz564. Sayfa

إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ7

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu senin Rabbin, yolundan sapıtanları çok iyi bilir; O, doğru yolda olanları da çok iyi bilir.

68:829. Cüz564. Sayfa

فَلَا تُطِعِ ٱلْمُكَذِّبِينَ8

Diyanet İşleri Meali

Bundan böyle, yalanlayanlara itaat etme;

68:929. Cüz564. Sayfa

وَدُّوا۟ لَوْ تُدْهِنُ فَيُدْهِنُونَ9

Diyanet İşleri Meali

(Onlar sana indirilen ayetlerden beğenmediklerini bırakman suretiyle senin) kendilerine yumuşak davranmanı isterler; böyle yapsan, onlar da seni över, yumuşak davranırlar.

68:1029. Cüz564. Sayfa

وَلَا تُطِعْ كُلَّ حَلَّافٍۢ مَّهِينٍ10

Diyanet İşleri Meali

Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.

68:1129. Cüz564. Sayfa

هَمَّازٍۢ مَّشَّآءٍۭ بِنَمِيمٍۢ11

Diyanet İşleri Meali

Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.

68:1229. Cüz564. Sayfa

مَّنَّاعٍۢ لِّلْخَيْرِ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ12

Diyanet İşleri Meali

Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.

68:1329. Cüz564. Sayfa

عُتُلٍّۭ بَعْدَ ذَٰلِكَ زَنِيمٍ13

Diyanet İşleri Meali

Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.

68:1429. Cüz564. Sayfa

أَن كَانَ ذَا مَالٍۢ وَبَنِينَ14

Diyanet İşleri Meali

Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.

68:1529. Cüz564. Sayfa

إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ15

Diyanet İşleri Meali

Ayetlerimiz ona okunduğu zaman: "Öncekilerin masalları" der.

68:1629. Cüz565. Sayfa

سَنَسِمُهُۥ عَلَى ٱلْخُرْطُومِ16

Diyanet İşleri Meali

Onun havada olan burnunu yakında yere sürteceğiz.

68:1729. Cüz565. Sayfa

إِنَّا بَلَوْنَٰهُمْ كَمَا بَلَوْنَآ أَصْحَٰبَ ٱلْجَنَّةِ إِذْ أَقْسَمُوا۟ لَيَصْرِمُنَّهَا مُصْبِحِينَ17

Diyanet İşleri Meali

Biz bunları, vaktiyle bahçe sahiplerini denediğimiz gibi denedik. Sahipleri daha sabah olmadan, bahçeyi devşireceklerine bir istisna payı bırakmaksızın yemin etmişlerdi.

68:1829. Cüz565. Sayfa

وَلَا يَسْتَثْنُونَ18

Diyanet İşleri Meali

Biz bunları, vaktiyle bahçe sahiplerini denediğimiz gibi denedik. Sahipleri daha sabah olmadan, bahçeyi devşireceklerine bir istisna payı bırakmaksızın yemin etmişlerdi.

68:1929. Cüz565. Sayfa

فَطَافَ عَلَيْهَا طَآئِفٌۭ مِّن رَّبِّكَ وَهُمْ نَآئِمُونَ19

Diyanet İşleri Meali

Ama onlar daha uykudayken Rabbinin katından gönderilen bir salgın o bahçeyi sarıvermişti de bahçe kapkara kesilmişti.

68:2029. Cüz565. Sayfa

فَأَصْبَحَتْ كَٱلصَّرِيمِ20

Diyanet İşleri Meali

Ama onlar daha uykudayken Rabbinin katından gönderilen bir salgın o bahçeyi sarıvermişti de bahçe kapkara kesilmişti.

68:2129. Cüz565. Sayfa

فَتَنَادَوْا۟ مُصْبِحِينَ21

Diyanet İşleri Meali

Sabah erken: "Ürünlerinizi devşirecekseniz erken çıkın" diye birbirlerine seslendiler.

68:2229. Cüz565. Sayfa

أَنِ ٱغْدُوا۟ عَلَىٰ حَرْثِكُمْ إِن كُنتُمْ صَٰرِمِينَ22

Diyanet İşleri Meali

Sabah erken: "Ürünlerinizi devşirecekseniz erken çıkın" diye birbirlerine seslendiler.

68:2329. Cüz565. Sayfa

فَٱنطَلَقُوا۟ وَهُمْ يَتَخَٰفَتُونَ23

Diyanet İşleri Meali

"Bugün orada, hiçbir düşkün kimse yanımıza sokulmasın" diye gizli gizli konuşarak yürüyorlardı.

68:2429. Cüz565. Sayfa

أَن لَّا يَدْخُلَنَّهَا ٱلْيَوْمَ عَلَيْكُم مِّسْكِينٌۭ24

Diyanet İşleri Meali

"Bugün orada, hiçbir düşkün kimse yanımıza sokulmasın" diye gizli gizli konuşarak yürüyorlardı.

