Kur’an-ı Kerim

Kur'an-ı Kerim Oku ve Dinle

Kur'an-ı Kerim'i Arapça metni ve Türkçe mealleriyle okuyun; ayet ayet dinleyin, kaldığınız yeri kaydedin.

114 Sure30 Cüz604 Sayfa6236 Ayet
Şu an okuyorsunuz23. Cüz
Cüz

23. Cüz

357 ayet gösteriliyor

36

Yâsîn Suresi

Mekkî • 83 ayet

سُورَةُ يسٓ
36:2823. Cüz442. Sayfa

۞ وَمَآ أَنزَلْنَا عَلَىٰ قَوْمِهِۦ مِنۢ بَعْدِهِۦ مِن جُندٍۢ مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَمَا كُنَّا مُنزِلِينَ28

Diyanet İşleri Meali

Ondan sonra milleti üzerine gökten bir ordu indirmedik; zaten indirecek de değildik; sadece tek bir çığlık.. o kadar, hemen sönüp gittiler.

36:2923. Cüz442. Sayfa

إِن كَانَتْ إِلَّا صَيْحَةًۭ وَٰحِدَةًۭ فَإِذَا هُمْ خَٰمِدُونَ29

Diyanet İşleri Meali

Ondan sonra milleti üzerine gökten bir ordu indirmedik; zaten indirecek de değildik; sadece tek bir çığlık.. o kadar, hemen sönüp gittiler.

36:3023. Cüz442. Sayfa

يَٰحَسْرَةً عَلَى ٱلْعِبَادِ ۚ مَا يَأْتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ30

Diyanet İşleri Meali

Kullara yazıklar olsun! Kendilerine hangi elçi gelse, onu alaya alıyorlardı.

36:3123. Cüz442. Sayfa

أَلَمْ يَرَوْا۟ كَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّنَ ٱلْقُرُونِ أَنَّهُمْ إِلَيْهِمْ لَا يَرْجِعُونَ31

Diyanet İşleri Meali

Kendilerinden önce nice nesilleri yok ettiğimizi, onların bir daha kendilerine dönmediklerini görmezler mi?

36:3223. Cüz442. Sayfa

وَإِن كُلٌّۭ لَّمَّا جَمِيعٌۭ لَّدَيْنَا مُحْضَرُونَ32

Diyanet İşleri Meali

Hepsi huzurumuza getirileceklerdir.

36:3323. Cüz442. Sayfa

وَءَايَةٌۭ لَّهُمُ ٱلْأَرْضُ ٱلْمَيْتَةُ أَحْيَيْنَٰهَا وَأَخْرَجْنَا مِنْهَا حَبًّۭا فَمِنْهُ يَأْكُلُونَ33

Diyanet İşleri Meali

İşte onlara bir delil: Ölü yeri diriltir ve oradan taneler çıkarırız da ondan yerler.

36:3423. Cüz442. Sayfa

وَجَعَلْنَا فِيهَا جَنَّٰتٍۢ مِّن نَّخِيلٍۢ وَأَعْنَٰبٍۢ وَفَجَّرْنَا فِيهَا مِنَ ٱلْعُيُونِ34

Diyanet İşleri Meali

Orada hurmalıklar ve üzüm bağları var ederiz, aralarında pınarlar fışkırtırız.

36:3523. Cüz442. Sayfa

لِيَأْكُلُوا۟ مِن ثَمَرِهِۦ وَمَا عَمِلَتْهُ أَيْدِيهِمْ ۖ أَفَلَا يَشْكُرُونَ35

Diyanet İşleri Meali

Onun ve elleriyle yaptıklarının ürünlerini yesinler; şükretmezler mi?

36:3623. Cüz442. Sayfa

سُبْحَٰنَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلْأَزْوَٰجَ كُلَّهَا مِمَّا تُنۢبِتُ ٱلْأَرْضُ وَمِنْ أَنفُسِهِمْ وَمِمَّا لَا يَعْلَمُونَ36

Diyanet İşleri Meali

Yerin yetiştirdiklerinden, kendilerinden ve daha bilmediklerinden çift çift yaratan Allah münezzehtir.

36:3723. Cüz442. Sayfa

وَءَايَةٌۭ لَّهُمُ ٱلَّيْلُ نَسْلَخُ مِنْهُ ٱلنَّهَارَ فَإِذَا هُم مُّظْلِمُونَ37

Diyanet İşleri Meali

Onlara bir delil de gecedir; gündüzü ondan sıyırırız da karanlıkta kalıverirler.

36:3823. Cüz442. Sayfa

وَٱلشَّمْسُ تَجْرِى لِمُسْتَقَرٍّۢ لَّهَا ۚ ذَٰلِكَ تَقْدِيرُ ٱلْعَزِيزِ ٱلْعَلِيمِ38

Diyanet İşleri Meali

Güneş de yörüngesinde yürüyüp gitmektedir. Bu, güçlü ve bilgin olan Allah'ın kanunudur.

36:3923. Cüz442. Sayfa

وَٱلْقَمَرَ قَدَّرْنَٰهُ مَنَازِلَ حَتَّىٰ عَادَ كَٱلْعُرْجُونِ ٱلْقَدِيمِ39

Diyanet İşleri Meali

Ay için de sonunda kuru bir hurma dalına döneceği konaklar tayin etmişizdir.

36:4023. Cüz442. Sayfa

لَا ٱلشَّمْسُ يَنۢبَغِى لَهَآ أَن تُدْرِكَ ٱلْقَمَرَ وَلَا ٱلَّيْلُ سَابِقُ ٱلنَّهَارِ ۚ وَكُلٌّۭ فِى فَلَكٍۢ يَسْبَحُونَ40

Diyanet İşleri Meali

Aya erişmek güneşe düşmez. Gece de gündüzü geçemez. Her biri bir yörüngede yürürler.

36:4123. Cüz443. Sayfa

وَءَايَةٌۭ لَّهُمْ أَنَّا حَمَلْنَا ذُرِّيَّتَهُمْ فِى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ41

Diyanet İşleri Meali

Onlara bir delil de: Soylarını dolu gemiyle taşımamız ve kendileri için bunun gibi daha nice binekler yaratmış olmamızdır.

36:4223. Cüz443. Sayfa

وَخَلَقْنَا لَهُم مِّن مِّثْلِهِۦ مَا يَرْكَبُونَ42

Diyanet İşleri Meali

Onlara bir delil de: Soylarını dolu gemiyle taşımamız ve kendileri için bunun gibi daha nice binekler yaratmış olmamızdır.

36:4323. Cüz443. Sayfa

وَإِن نَّشَأْ نُغْرِقْهُمْ فَلَا صَرِيخَ لَهُمْ وَلَا هُمْ يُنقَذُونَ43

Diyanet İşleri Meali

Dilesek, onları suda boğardık; ne yardımlarına koşan bulunur ve ne de kendileri kurtulabilirlerdi.

36:4423. Cüz443. Sayfa

إِلَّا رَحْمَةًۭ مِّنَّا وَمَتَٰعًا إِلَىٰ حِينٍۢ44

Diyanet İşleri Meali

Ama katımızdan bir rahmet ve bir süreye kadar geçinme olarak onları geri bıraktık.

