Kur’an-ı Kerim

Kur'an-ı Kerim Oku ve Dinle

Kur'an-ı Kerim'i Arapça metni ve Türkçe mealleriyle okuyun; ayet ayet dinleyin, kaldığınız yeri kaydedin.

114 Sure30 Cüz604 Sayfa6236 Ayet
Şu an okuyorsunuzDuhân Suresi
Sure

Duhân Suresi

59 ayet gösteriliyor

Ali Ayvaz YouTube

Duhân Suresi video okuması

Sureyi videodan dinlerken aşağıdaki Arapça metni ve mealini takip edebilirsiniz.

44

Duhân Suresi

Mekkî • 59 ayet

سُورَةُ الدُّخَانِ
44:125. Cüz496. Sayfa

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ حمٓ1

Diyanet İşleri Meali

Ha, Mim.

44:225. Cüz496. Sayfa

وَٱلْكِتَٰبِ ٱلْمُبِينِ2

Diyanet İşleri Meali

Apaçık olan Kitap'a and olsun ki, Biz onu, kutlu bir gecede indirdik. Doğrusu Biz, insanları uyarmaktayız.

44:325. Cüz496. Sayfa

إِنَّآ أَنزَلْنَٰهُ فِى لَيْلَةٍۢ مُّبَٰرَكَةٍ ۚ إِنَّا كُنَّا مُنذِرِينَ3

Diyanet İşleri Meali

Apaçık olan Kitap'a and olsun ki, Biz onu, kutlu bir gecede indirdik. Doğrusu Biz, insanları uyarmaktayız.

44:425. Cüz496. Sayfa

فِيهَا يُفْرَقُ كُلُّ أَمْرٍ حَكِيمٍ4

Diyanet İşleri Meali

Katımızdan bir buyrukla, her hikmetli işe o gecede hükmedilir. Doğrusu Biz öteden beri peygamberler göndermekteyiz. Eğer kesin olarak inanırsanız bilin ki, bu senin Rabbinden, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbinden bir rahmettir. O, işitendir, bilendir.

44:525. Cüz496. Sayfa

أَمْرًۭا مِّنْ عِندِنَآ ۚ إِنَّا كُنَّا مُرْسِلِينَ5

Diyanet İşleri Meali

Katımızdan bir buyrukla, her hikmetli işe o gecede hükmedilir. Doğrusu Biz öteden beri peygamberler göndermekteyiz. Eğer kesin olarak inanırsanız bilin ki, bu senin Rabbinden, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbinden bir rahmettir. O, işitendir, bilendir.

44:625. Cüz496. Sayfa

رَحْمَةًۭ مِّن رَّبِّكَ ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ6

Diyanet İşleri Meali

Katımızdan bir buyrukla, her hikmetli işe o gecede hükmedilir. Doğrusu Biz öteden beri peygamberler göndermekteyiz. Eğer kesin olarak inanırsanız bilin ki, bu senin Rabbinden, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbinden bir rahmettir. O, işitendir, bilendir.

44:725. Cüz496. Sayfa

رَبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَآ ۖ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ7

Diyanet İşleri Meali

Katımızdan bir buyrukla, her hikmetli işe o gecede hükmedilir. Doğrusu Biz öteden beri peygamberler göndermekteyiz. Eğer kesin olarak inanırsanız bilin ki, bu senin Rabbinden, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbinden bir rahmettir. O, işitendir, bilendir.

44:825. Cüz496. Sayfa

لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ ۖ رَبُّكُمْ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ8

Diyanet İşleri Meali

O'ndan başka tanrı yoktur; diriltir ve öldürür. Sizin de Rabbiniz önceki atalarınızın da Rabbidir.

44:925. Cüz496. Sayfa

بَلْ هُمْ فِى شَكٍّۢ يَلْعَبُونَ9

Diyanet İşleri Meali

Ama inkarcılar, dirilmekten şüphededirler, bunu eğlenceye alırlar.

44:1025. Cüz496. Sayfa

فَٱرْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِى ٱلسَّمَآءُ بِدُخَانٍۢ مُّبِينٍۢ10

Diyanet İşleri Meali

Göğün, insanları bürüyecek ve gözle görülecek bir duman çıkaracağı günü bekle; bu, can yakan bir azabdır.

44:1125. Cüz496. Sayfa

يَغْشَى ٱلنَّاسَ ۖ هَٰذَا عَذَابٌ أَلِيمٌۭ11

Diyanet İşleri Meali

Göğün, insanları bürüyecek ve gözle görülecek bir duman çıkaracağı günü bekle; bu, can yakan bir azabdır.

44:1225. Cüz496. Sayfa

رَّبَّنَا ٱكْشِفْ عَنَّا ٱلْعَذَابَ إِنَّا مُؤْمِنُونَ12

Diyanet İşleri Meali

İnsanlar: "Rabbimiz! Bu azabı bizden kaldır; doğrusu artık biz inananlarız" derler.