68:2529. Cüz565. Sayfa

وَغَدَوْا۟ عَلَىٰ حَرْدٍۢ قَٰدِرِينَ25

Diyanet İşleri Meali

Yoksullara yardım etmeye güçleri yeterken böyle konuşarak erkenden gittiler.

68:2629. Cüz565. Sayfa

فَلَمَّا رَأَوْهَا قَالُوٓا۟ إِنَّا لَضَآلُّونَ26

Diyanet İşleri Meali

Bahçeyi gördüklerinde: "Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız; belki de biz yoksun bırakıldık" dediler.

68:2729. Cüz565. Sayfa

بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ27

Diyanet İşleri Meali

Bahçeyi gördüklerinde: "Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız; belki de biz yoksun bırakıldık" dediler.

68:2829. Cüz565. Sayfa

قَالَ أَوْسَطُهُمْ أَلَمْ أَقُل لَّكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ28

Diyanet İşleri Meali

Ortancaları: "Ben size Allah'ı anmanız gerekmez mi, dememiş miydim?" dedi.

68:2929. Cüz565. Sayfa

قَالُوا۟ سُبْحَٰنَ رَبِّنَآ إِنَّا كُنَّا ظَٰلِمِينَ29

Diyanet İşleri Meali

"Rabbimizi tenzih ederiz; doğrusu biz yazık etmiştik" dediler.

68:3029. Cüz565. Sayfa

فَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍۢ يَتَلَٰوَمُونَ30

Diyanet İşleri Meali

Birbirlerini yermeye başladılar.

68:3129. Cüz565. Sayfa

قَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَآ إِنَّا كُنَّا طَٰغِينَ31

Diyanet İşleri Meali

Sonra şöyle dediler: "Yazıklar olsun bize; doğrusu azgınlık edenlerdendik."

68:3229. Cüz565. Sayfa

عَسَىٰ رَبُّنَآ أَن يُبْدِلَنَا خَيْرًۭا مِّنْهَآ إِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا رَٰغِبُونَ32

Diyanet İşleri Meali

"Belki Rabbimiz bize bundan daha iyisini verir; doğrusu artık, Rabbimizden dilemekteyiz."

68:3329. Cüz565. Sayfa

كَذَٰلِكَ ٱلْعَذَابُ ۖ وَلَعَذَابُ ٱلْءَاخِرَةِ أَكْبَرُ ۚ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ33

Diyanet İşleri Meali

İşte azap böyledir; ama ahiret azabı daha büyüktür; keşke bilseler!

68:3429. Cüz565. Sayfa

إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ34

Diyanet İşleri Meali

Allah'a karşı gelmekten sakınanlara, Rableri katında nimet cennetleri vardır.

68:3529. Cüz565. Sayfa

أَفَنَجْعَلُ ٱلْمُسْلِمِينَ كَٱلْمُجْرِمِينَ35

Diyanet İşleri Meali

Kendilerini Allah'a vermiş olanları hiç suçlular gibi tutar mıyız?

68:3629. Cüz565. Sayfa

مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ36

Diyanet İşleri Meali

Ne oluyorsunuz? Ne biçim hükmediyorsunuz?

68:3729. Cüz565. Sayfa

أَمْ لَكُمْ كِتَٰبٌۭ فِيهِ تَدْرُسُونَ37

Diyanet İşleri Meali

Yoksa okuduğunuz bir kitabınız mı var?

68:3829. Cüz565. Sayfa

إِنَّ لَكُمْ فِيهِ لَمَا تَخَيَّرُونَ38

Diyanet İşleri Meali

Seçtikleriniz herhalde orada olacaktır.

68:3929. Cüz565. Sayfa

أَمْ لَكُمْ أَيْمَٰنٌ عَلَيْنَا بَٰلِغَةٌ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ ۙ إِنَّ لَكُمْ لَمَا تَحْكُمُونَ39

Diyanet İşleri Meali

Yoksa aleyhimizde, kıyamet gününe kadar süregidecek ahidleriniz mi var ki, kendinize hükmettikleriniz sizin olacaktır?

68:4029. Cüz565. Sayfa

سَلْهُمْ أَيُّهُم بِذَٰلِكَ زَعِيمٌ40

Diyanet İşleri Meali

Sor onlara: "Bunu kim üzerine alır?"

68:4129. Cüz565. Sayfa

أَمْ لَهُمْ شُرَكَآءُ فَلْيَأْتُوا۟ بِشُرَكَآئِهِمْ إِن كَانُوا۟ صَٰدِقِينَ41

Diyanet İşleri Meali

Yoksa onların ortakları mı vardır? Doğru sözlü iseler ortaklarını getirsinler.