36:4523. Cüz443. Sayfa

وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱتَّقُوا۟ مَا بَيْنَ أَيْدِيكُمْ وَمَا خَلْفَكُمْ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ45

Diyanet İşleri Meali

Onlara: "Geçmişinizden ve geleceğinizden sakının, belki acınırsınız" dendiği zaman yüz çevirirler.

36:4623. Cüz443. Sayfa

وَمَا تَأْتِيهِم مِّنْ ءَايَةٍۢ مِّنْ ءَايَٰتِ رَبِّهِمْ إِلَّا كَانُوا۟ عَنْهَا مُعْرِضِينَ46

Diyanet İşleri Meali

Zaten Rabbinin ayetlerinden herhangi biri kendilerine geldiğinde ondan hep yüz çeviregelmişlerdi.

36:4723. Cüz443. Sayfa

وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ أَنفِقُوا۟ مِمَّا رَزَقَكُمُ ٱللَّهُ قَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَنُطْعِمُ مَن لَّوْ يَشَآءُ ٱللَّهُ أَطْعَمَهُۥٓ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا فِى ضَلَٰلٍۢ مُّبِينٍۢ47

Diyanet İşleri Meali

Onlara: "Allah'ın size verdiği rızıktan sarfedin" denince inkar edenler inananlara: "Allah dileseydi doyurabileceği bir kimseyi biz mi doyuralım? Doğrusu siz apaçık bir sapıklıktasınız" derler.

36:4823. Cüz443. Sayfa

وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ48

Diyanet İşleri Meali

"Doğru sözlü iseniz bildirin bu vaad ne zamandır?" derler.

36:4923. Cüz443. Sayfa

مَا يَنظُرُونَ إِلَّا صَيْحَةًۭ وَٰحِدَةًۭ تَأْخُذُهُمْ وَهُمْ يَخِصِّمُونَ49

Diyanet İşleri Meali

Çekişip dururlarken kendilerini yakalayacak bir tek çığlığı beklerler.

36:5023. Cüz443. Sayfa

فَلَا يَسْتَطِيعُونَ تَوْصِيَةًۭ وَلَآ إِلَىٰٓ أَهْلِهِمْ يَرْجِعُونَ50

Diyanet İşleri Meali

O zaman, artık ne vasiyet edebilirler ne de ailelerine dönebilirler.

36:5123. Cüz443. Sayfa

وَنُفِخَ فِى ٱلصُّورِ فَإِذَا هُم مِّنَ ٱلْأَجْدَاثِ إِلَىٰ رَبِّهِمْ يَنسِلُونَ51

Diyanet İşleri Meali

Sura üflenince, kabirlerinden Rablerine koşarak çıkarlar.

36:5223. Cüz443. Sayfa

قَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَا مَنۢ بَعَثَنَا مِن مَّرْقَدِنَا ۜ ۗ هَٰذَا مَا وَعَدَ ٱلرَّحْمَٰنُ وَصَدَقَ ٱلْمُرْسَلُونَ52

Diyanet İşleri Meali

"Vah halimize! Yattığımız yerden bizi kim kaldırdı?" derler. Onlara: "İşte Rahman olan Allah'ın vadettiği budur, peygamberler doğru söylemişlerdi" denir.

36:5323. Cüz443. Sayfa

إِن كَانَتْ إِلَّا صَيْحَةًۭ وَٰحِدَةًۭ فَإِذَا هُمْ جَمِيعٌۭ لَّدَيْنَا مُحْضَرُونَ53

Diyanet İşleri Meali

Tek bir çığlık kopar, hepsi, hemen huzurumuza getirilmiş olur.

36:5423. Cüz443. Sayfa

فَٱلْيَوْمَ لَا تُظْلَمُ نَفْسٌۭ شَيْـًۭٔا وَلَا تُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ54

Diyanet İşleri Meali

Artık bugün kimseye hiçbir haksızlıkta bulunulmaz. İşlediklerinizden başkasıyla karşılık görmezsiniz.

36:5523. Cüz444. Sayfa

إِنَّ أَصْحَٰبَ ٱلْجَنَّةِ ٱلْيَوْمَ فِى شُغُلٍۢ فَٰكِهُونَ55

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu bugün, cennetlikler eğlenceyle meşguldürler.

36:5623. Cüz444. Sayfa

هُمْ وَأَزْوَٰجُهُمْ فِى ظِلَٰلٍ عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ مُتَّكِـُٔونَ56

Diyanet İşleri Meali

Onlar ve eşleri gölgeliklerde, tahtlar üzerine yaslanmışlardır.

36:5723. Cüz444. Sayfa

لَهُمْ فِيهَا فَٰكِهَةٌۭ وَلَهُم مَّا يَدَّعُونَ57

Diyanet İşleri Meali

Orada meyveler ve her istedikleri onlarındır.

36:5823. Cüz444. Sayfa

سَلَٰمٌۭ قَوْلًۭا مِّن رَّبٍّۢ رَّحِيمٍۢ58

Diyanet İşleri Meali

Merhametli olan Rab katından onlara selam vardır.

36:5923. Cüz444. Sayfa

وَٱمْتَٰزُوا۟ ٱلْيَوْمَ أَيُّهَا ٱلْمُجْرِمُونَ59

Diyanet İşleri Meali

Allah şöyle buyurur: Ey suçlular! Bugün müminlerden ayrılın. Ey insanoğulları! Ben size, şeytana tapmayın, o sizin için apaçık bir düşmandır, Bana kulluk edin, bu doğru yoldur, diye bildirmedim mi?

36:6023. Cüz444. Sayfa

۞ أَلَمْ أَعْهَدْ إِلَيْكُمْ يَٰبَنِىٓ ءَادَمَ أَن لَّا تَعْبُدُوا۟ ٱلشَّيْطَٰنَ ۖ إِنَّهُۥ لَكُمْ عَدُوٌّۭ مُّبِينٌۭ60

Diyanet İşleri Meali

Allah şöyle buyurur: Ey suçlular! Bugün müminlerden ayrılın. Ey insanoğulları! Ben size, şeytana tapmayın, o sizin için apaçık bir düşmandır, Bana kulluk edin, bu doğru yoldur, diye bildirmedim mi?

36:6123. Cüz444. Sayfa

وَأَنِ ٱعْبُدُونِى ۚ هَٰذَا صِرَٰطٌۭ مُّسْتَقِيمٌۭ61

Diyanet İşleri Meali

Allah şöyle buyurur: Ey suçlular! Bugün müminlerden ayrılın. Ey insanoğulları! Ben size, şeytana tapmayın, o sizin için apaçık bir düşmandır, Bana kulluk edin, bu doğru yoldur, diye bildirmedim mi?

36:6223. Cüz444. Sayfa

وَلَقَدْ أَضَلَّ مِنكُمْ جِبِلًّۭا كَثِيرًا ۖ أَفَلَمْ تَكُونُوا۟ تَعْقِلُونَ62

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki, o sizden nice nesilleri saptırmıştı, akletmez miydiniz?