44:1325. Cüz496. Sayfa

أَنَّىٰ لَهُمُ ٱلذِّكْرَىٰ وَقَدْ جَآءَهُمْ رَسُولٌۭ مُّبِينٌۭ13

Diyanet İşleri Meali

Nerde onlarda öğüt almak? Kendilerine gerçeği açıklayan bir peygamber gelmişti ve ondan yüz çevirmişler, "Belletilmiş bir deli" demişlerdi.

44:1425. Cüz496. Sayfa

ثُمَّ تَوَلَّوْا۟ عَنْهُ وَقَالُوا۟ مُعَلَّمٌۭ مَّجْنُونٌ14

Diyanet İşleri Meali

Nerde onlarda öğüt almak? Kendilerine gerçeği açıklayan bir peygamber gelmişti ve ondan yüz çevirmişler, "Belletilmiş bir deli" demişlerdi.

44:1525. Cüz496. Sayfa

إِنَّا كَاشِفُوا۟ ٱلْعَذَابِ قَلِيلًا ۚ إِنَّكُمْ عَآئِدُونَ15

Diyanet İşleri Meali

Biz sizden azabı az bir süre için kaldıracağız, siz yine de eski inkarcılığınıza döneceksiniz.

44:1625. Cüz496. Sayfa

يَوْمَ نَبْطِشُ ٱلْبَطْشَةَ ٱلْكُبْرَىٰٓ إِنَّا مُنتَقِمُونَ16

Diyanet İşleri Meali

Onları çarptıkça çarpacağımız gün öcümüzü şüphesiz alırız.

44:1725. Cüz496. Sayfa

۞ وَلَقَدْ فَتَنَّا قَبْلَهُمْ قَوْمَ فِرْعَوْنَ وَجَآءَهُمْ رَسُولٌۭ كَرِيمٌ17

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki, onlardan önce, Firavun milletini denemiştik. Onlara gelen değerli bir peygamber demişti ki:

44:1825. Cüz496. Sayfa

أَنْ أَدُّوٓا۟ إِلَىَّ عِبَادَ ٱللَّهِ ۖ إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌۭ18

Diyanet İşleri Meali

"Ey Allah'ın kulları! Bana gelin, doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim."

44:1925. Cüz497. Sayfa

وَأَن لَّا تَعْلُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ ۖ إِنِّىٓ ءَاتِيكُم بِسُلْطَٰنٍۢ مُّبِينٍۢ19

Diyanet İşleri Meali

"Allah'a karşı üstün gelmeye kalkışmayın; doğrusu ben size apaçık bir delil getirdim."

44:2025. Cüz497. Sayfa

وَإِنِّى عُذْتُ بِرَبِّى وَرَبِّكُمْ أَن تَرْجُمُونِ20

Diyanet İşleri Meali

"Beni taşlamanızdan ötürü, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a sığındım."

44:2125. Cüz497. Sayfa

وَإِن لَّمْ تُؤْمِنُوا۟ لِى فَٱعْتَزِلُونِ21

Diyanet İşleri Meali

"Bana inanmazsanız, başımdan çekilin."

44:2225. Cüz497. Sayfa

فَدَعَا رَبَّهُۥٓ أَنَّ هَٰٓؤُلَآءِ قَوْمٌۭ مُّجْرِمُونَ22

Diyanet İşleri Meali

Bunlar, suçlu bir millet olduğu için, Rabbine yardım etmesi için yalvardı.

44:2325. Cüz497. Sayfa

فَأَسْرِ بِعِبَادِى لَيْلًا إِنَّكُم مُّتَّبَعُونَ23

Diyanet İşleri Meali

Allah da şöyle buyurdu: "Kullarımı geceleyin yola çıkar; şüphesiz takip olunacaksınız."

44:2425. Cüz497. Sayfa

وَٱتْرُكِ ٱلْبَحْرَ رَهْوًا ۖ إِنَّهُمْ جُندٌۭ مُّغْرَقُونَ24

Diyanet İşleri Meali

"Denizi sakin iken geride bırak, doğrusu onlar suda boğulacak bir ordudur."

44:2525. Cüz497. Sayfa

كَمْ تَرَكُوا۟ مِن جَنَّٰتٍۢ وَعُيُونٍۢ25

Diyanet İşleri Meali

Orada nice bahçeler, pınarlar, ekinler, güzel konaklar, eğlenip durdukları nimetler bırakmışlardı.

44:2625. Cüz497. Sayfa

وَزُرُوعٍۢ وَمَقَامٍۢ كَرِيمٍۢ26

Diyanet İşleri Meali

Orada nice bahçeler, pınarlar, ekinler, güzel konaklar, eğlenip durdukları nimetler bırakmışlardı.