68:4229. Cüz565. Sayfa

يَوْمَ يُكْشَفُ عَن سَاقٍۢ وَيُدْعَوْنَ إِلَى ٱلسُّجُودِ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ42

Diyanet İşleri Meali

O gün işin dehşetinden baldırlar açılır; gözleri dönmüş olarak yüzlerini zillet bürür; secdeye çağırılırlar ama buna güçleri yetmez. Oysa, kendileri sapasağlam oldukları zaman secdeye çağırılmışlardı.

68:4329. Cüz566. Sayfa

خَٰشِعَةً أَبْصَٰرُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌۭ ۖ وَقَدْ كَانُوا۟ يُدْعَوْنَ إِلَى ٱلسُّجُودِ وَهُمْ سَٰلِمُونَ43

Diyanet İşleri Meali

O gün işin dehşetinden baldırlar açılır; gözleri dönmüş olarak yüzlerini zillet bürür; secdeye çağırılırlar ama buna güçleri yetmez. Oysa, kendileri sapasağlam oldukları zaman secdeye çağırılmışlardı.

68:4429. Cüz566. Sayfa

فَذَرْنِى وَمَن يُكَذِّبُ بِهَٰذَا ٱلْحَدِيثِ ۖ سَنَسْتَدْرِجُهُم مِّنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَ44

Diyanet İşleri Meali

Kuran'ı yalanlayanları Bana bırak; Biz onları bilmedikleri yerden yavaş yavaş azaba yaklaştıracağız.

68:4529. Cüz566. Sayfa

وَأُمْلِى لَهُمْ ۚ إِنَّ كَيْدِى مَتِينٌ45

Diyanet İşleri Meali

Onlara mehil veriyorum; doğrusu Benim tuzağım sağlamdır.

68:4629. Cüz566. Sayfa

أَمْ تَسْـَٔلُهُمْ أَجْرًۭا فَهُم مِّن مَّغْرَمٍۢ مُّثْقَلُونَ46

Diyanet İşleri Meali

Yoksa, sen onlardan ücret istiyorsun da, ağır bir borç altında mı kalıyorlar? Elbette hayır.

68:4729. Cüz566. Sayfa

أَمْ عِندَهُمُ ٱلْغَيْبُ فَهُمْ يَكْتُبُونَ47

Diyanet İşleri Meali

Yoksa, gaybın bilgisi kendilerinin katında da onlar mı yazıyorlar?

68:4829. Cüz566. Sayfa

فَٱصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تَكُن كَصَاحِبِ ٱلْحُوتِ إِذْ نَادَىٰ وَهُوَ مَكْظُومٌۭ48

Diyanet İşleri Meali

Sen Rabbinin hükmüne kadar sabret; balık sahibi (Yunus) gibi olma, o, pek üzgün olarak Rabbine seslenmişti.

68:4929. Cüz566. Sayfa

لَّوْلَآ أَن تَدَٰرَكَهُۥ نِعْمَةٌۭ مِّن رَّبِّهِۦ لَنُبِذَ بِٱلْعَرَآءِ وَهُوَ مَذْمُومٌۭ49

Diyanet İşleri Meali

Rabbinin katından ona bir nimet ulaşmasaydı, kınanmış olarak sahile atılacaktı.

68:5029. Cüz566. Sayfa

فَٱجْتَبَٰهُ رَبُّهُۥ فَجَعَلَهُۥ مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ50

Diyanet İşleri Meali

Rabbi onu seçip iyilerden kıldı. Doğrusu inkar edenler, Kuran'ı dinlediklerinde nerdeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi. "O delidir" diyorlardı.

68:5129. Cüz566. Sayfa

وَإِن يَكَادُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَيُزْلِقُونَكَ بِأَبْصَٰرِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا۟ ٱلذِّكْرَ وَيَقُولُونَ إِنَّهُۥ لَمَجْنُونٌۭ51

Diyanet İşleri Meali

Rabbi onu seçip iyilerden kıldı. Doğrusu inkar edenler, Kuran'ı dinlediklerinde nerdeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi. "O delidir" diyorlardı.

68:5229. Cüz566. Sayfa

وَمَا هُوَ إِلَّا ذِكْرٌۭ لِّلْعَٰلَمِينَ52

Diyanet İşleri Meali

Oysa Kuran, alemler için bir öğütten başka bir şey değildir.

Kur’an metni, mealler ve ses altyapısı Al Quran Cloud / Islamic Network kaynakları kullanılarak hazırlanmıştır. Mealler: Diyanet İşleri, Elmalılı Hamdi Yazır ve Yaşar Nuri Öztürk. Sure adları: quran-json, CC BY-SA 4.0.

Sign Up to Our Newsletter

Be the first to know the latest updates