36:6323. Cüz444. Sayfa

هَٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِى كُنتُمْ تُوعَدُونَ63

Diyanet İşleri Meali

İşte bu, size söz verilen cehennemdir.

36:6423. Cüz444. Sayfa

ٱصْلَوْهَا ٱلْيَوْمَ بِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ64

Diyanet İşleri Meali

Bugün, inkarcılığınıza karşılık oraya girin.

36:6523. Cüz444. Sayfa

ٱلْيَوْمَ نَخْتِمُ عَلَىٰٓ أَفْوَٰهِهِمْ وَتُكَلِّمُنَآ أَيْدِيهِمْ وَتَشْهَدُ أَرْجُلُهُم بِمَا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ65

Diyanet İşleri Meali

İşte o gün ağızlarını mühürleriz, Bizimle elleri konuşur, ayakları da yaptıklarına şahidlik eder.

36:6623. Cüz444. Sayfa

وَلَوْ نَشَآءُ لَطَمَسْنَا عَلَىٰٓ أَعْيُنِهِمْ فَٱسْتَبَقُوا۟ ٱلصِّرَٰطَ فَأَنَّىٰ يُبْصِرُونَ66

Diyanet İşleri Meali

Dilesek, gözlerini kör ederdik de yol bulmağa çalışırlardı. Nasıl görebilirlerdi?

36:6723. Cüz444. Sayfa

وَلَوْ نَشَآءُ لَمَسَخْنَٰهُمْ عَلَىٰ مَكَانَتِهِمْ فَمَا ٱسْتَطَٰعُوا۟ مُضِيًّۭا وَلَا يَرْجِعُونَ67

Diyanet İşleri Meali

Dilesek, onları oldukları yerde dondururduk da, ne ileri gidebilirler ve ne de geri dönebilirlerdi.

36:6823. Cüz444. Sayfa

وَمَن نُّعَمِّرْهُ نُنَكِّسْهُ فِى ٱلْخَلْقِ ۖ أَفَلَا يَعْقِلُونَ68

Diyanet İşleri Meali

Uzun ömürlü yaptığımızın hilkatini tersine çevirmişizdir. Akletmezler mi?

36:6923. Cüz444. Sayfa

وَمَا عَلَّمْنَٰهُ ٱلشِّعْرَ وَمَا يَنۢبَغِى لَهُۥٓ ۚ إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌۭ وَقُرْءَانٌۭ مُّبِينٌۭ69

Diyanet İşleri Meali

Biz ona şiir öğretmedik, zaten ona gerekmezdi. Bu bir öğüt ve apaçık Kuran'dır.

36:7023. Cüz444. Sayfa

لِّيُنذِرَ مَن كَانَ حَيًّۭا وَيَحِقَّ ٱلْقَوْلُ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ70

Diyanet İşleri Meali

Diri olan kimseyi uyarsın ve verilen söz de inkarcıların aleyhine çıksın.

36:7123. Cüz445. Sayfa

أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّا خَلَقْنَا لَهُم مِّمَّا عَمِلَتْ أَيْدِينَآ أَنْعَٰمًۭا فَهُمْ لَهَا مَٰلِكُونَ71

Diyanet İşleri Meali

Kudretimizle kendileri için hayvanlar yarattığımızı görmezler mi? Onlara sahip olmaktadırlar.

36:7223. Cüz445. Sayfa

وَذَلَّلْنَٰهَا لَهُمْ فَمِنْهَا رَكُوبُهُمْ وَمِنْهَا يَأْكُلُونَ72

Diyanet İşleri Meali

Onları kendilerinin buyruğuna verdik; bindikleri de, etini yedikleri de vardır.

36:7323. Cüz445. Sayfa

وَلَهُمْ فِيهَا مَنَٰفِعُ وَمَشَارِبُ ۖ أَفَلَا يَشْكُرُونَ73

Diyanet İşleri Meali

Onlarda daha nice faydalar, içecekler vardır; şükretmezler mi?

36:7423. Cüz445. Sayfa

وَٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ ءَالِهَةًۭ لَّعَلَّهُمْ يُنصَرُونَ74

Diyanet İşleri Meali

Allah'ı bırakıp da, kendilerine yardımı dokunur diye, başka tanrılar edindiler.

36:7523. Cüz445. Sayfa

لَا يَسْتَطِيعُونَ نَصْرَهُمْ وَهُمْ لَهُمْ جُندٌۭ مُّحْضَرُونَ75

Diyanet İşleri Meali

Oysa onlar yardım edemezler, ancak kendileri o tanrılara koruyuculuk için nöbet beklerler.

36:7623. Cüz445. Sayfa

فَلَا يَحْزُنكَ قَوْلُهُمْ ۘ إِنَّا نَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ76

Diyanet İşleri Meali

Bunların sözü seni üzmesin. Biz onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da şüphesiz biliriz.

36:7723. Cüz445. Sayfa

أَوَلَمْ يَرَ ٱلْإِنسَٰنُ أَنَّا خَلَقْنَٰهُ مِن نُّطْفَةٍۢ فَإِذَا هُوَ خَصِيمٌۭ مُّبِينٌۭ77

Diyanet İşleri Meali

İnsan kendisini bir nutfeden yarattığımızı görmez mi ki hemen apaçık bir hasım kesilir ve kendi yaratılışını unutur da; "Çürümüş kemikleri kim yaratacak" diyerek, Bize misal vermeye kalkar?

36:7823. Cüz445. Sayfa

وَضَرَبَ لَنَا مَثَلًۭا وَنَسِىَ خَلْقَهُۥ ۖ قَالَ مَن يُحْىِ ٱلْعِظَٰمَ وَهِىَ رَمِيمٌۭ78

Diyanet İşleri Meali

İnsan kendisini bir nutfeden yarattığımızı görmez mi ki hemen apaçık bir hasım kesilir ve kendi yaratılışını unutur da; "Çürümüş kemikleri kim yaratacak" diyerek, Bize misal vermeye kalkar?

36:7923. Cüz445. Sayfa

قُلْ يُحْيِيهَا ٱلَّذِىٓ أَنشَأَهَآ أَوَّلَ مَرَّةٍۢ ۖ وَهُوَ بِكُلِّ خَلْقٍ عَلِيمٌ79

Diyanet İşleri Meali

De ki: "Onları ilk defa yaratan diriltecektir. O, her türlü yaratmayı bilendir."

36:8023. Cüz445. Sayfa

ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُم مِّنَ ٱلشَّجَرِ ٱلْأَخْضَرِ نَارًۭا فَإِذَآ أَنتُم مِّنْهُ تُوقِدُونَ80

Diyanet İşleri Meali

Yaş ağaçtan size ateş çıkarandır. Ondan ateş yakarsınız.

36:8123. Cüz445. Sayfa

أَوَلَيْسَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِقَٰدِرٍ عَلَىٰٓ أَن يَخْلُقَ مِثْلَهُم ۚ بَلَىٰ وَهُوَ ٱلْخَلَّٰقُ ٱلْعَلِيمُ81

Diyanet İşleri Meali

Gökleri ve yeri yaratan, kendilerinin benzerini yaratmaya kadir olmaz mı? Elbette olur; çünkü O, yaratan ve bilendir.