44:2725. Cüz497. Sayfa

وَنَعْمَةٍۢ كَانُوا۟ فِيهَا فَٰكِهِينَ27

Diyanet İşleri Meali

Orada nice bahçeler, pınarlar, ekinler, güzel konaklar, eğlenip durdukları nimetler bırakmışlardı.

44:2825. Cüz497. Sayfa

كَذَٰلِكَ ۖ وَأَوْرَثْنَٰهَا قَوْمًا ءَاخَرِينَ28

Diyanet İşleri Meali

Bu böyledir; onları başka bir millete miras bıraktık.

44:2925. Cüz497. Sayfa

فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ ٱلسَّمَآءُ وَٱلْأَرْضُ وَمَا كَانُوا۟ مُنظَرِينَ29

Diyanet İşleri Meali

Gök ve yer, onlar için gözyaşı dökmedi, onlar erteye bırakılmamışlardı.

44:3025. Cüz497. Sayfa

وَلَقَدْ نَجَّيْنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ مِنَ ٱلْعَذَابِ ٱلْمُهِينِ30

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki, İsrailoğullarını, azgın bir zorba olan Firavun'un alçaltıcı azabından kurtardık.

44:3125. Cüz497. Sayfa

مِن فِرْعَوْنَ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ عَالِيًۭا مِّنَ ٱلْمُسْرِفِينَ31

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki, İsrailoğullarını, azgın bir zorba olan Firavun'un alçaltıcı azabından kurtardık.

44:3225. Cüz497. Sayfa

وَلَقَدِ ٱخْتَرْنَٰهُمْ عَلَىٰ عِلْمٍ عَلَى ٱلْعَٰلَمِينَ32

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki, onların durumunu bilerek dünyaların üzerinde seçkin kıldık.

44:3325. Cüz497. Sayfa

وَءَاتَيْنَٰهُم مِّنَ ٱلْءَايَٰتِ مَا فِيهِ بَلَٰٓؤٌۭا۟ مُّبِينٌ33

Diyanet İşleri Meali

Onlara, her birinde açıkça bir imtihan bulunan, mucizeler verdik.

44:3425. Cüz497. Sayfa

إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَيَقُولُونَ34

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu inkarcılar, "Ölum bir defadır, tekrar diriltilmeyeceğiz. Eğer doğru sözlü iseniz bize babalarımızı getirsenize" derler.

44:3525. Cüz497. Sayfa

إِنْ هِىَ إِلَّا مَوْتَتُنَا ٱلْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُنشَرِينَ35

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu inkarcılar, "Ölum bir defadır, tekrar diriltilmeyeceğiz. Eğer doğru sözlü iseniz bize babalarımızı getirsenize" derler.

44:3625. Cüz497. Sayfa

فَأْتُوا۟ بِـَٔابَآئِنَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ36

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu inkarcılar, "Ölum bir defadır, tekrar diriltilmeyeceğiz. Eğer doğru sözlü iseniz bize babalarımızı getirsenize" derler.

44:3725. Cüz497. Sayfa

أَهُمْ خَيْرٌ أَمْ قَوْمُ تُبَّعٍۢ وَٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۚ أَهْلَكْنَٰهُمْ ۖ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ مُجْرِمِينَ37

Diyanet İşleri Meali

Bunlar mı daha üstün yoksa Tubba milleti ve onlardan öncekiler mi? Onları yok etmişizdir, çünkü onlar suçlu idiler.

44:3825. Cüz497. Sayfa

وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَٰعِبِينَ38

Diyanet İşleri Meali

Biz gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları oyun olsun diye yaratmadık.

44:3925. Cüz497. Sayfa

مَا خَلَقْنَٰهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ39

Diyanet İşleri Meali

Biz onları, ancak ve ancak gerektiği gibi yarattık, ama insanların çoğu bilmezler.

44:4025. Cüz498. Sayfa

إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ مِيقَٰتُهُمْ أَجْمَعِينَ40

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu hüküm günü hepsinin bir arada bulunacağı gündür.

44:4125. Cüz498. Sayfa

يَوْمَ لَا يُغْنِى مَوْلًى عَن مَّوْلًۭى شَيْـًۭٔا وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ41

Diyanet İşleri Meali

O gün, dostun dosta hiçbir faydası olmaz, yardım da görmezler.

44:4225. Cüz498. Sayfa

إِلَّا مَن رَّحِمَ ٱللَّهُ ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ42

Diyanet İşleri Meali

Yalnız, Allah'ın merhamet ettiği kimseler bunların dışındadır. O, şüphesiz güçlüdür, merhametlidir.

44:4325. Cüz498. Sayfa

إِنَّ شَجَرَتَ ٱلزَّقُّومِ43

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu günahkarların yiyeceği zakkum ağacıdır; karınlarda suyun kaynaması gibi kaynayan, erimiş maden gibidir.