36:8223. Cüz445. Sayfa

إِنَّمَآ أَمْرُهُۥٓ إِذَآ أَرَادَ شَيْـًٔا أَن يَقُولَ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ82

Diyanet İşleri Meali

Bir şeyi dilediği zaman, O'nun buyruğu sadece, o şeye "Ol" demektir, hemen olur.

36:8323. Cüz445. Sayfa

فَسُبْحَٰنَ ٱلَّذِى بِيَدِهِۦ مَلَكُوتُ كُلِّ شَىْءٍۢ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ83

Diyanet İşleri Meali

Her şeyin hükümranlığı elinde olan ve sizin de kendisine döneceğiniz Allah münezzehtir.

37

Sâffât Suresi

Mekkî • 182 ayet

سُورَةُ الصَّافَّاتِ
37:123. Cüz446. Sayfa

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلصَّٰٓفَّٰتِ صَفًّۭا1

Diyanet İşleri Meali

Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.

37:223. Cüz446. Sayfa

فَٱلزَّٰجِرَٰتِ زَجْرًۭا2

Diyanet İşleri Meali

Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.

37:323. Cüz446. Sayfa

فَٱلتَّٰلِيَٰتِ ذِكْرًا3

Diyanet İşleri Meali

Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.

37:423. Cüz446. Sayfa

إِنَّ إِلَٰهَكُمْ لَوَٰحِدٌۭ4

Diyanet İşleri Meali

Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.

37:523. Cüz446. Sayfa

رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَرَبُّ ٱلْمَشَٰرِقِ5

Diyanet İşleri Meali

Sıra Sıra duran ve önlerindekini sürdükçe süren ve Allah'ı andıkça anan meleklere and olsun ki, sizin Tanrınız birdir; göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların -doğuların da- Rabbidir.

37:623. Cüz446. Sayfa

إِنَّا زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنْيَا بِزِينَةٍ ٱلْكَوَاكِبِ6

Diyanet İşleri Meali

Şüphesiz Biz, yakın göğü bir süsle, yıldızlarla süsledik.

37:723. Cüz446. Sayfa

وَحِفْظًۭا مِّن كُلِّ شَيْطَٰنٍۢ مَّارِدٍۢ7

Diyanet İşleri Meali

Onu, inatçı her türlü şeytandan koruduk.

37:823. Cüz446. Sayfa

لَّا يَسَّمَّعُونَ إِلَى ٱلْمَلَإِ ٱلْأَعْلَىٰ وَيُقْذَفُونَ مِن كُلِّ جَانِبٍۢ8

Diyanet İşleri Meali

Onlar yüce alemi asla dinleyemezler. Her yönden kovularak atılırlar. Onlara sürekli bir azap vardır.

37:923. Cüz446. Sayfa

دُحُورًۭا ۖ وَلَهُمْ عَذَابٌۭ وَاصِبٌ9

Diyanet İşleri Meali

Onlar yüce alemi asla dinleyemezler. Her yönden kovularak atılırlar. Onlara sürekli bir azap vardır.

37:1023. Cüz446. Sayfa

إِلَّا مَنْ خَطِفَ ٱلْخَطْفَةَ فَأَتْبَعَهُۥ شِهَابٌۭ ثَاقِبٌۭ10

Diyanet İşleri Meali

Hele bir tek söz kapan olsun; delici bir alev onun peşine düşüverir.

37:1123. Cüz446. Sayfa

فَٱسْتَفْتِهِمْ أَهُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَم مَّنْ خَلَقْنَآ ۚ إِنَّا خَلَقْنَٰهُم مِّن طِينٍۢ لَّازِبٍۭ11

Diyanet İşleri Meali

Allah'a eş koşanlara sor: Kendilerini yaratmak mı daha zordur, yoksa Bizim yarattığımız gökleri yaratmak mı? Aslında Biz kendilerini özlü ve yapışkan çamurdan yaratmışızdır.

37:1223. Cüz446. Sayfa

بَلْ عَجِبْتَ وَيَسْخَرُونَ12

Diyanet İşleri Meali

Evet; sen onlara şaşıyorsun, onlar da seni alaya alıyorlar.

37:1323. Cüz446. Sayfa

وَإِذَا ذُكِّرُوا۟ لَا يَذْكُرُونَ13

Diyanet İşleri Meali

Onlara öğüt verildiğinde öğüt dinlemezler.

37:1423. Cüz446. Sayfa

وَإِذَا رَأَوْا۟ ءَايَةًۭ يَسْتَسْخِرُونَ14

Diyanet İşleri Meali

Bir mucize gördüklerinde onu eğlenceye alırlar.

37:1523. Cüz446. Sayfa

وَقَالُوٓا۟ إِنْ هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌۭ مُّبِينٌ15

Diyanet İşleri Meali

"Bu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?" derler.

37:1623. Cüz446. Sayfa

أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًۭا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ16

Diyanet İşleri Meali

"Bu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?" derler.

37:1723. Cüz446. Sayfa

أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ17

Diyanet İşleri Meali

"Bu apaçık bir sihirdir; öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman, önceki babalarımız yahut biz mi dirileceğiz?" derler.

37:1823. Cüz446. Sayfa

قُلْ نَعَمْ وَأَنتُمْ دَٰخِرُونَ18

Diyanet İşleri Meali

De ki: "Evet hem de zelil ve hakir olarak."

37:1923. Cüz446. Sayfa

فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌۭ وَٰحِدَةٌۭ فَإِذَا هُمْ يَنظُرُونَ19

Diyanet İşleri Meali

Tek bir çığlık. Hemen bakıp kalırlar.

37:2023. Cüz446. Sayfa

وَقَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَا هَٰذَا يَوْمُ ٱلدِّينِ20

Diyanet İşleri Meali

Şöyle derler: "Vay bize! İşte bu ceza günüdür."

37:2123. Cüz446. Sayfa

هَٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ21

Diyanet İşleri Meali

Onlara: "İşte bu, yalanladığınız hüküm günüdür" denir.

37:2223. Cüz446. Sayfa

۞ ٱحْشُرُوا۟ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ وَأَزْوَٰجَهُمْ وَمَا كَانُوا۟ يَعْبُدُونَ22

Diyanet İşleri Meali

İlgililere şöyle emredilir: "Zulmedenleri, onlarla işbirliği edenleri ve Allah'ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları cehennem yoluna koyun."

37:2323. Cüz446. Sayfa

مِن دُونِ ٱللَّهِ فَٱهْدُوهُمْ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلْجَحِيمِ23

Diyanet İşleri Meali

İlgililere şöyle emredilir: "Zulmedenleri, onlarla işbirliği edenleri ve Allah'ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları cehennem yoluna koyun."

37:2423. Cüz446. Sayfa

وَقِفُوهُمْ ۖ إِنَّهُم مَّسْـُٔولُونَ24

Diyanet İşleri Meali

"Onları durdurun; çünkü kendilerinden daha da sorulacaktır."

37:2523. Cüz447. Sayfa

مَا لَكُمْ لَا تَنَاصَرُونَ25

Diyanet İşleri Meali

Şöyle sorulur: "Size ne oldu ki birbirinizle yardımlaşmıyorsunuz?"

37:2623. Cüz447. Sayfa

بَلْ هُمُ ٱلْيَوْمَ مُسْتَسْلِمُونَ26

Diyanet İşleri Meali

Hayır; bugün onların hepsi teslim olmuşlardır.

37:2723. Cüz447. Sayfa

وَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍۢ يَتَسَآءَلُونَ27

Diyanet İşleri Meali

Birbirlerine dönüp soruşurlar.

37:2823. Cüz447. Sayfa

قَالُوٓا۟ إِنَّكُمْ كُنتُمْ تَأْتُونَنَا عَنِ ٱلْيَمِينِ28

Diyanet İşleri Meali

İleri gelenlerine: "Doğrusu siz bize sureti hakdan görünürdünüz" derler.

37:2923. Cüz447. Sayfa

قَالُوا۟ بَل لَّمْ تَكُونُوا۟ مُؤْمِنِينَ29

Diyanet İşleri Meali

Onlar da şöyle derler: "Hayır; siz inanmış kimseler değildiniz."

37:3023. Cüz447. Sayfa

وَمَا كَانَ لَنَا عَلَيْكُم مِّن سُلْطَٰنٍۭ ۖ بَلْ كُنتُمْ قَوْمًۭا طَٰغِينَ30

Diyanet İşleri Meali

"Bizim sizin üstünüzde bir nüfuzumuz yoktu. Bilakis, azmış bir millettiniz."

37:3123. Cüz447. Sayfa

فَحَقَّ عَلَيْنَا قَوْلُ رَبِّنَآ ۖ إِنَّا لَذَآئِقُونَ31

Diyanet İşleri Meali

"Bu sebeple, Rabbimizin sözü aleyhimizde gerçekleşti. şüphesiz azabı tadacağız."

37:3223. Cüz447. Sayfa

فَأَغْوَيْنَٰكُمْ إِنَّا كُنَّا غَٰوِينَ32

Diyanet İşleri Meali

"Sizi biz azdırmıştık, çünkü kendimiz azgındık".

37:3323. Cüz447. Sayfa

فَإِنَّهُمْ يَوْمَئِذٍۢ فِى ٱلْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ33

Diyanet İşleri Meali

O gün hepsi azabda birleşirler.

37:3423. Cüz447. Sayfa

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ34

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu suçlulara böyle yaparız.

37:3523. Cüz447. Sayfa

إِنَّهُمْ كَانُوٓا۟ إِذَا قِيلَ لَهُمْ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ يَسْتَكْبِرُونَ35

Diyanet İşleri Meali

Onlara: "Allah'tan başka tanrı yoktur" denildiği zaman şüphesiz büyüklenirler.

37:3623. Cüz447. Sayfa

وَيَقُولُونَ أَئِنَّا لَتَارِكُوٓا۟ ءَالِهَتِنَا لِشَاعِرٍۢ مَّجْنُونٍۭ36

Diyanet İşleri Meali

"Deli bir şair yüzünden tanrılarımızı mı bırakalım?" derlerdi.

37:3723. Cüz447. Sayfa

بَلْ جَآءَ بِٱلْحَقِّ وَصَدَّقَ ٱلْمُرْسَلِينَ37

Diyanet İşleri Meali

Hayır; o, gerçeği getirmiş ve peygamberleri doğrulamıştı.

37:3823. Cüz447. Sayfa

إِنَّكُمْ لَذَآئِقُوا۟ ٱلْعَذَابِ ٱلْأَلِيمِ38

Diyanet İşleri Meali

Şüphesiz siz can yakıcı azabı tadacaksınız.

37:3923. Cüz447. Sayfa

وَمَا تُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ39

Diyanet İşleri Meali

Yaptığınızdan başka birşeyle cezalanmayacaksınız.

37:4023. Cüz447. Sayfa

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ40

Diyanet İşleri Meali

Ancak Allah'a içten bağlı kullar bunun dışındadır.

37:4123. Cüz447. Sayfa

أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ رِزْقٌۭ مَّعْلُومٌۭ41

Diyanet İşleri Meali

İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.

37:4223. Cüz447. Sayfa

فَوَٰكِهُ ۖ وَهُم مُّكْرَمُونَ42

Diyanet İşleri Meali

İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.

37:4323. Cüz447. Sayfa

فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ43

Diyanet İşleri Meali

İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.

37:4423. Cüz447. Sayfa

عَلَىٰ سُرُرٍۢ مُّتَقَٰبِلِينَ44

Diyanet İşleri Meali

İşte bildirilen rızık ve meyveler onlaradır. Nimet cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde kendilerine ikram olunur.

37:4523. Cüz447. Sayfa

يُطَافُ عَلَيْهِم بِكَأْسٍۢ مِّن مَّعِينٍۭ45

Diyanet İşleri Meali

Baş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur.

37:4623. Cüz447. Sayfa

بَيْضَآءَ لَذَّةٍۢ لِّلشَّٰرِبِينَ46

Diyanet İşleri Meali

Baş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur.

37:4723. Cüz447. Sayfa

لَا فِيهَا غَوْلٌۭ وَلَا هُمْ عَنْهَا يُنزَفُونَ47

Diyanet İşleri Meali

Baş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur.

37:4823. Cüz447. Sayfa

وَعِندَهُمْ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ عِينٌۭ48

Diyanet İşleri Meali

Yanlarında, örtülü yumurta gibi (bembeyaz), bakışlarını da yalnız eşlerine çevirmiş güzel gözlüler vardır.

37:4923. Cüz447. Sayfa

كَأَنَّهُنَّ بَيْضٌۭ مَّكْنُونٌۭ49

Diyanet İşleri Meali

Yanlarında, örtülü yumurta gibi (bembeyaz), bakışlarını da yalnız eşlerine çevirmiş güzel gözlüler vardır.

37:5023. Cüz447. Sayfa

فَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍۢ يَتَسَآءَلُونَ50

Diyanet İşleri Meali

Birbirlerine dönüp sorarlar:

37:5123. Cüz447. Sayfa

قَالَ قَآئِلٌۭ مِّنْهُمْ إِنِّى كَانَ لِى قَرِينٌۭ51

Diyanet İşleri Meali

İçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi."

37:5223. Cüz448. Sayfa

يَقُولُ أَءِنَّكَ لَمِنَ ٱلْمُصَدِّقِينَ52

Diyanet İşleri Meali

İçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi."

37:5323. Cüz448. Sayfa

أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًۭا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَدِينُونَ53

Diyanet İşleri Meali

İçlerinden biri şöyle der: "Benim bir dostum vardı, bana: 'Sen de mi, ölüp toprak ve kemik olduğumuz zaman dirilerek ceza göreceğimizi tasdik edenlerdensin?' derdi."

37:5423. Cüz448. Sayfa

قَالَ هَلْ أَنتُم مُّطَّلِعُونَ54

Diyanet İşleri Meali

Yanındakilere: "Siz onu bilir misiniz?" der.