44:4425. Cüz498. Sayfa

طَعَامُ ٱلْأَثِيمِ44

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu günahkarların yiyeceği zakkum ağacıdır; karınlarda suyun kaynaması gibi kaynayan, erimiş maden gibidir.

44:4525. Cüz498. Sayfa

كَٱلْمُهْلِ يَغْلِى فِى ٱلْبُطُونِ45

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu günahkarların yiyeceği zakkum ağacıdır; karınlarda suyun kaynaması gibi kaynayan, erimiş maden gibidir.

44:4625. Cüz498. Sayfa

كَغَلْىِ ٱلْحَمِيمِ46

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu günahkarların yiyeceği zakkum ağacıdır; karınlarda suyun kaynaması gibi kaynayan, erimiş maden gibidir.

44:4725. Cüz498. Sayfa

خُذُوهُ فَٱعْتِلُوهُ إِلَىٰ سَوَآءِ ٱلْجَحِيمِ47

Diyanet İşleri Meali

"Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün" denir, sonra ona: "Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir" denir.

44:4825. Cüz498. Sayfa

ثُمَّ صُبُّوا۟ فَوْقَ رَأْسِهِۦ مِنْ عَذَابِ ٱلْحَمِيمِ48

Diyanet İşleri Meali

"Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün" denir, sonra ona: "Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir" denir.

44:4925. Cüz498. Sayfa

ذُقْ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْكَرِيمُ49

Diyanet İşleri Meali

"Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün" denir, sonra ona: "Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir" denir.

44:5025. Cüz498. Sayfa

إِنَّ هَٰذَا مَا كُنتُم بِهِۦ تَمْتَرُونَ50

Diyanet İşleri Meali

"Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün" denir, sonra ona: "Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir" denir.

44:5125. Cüz498. Sayfa

إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى مَقَامٍ أَمِينٍۢ51

Diyanet İşleri Meali

Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlar ise, güvenli bir yerde, bahçelerde ve pınar başlarındadırlar.

44:5225. Cüz498. Sayfa

فِى جَنَّٰتٍۢ وَعُيُونٍۢ52

Diyanet İşleri Meali

Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlar ise, güvenli bir yerde, bahçelerde ve pınar başlarındadırlar.

44:5325. Cüz498. Sayfa

يَلْبَسُونَ مِن سُندُسٍۢ وَإِسْتَبْرَقٍۢ مُّتَقَٰبِلِينَ53

Diyanet İşleri Meali

İnce ipekten ve parlak atlastan giyinerek karşılıklı otururlar.

44:5425. Cüz498. Sayfa

كَذَٰلِكَ وَزَوَّجْنَٰهُم بِحُورٍ عِينٍۢ54

Diyanet İşleri Meali

Bu böyledir; onları iri siyah gözlü hurilerle eşlendiririz.

44:5525. Cüz498. Sayfa

يَدْعُونَ فِيهَا بِكُلِّ فَٰكِهَةٍ ءَامِنِينَ55

Diyanet İşleri Meali

Orada, güven içinde olarak her yemişi isteyebilirler.

44:5625. Cüz498. Sayfa

لَا يَذُوقُونَ فِيهَا ٱلْمَوْتَ إِلَّا ٱلْمَوْتَةَ ٱلْأُولَىٰ ۖ وَوَقَىٰهُمْ عَذَابَ ٱلْجَحِيمِ56

Diyanet İşleri Meali

Orada, ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Rabbin lütfuyla onları cehennem azabından korumuştur. İşte büyük kurtuluş budur.

44:5725. Cüz498. Sayfa

فَضْلًۭا مِّن رَّبِّكَ ۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ57

Diyanet İşleri Meali

Orada, ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Rabbin lütfuyla onları cehennem azabından korumuştur. İşte büyük kurtuluş budur.

44:5825. Cüz498. Sayfa

فَإِنَّمَا يَسَّرْنَٰهُ بِلِسَانِكَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ58

Diyanet İşleri Meali

Biz, öğüt alırlar diye, Kuran'ı senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık. Sen bekle, onlar da beklemektedirler.

44:5925. Cüz498. Sayfa

فَٱرْتَقِبْ إِنَّهُم مُّرْتَقِبُونَ59

Diyanet İşleri Meali

Biz, öğüt alırlar diye, Kuran'ı senin dilinde indirerek kolayca anlaşılmasını sağladık. Sen bekle, onlar da beklemektedirler.

Kur’an metni, mealler ve ses altyapısı Al Quran Cloud / Islamic Network kaynakları kullanılarak hazırlanmıştır. Mealler: Diyanet İşleri, Elmalılı Hamdi Yazır ve Yaşar Nuri Öztürk. Sure adları: quran-json, CC BY-SA 4.0.

Sign Up to Our Newsletter

Be the first to know the latest updates