37:5523. Cüz448. Sayfa

فَٱطَّلَعَ فَرَءَاهُ فِى سَوَآءِ ٱلْجَحِيمِ55

Diyanet İşleri Meali

Bir bakar onu cehennemin ortasında görür.

37:5623. Cüz448. Sayfa

قَالَ تَٱللَّهِ إِن كِدتَّ لَتُرْدِينِ56

Diyanet İşleri Meali

Ona der ki: "Allah'a and olsun ki, az kalsın beni de mahvedecektin."

37:5723. Cüz448. Sayfa

وَلَوْلَا نِعْمَةُ رَبِّى لَكُنتُ مِنَ ٱلْمُحْضَرِينَ57

Diyanet İşleri Meali

"Eğer Rabbimin lütfu olmasaydı ben de oraya götürülenlerden olurdum."

37:5823. Cüz448. Sayfa

أَفَمَا نَحْنُ بِمَيِّتِينَ58

Diyanet İşleri Meali

"Birinci ölümden sonra bir daha ölmeyeceğiz değil mi? Azap da görmeyeceğiz ha?"

37:5923. Cüz448. Sayfa

إِلَّا مَوْتَتَنَا ٱلْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ59

Diyanet İşleri Meali

"Birinci ölümden sonra bir daha ölmeyeceğiz değil mi? Azap da görmeyeceğiz ha?"

37:6023. Cüz448. Sayfa

إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ60

Diyanet İşleri Meali

İşte büyük kurtuluş şüphesiz budur.

37:6123. Cüz448. Sayfa

لِمِثْلِ هَٰذَا فَلْيَعْمَلِ ٱلْعَٰمِلُونَ61

Diyanet İşleri Meali

Çalışanlar bunun için çalışsın.

37:6223. Cüz448. Sayfa

أَذَٰلِكَ خَيْرٌۭ نُّزُلًا أَمْ شَجَرَةُ ٱلزَّقُّومِ62

Diyanet İşleri Meali

Konukluk olarak bu mu iyidir, yoksa zakkum ağacı mı?

37:6323. Cüz448. Sayfa

إِنَّا جَعَلْنَٰهَا فِتْنَةًۭ لِّلظَّٰلِمِينَ63

Diyanet İşleri Meali

Biz o ağacı, zalimler için bir dert yaptık.

37:6423. Cüz448. Sayfa

إِنَّهَا شَجَرَةٌۭ تَخْرُجُ فِىٓ أَصْلِ ٱلْجَحِيمِ64

Diyanet İşleri Meali

O, cehennemin dibinde çıkan bir ağaçtır.

37:6523. Cüz448. Sayfa

طَلْعُهَا كَأَنَّهُۥ رُءُوسُ ٱلشَّيَٰطِينِ65

Diyanet İşleri Meali

Tomurcukları şeytan başı gibidir.

37:6623. Cüz448. Sayfa

فَإِنَّهُمْ لَءَاكِلُونَ مِنْهَا فَمَالِـُٔونَ مِنْهَا ٱلْبُطُونَ66

Diyanet İşleri Meali

İşte cehennemlikler bundan yerler, karınlarını onunla doldururlar.

37:6723. Cüz448. Sayfa

ثُمَّ إِنَّ لَهُمْ عَلَيْهَا لَشَوْبًۭا مِّنْ حَمِيمٍۢ67

Diyanet İşleri Meali

Sonra, üzerine kaynar su katılmış içki şüphesiz onlar içindir.

37:6823. Cüz448. Sayfa

ثُمَّ إِنَّ مَرْجِعَهُمْ لَإِلَى ٱلْجَحِيمِ68

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu sonra dönecekleri yer yine cehennemdir.

37:6923. Cüz448. Sayfa

إِنَّهُمْ أَلْفَوْا۟ ءَابَآءَهُمْ ضَآلِّينَ69

Diyanet İşleri Meali

Onlar babalarını şüphesiz sapık kimseler olarak bulmuşlardı.

37:7023. Cüz448. Sayfa

فَهُمْ عَلَىٰٓ ءَاثَٰرِهِمْ يُهْرَعُونَ70

Diyanet İşleri Meali

Öyleyken yine de onların izlerinden kovalanırcasına koşturuyorlardı.

37:7123. Cüz448. Sayfa

وَلَقَدْ ضَلَّ قَبْلَهُمْ أَكْثَرُ ٱلْأَوَّلِينَ71

Diyanet İşleri Meali

Onlardan önce, evvelki ümmetlerin çoğu, and olsun ki sapıtmıştı.

37:7223. Cüz448. Sayfa

وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا فِيهِم مُّنذِرِينَ72

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki, içlerine uyarıcılar göndermiştik.

37:7323. Cüz448. Sayfa

فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُنذَرِينَ73

Diyanet İşleri Meali

Uyarıldığı halde yola gelmeyenlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak!

37:7423. Cüz448. Sayfa

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ74

Diyanet İşleri Meali

Allah'ın, O'na içten bağlanan kulları bunun dışındadır.

37:7523. Cüz448. Sayfa

وَلَقَدْ نَادَىٰنَا نُوحٌۭ فَلَنِعْمَ ٱلْمُجِيبُونَ75

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki, Nuh Bize seslenmişti de duasına ne güzel icabet etmiştik.

37:7623. Cüz448. Sayfa

وَنَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥ مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ76

Diyanet İşleri Meali

Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.

37:7723. Cüz449. Sayfa

وَجَعَلْنَا ذُرِّيَّتَهُۥ هُمُ ٱلْبَاقِينَ77

Diyanet İşleri Meali

Ancak onun soyunu sürekli kıldık.

37:7823. Cüz449. Sayfa

وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْءَاخِرِينَ78

Diyanet İşleri Meali

Sonra gelenler içinde "Alemlerde, Nuh'a selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.

37:7923. Cüz449. Sayfa

سَلَٰمٌ عَلَىٰ نُوحٍۢ فِى ٱلْعَٰلَمِينَ79

Diyanet İşleri Meali

Sonra gelenler içinde "Alemlerde, Nuh'a selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.

37:8023. Cüz449. Sayfa

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ80

Diyanet İşleri Meali

İşte Biz iyi davrananları böyle mükafatlandırırız.

37:8123. Cüz449. Sayfa

إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ81

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu o, bizim inanmış kullarımızdandı.

37:8223. Cüz449. Sayfa

ثُمَّ أَغْرَقْنَا ٱلْءَاخَرِينَ82

Diyanet İşleri Meali

Sonra, diğerlerini suda boğduk.

37:8323. Cüz449. Sayfa

۞ وَإِنَّ مِن شِيعَتِهِۦ لَإِبْرَٰهِيمَ83

Diyanet İşleri Meali

İbrahim de şüphesiz O'nun yolunda olanlardandı.

37:8423. Cüz449. Sayfa

إِذْ جَآءَ رَبَّهُۥ بِقَلْبٍۢ سَلِيمٍ84

Diyanet İşleri Meali

Nitekim Rabbine temiz bir kalple geldi.

37:8523. Cüz449. Sayfa

إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَاذَا تَعْبُدُونَ85

Diyanet İşleri Meali

İbrahim babasına ve milletine şöyle demişti: "Nelere kulluk ediyorsunuz?"

37:8623. Cüz449. Sayfa

أَئِفْكًا ءَالِهَةًۭ دُونَ ٱللَّهِ تُرِيدُونَ86

Diyanet İşleri Meali

"Allah'ı bırakıp uydurma tanrılar mı istiyorsunuz?"

37:8723. Cüz449. Sayfa

فَمَا ظَنُّكُم بِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ87

Diyanet İşleri Meali

"Alemlerin Rabbi hakkındaki sanınız nedir?"

37:8823. Cüz449. Sayfa

فَنَظَرَ نَظْرَةًۭ فِى ٱلنُّجُومِ88

Diyanet İşleri Meali

İbrahim yıldızlara bir göz attı ve "Ben rahatsızım" dedi.

37:8923. Cüz449. Sayfa

فَقَالَ إِنِّى سَقِيمٌۭ89

Diyanet İşleri Meali

İbrahim yıldızlara bir göz attı ve "Ben rahatsızım" dedi.

37:9023. Cüz449. Sayfa

فَتَوَلَّوْا۟ عَنْهُ مُدْبِرِينَ90

Diyanet İşleri Meali

Onu bırakıp gittiler.

37:9123. Cüz449. Sayfa

فَرَاغَ إِلَىٰٓ ءَالِهَتِهِمْ فَقَالَ أَلَا تَأْكُلُونَ91

Diyanet İşleri Meali

O da onların tanrılarına gizlice yönelip: "Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?" dedi.

37:9223. Cüz449. Sayfa

مَا لَكُمْ لَا تَنطِقُونَ92

Diyanet İşleri Meali

O da onların tanrılarına gizlice yönelip: "Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?" dedi.

37:9323. Cüz449. Sayfa

فَرَاغَ عَلَيْهِمْ ضَرْبًۢا بِٱلْيَمِينِ93

Diyanet İşleri Meali

Sonunda, üzerlerine yürüyüp kuvvetle vurdu.

37:9423. Cüz449. Sayfa

فَأَقْبَلُوٓا۟ إِلَيْهِ يَزِفُّونَ94

Diyanet İşleri Meali

Bunun üzerine putperestler koşarak ona geldiler.

37:9523. Cüz449. Sayfa

قَالَ أَتَعْبُدُونَ مَا تَنْحِتُونَ95

Diyanet İşleri Meali

İbrahim onlara şöyle söyledi: "Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır."

37:9623. Cüz449. Sayfa

وَٱللَّهُ خَلَقَكُمْ وَمَا تَعْمَلُونَ96

Diyanet İşleri Meali

İbrahim onlara şöyle söyledi: "Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır."

37:9723. Cüz449. Sayfa

قَالُوا۟ ٱبْنُوا۟ لَهُۥ بُنْيَٰنًۭا فَأَلْقُوهُ فِى ٱلْجَحِيمِ97

Diyanet İşleri Meali

Putperestler: "Onun için bir yapı yapın da onu oradan ateşin içine atın" dediler.

37:9823. Cüz449. Sayfa

فَأَرَادُوا۟ بِهِۦ كَيْدًۭا فَجَعَلْنَٰهُمُ ٱلْأَسْفَلِينَ98

Diyanet İşleri Meali

Ona düzen kurmak istediler, ama Biz onları altettik.

37:9923. Cüz449. Sayfa

وَقَالَ إِنِّى ذَاهِبٌ إِلَىٰ رَبِّى سَيَهْدِينِ99

Diyanet İşleri Meali

İbrahim: "Doğrusu ben Rabbim uğrunda sizi bırakıp gidiyorum; O beni doğru yola eriştirir" dedi.

37:10023. Cüz449. Sayfa

رَبِّ هَبْ لِى مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ100

Diyanet İşleri Meali

"Rabbim! Bana iyilerden olacak bir çocuk ver" diye yalvardı.

37:10123. Cüz449. Sayfa

فَبَشَّرْنَٰهُ بِغُلَٰمٍ حَلِيمٍۢ101

Diyanet İşleri Meali

Biz de ona yumuşak huylu bir oğlan müjdeledik.

37:10223. Cüz449. Sayfa

فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ ٱلسَّعْىَ قَالَ يَٰبُنَىَّ إِنِّىٓ أَرَىٰ فِى ٱلْمَنَامِ أَنِّىٓ أَذْبَحُكَ فَٱنظُرْ مَاذَا تَرَىٰ ۚ قَالَ يَٰٓأَبَتِ ٱفْعَلْ مَا تُؤْمَرُ ۖ سَتَجِدُنِىٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّٰبِرِينَ102

Diyanet İşleri Meali

Çocuk kendisinin yanısıra yürümeye başlayınca: "Ey oğulcuğum! Doğrusu ben uykuda iken seni boğazladığımı görüyorum, bir düşün, ne dersin?" dedi. "Ey babacığım! Ne ile emrolundunsa yap, Allah dilerse, sabredenlerden olduğumu göreceksin" dedi.

37:10323. Cüz450. Sayfa

فَلَمَّآ أَسْلَمَا وَتَلَّهُۥ لِلْجَبِينِ103

Diyanet İşleri Meali

Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik.

37:10423. Cüz450. Sayfa

وَنَٰدَيْنَٰهُ أَن يَٰٓإِبْرَٰهِيمُ104

Diyanet İşleri Meali

Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik.

37:10523. Cüz450. Sayfa

قَدْ صَدَّقْتَ ٱلرُّءْيَآ ۚ إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ105

Diyanet İşleri Meali

Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik.

37:10623. Cüz450. Sayfa

إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلْبَلَٰٓؤُا۟ ٱلْمُبِينُ106

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu bu apaçık bir deneme idi.

37:10723. Cüz450. Sayfa

وَفَدَيْنَٰهُ بِذِبْحٍ عَظِيمٍۢ107

Diyanet İşleri Meali

Ona fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik.

37:10823. Cüz450. Sayfa

وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْءَاخِرِينَ108

Diyanet İşleri Meali

Sonra gelenler içinde "İbrahim'e selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.

37:10923. Cüz450. Sayfa

سَلَٰمٌ عَلَىٰٓ إِبْرَٰهِيمَ109

Diyanet İşleri Meali

Sonra gelenler içinde "İbrahim'e selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.

37:11023. Cüz450. Sayfa

كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ110

Diyanet İşleri Meali

İşte iyileri böylece mükafatlandırırız.

37:11123. Cüz450. Sayfa

إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ111

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu o, inanmış kullarımızdandı.

37:11223. Cüz450. Sayfa

وَبَشَّرْنَٰهُ بِإِسْحَٰقَ نَبِيًّۭا مِّنَ ٱلصَّٰلِحِينَ112

Diyanet İşleri Meali

Ona, iyilerden olan İshak'ı peygamber olarak müjdeledik.

37:11323. Cüz450. Sayfa

وَبَٰرَكْنَا عَلَيْهِ وَعَلَىٰٓ إِسْحَٰقَ ۚ وَمِن ذُرِّيَّتِهِمَا مُحْسِنٌۭ وَظَالِمٌۭ لِّنَفْسِهِۦ مُبِينٌۭ113

Diyanet İşleri Meali

Kendisini ve İshak'ı mübarek kıldık; ikisinin soyundan iyi olan da vardır, açıktan açığa kendisine yazık eden de vardır.

37:11423. Cüz450. Sayfa

وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ114

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki Musa ve Harun'a da iyilikte bulunmuştuk.

37:11523. Cüz450. Sayfa

وَنَجَّيْنَٰهُمَا وَقَوْمَهُمَا مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ115

Diyanet İşleri Meali

İkisini ve milletlerini büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık.

37:11623. Cüz450. Sayfa

وَنَصَرْنَٰهُمْ فَكَانُوا۟ هُمُ ٱلْغَٰلِبِينَ116

Diyanet İşleri Meali

Onlara yardım etmiştik de üstün gelmişlerdi.

37:11723. Cüz450. Sayfa

وَءَاتَيْنَٰهُمَا ٱلْكِتَٰبَ ٱلْمُسْتَبِينَ117

Diyanet İşleri Meali

Her ikisine de, apaçık anlaşılan bir Kitap vermiştik.

37:11823. Cüz450. Sayfa

وَهَدَيْنَٰهُمَا ٱلصِّرَٰطَ ٱلْمُسْتَقِيمَ118

Diyanet İşleri Meali

Her ikisini de doğru yola eriştirmiştik.

37:11923. Cüz450. Sayfa

وَتَرَكْنَا عَلَيْهِمَا فِى ٱلْءَاخِرِينَ119

Diyanet İşleri Meali

Sonra gelenler içinde "Musa ve Harun'a selam olsun" diye iyi birer ün bıraktık.

37:12023. Cüz450. Sayfa

سَلَٰمٌ عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ120

Diyanet İşleri Meali

Sonra gelenler içinde "Musa ve Harun'a selam olsun" diye iyi birer ün bıraktık.

37:12123. Cüz450. Sayfa

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ121

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu Biz, iyileri böylece mükafatlandırırız.

37:12223. Cüz450. Sayfa

إِنَّهُمَا مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ122

Diyanet İşleri Meali

İkisi de şüphesiz inanmış kullarımızdandı.

37:12323. Cüz450. Sayfa

وَإِنَّ إِلْيَاسَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ123

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu İlyas da peygamberlerdendir.

37:12423. Cüz450. Sayfa

إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِۦٓ أَلَا تَتَّقُونَ124

Diyanet İşleri Meali

Milletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti.

37:12523. Cüz450. Sayfa

أَتَدْعُونَ بَعْلًۭا وَتَذَرُونَ أَحْسَنَ ٱلْخَٰلِقِينَ125

Diyanet İşleri Meali

Milletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti.

37:12623. Cüz450. Sayfa

ٱللَّهَ رَبَّكُمْ وَرَبَّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ126

Diyanet İşleri Meali

Milletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti.

37:12723. Cüz451. Sayfa

فَكَذَّبُوهُ فَإِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ127

Diyanet İşleri Meali

Bunun üzerine onu yalanlamışlardı. Allah'ın O'na içten bağlı kulları bir yana, bunların hepsi cehenneme götürüleceklerdi.

37:12823. Cüz451. Sayfa

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ128

Diyanet İşleri Meali

Bunun üzerine onu yalanlamışlardı. Allah'ın O'na içten bağlı kulları bir yana, bunların hepsi cehenneme götürüleceklerdi.

37:12923. Cüz451. Sayfa

وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْءَاخِرِينَ129

Diyanet İşleri Meali

Sonra gelenler içinde, "İlyas'a selam olsun" diye bir ün bıraktık.

37:13023. Cüz451. Sayfa

سَلَٰمٌ عَلَىٰٓ إِلْ يَاسِينَ130

Diyanet İşleri Meali

Sonra gelenler içinde, "İlyas'a selam olsun" diye bir ün bıraktık.

37:13123. Cüz451. Sayfa

إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ131

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu Biz iyileri böylece mükafatlandırırız.

37:13223. Cüz451. Sayfa

إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ132

Diyanet İşleri Meali

O, inanmış kullarımızdandı.

37:13323. Cüz451. Sayfa

وَإِنَّ لُوطًۭا لَّمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ133

Diyanet İşleri Meali

Şüphesiz Lut da peygamberlerdendir.

37:13423. Cüz451. Sayfa

إِذْ نَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ أَجْمَعِينَ134

Diyanet İşleri Meali

Geridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında, Lut'u ve ailesinin hepsini kurtarmıştık.

37:13523. Cüz451. Sayfa

إِلَّا عَجُوزًۭا فِى ٱلْغَٰبِرِينَ135

Diyanet İşleri Meali

Geridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında, Lut'u ve ailesinin hepsini kurtarmıştık.

37:13623. Cüz451. Sayfa

ثُمَّ دَمَّرْنَا ٱلْءَاخَرِينَ136

Diyanet İşleri Meali

Sonra diğerlerini yok etmiştik.

37:13723. Cüz451. Sayfa

وَإِنَّكُمْ لَتَمُرُّونَ عَلَيْهِم مُّصْبِحِينَ137

Diyanet İşleri Meali

Sabah akşam, onların yerleri üzerinden geçersiniz. Akletmez misiniz?

37:13823. Cüz451. Sayfa

وَبِٱلَّيْلِ ۗ أَفَلَا تَعْقِلُونَ138

Diyanet İşleri Meali

Sabah akşam, onların yerleri üzerinden geçersiniz. Akletmez misiniz?

37:13923. Cüz451. Sayfa

وَإِنَّ يُونُسَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ139

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu Yunus da peygamberlerdendir.

37:14023. Cüz451. Sayfa

إِذْ أَبَقَ إِلَى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ140

Diyanet İşleri Meali

Dolu bir gemiye kaçmıştı.

37:14123. Cüz451. Sayfa

فَسَاهَمَ فَكَانَ مِنَ ٱلْمُدْحَضِينَ141

Diyanet İşleri Meali

Gemide olanlarla karşılıklı kura çekmişti de yenilenlerden olmuştu, bu sebeple denize atılmıştı.

37:14223. Cüz451. Sayfa

فَٱلْتَقَمَهُ ٱلْحُوتُ وَهُوَ مُلِيمٌۭ142

Diyanet İşleri Meali

Kendini kınarken onu bir balık yutmuştu.

37:14323. Cüz451. Sayfa

فَلَوْلَآ أَنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلْمُسَبِّحِينَ143

Diyanet İşleri Meali

Eğer Allah'ı tesbih edenlerden olmasaydı, tekrar diriltilecek güne kadar balığın karnında kalacaktı.

37:14423. Cüz451. Sayfa

لَلَبِثَ فِى بَطْنِهِۦٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ144

Diyanet İşleri Meali

Eğer Allah'ı tesbih edenlerden olmasaydı, tekrar diriltilecek güne kadar balığın karnında kalacaktı.

37:14523. Cüz451. Sayfa

۞ فَنَبَذْنَٰهُ بِٱلْعَرَآءِ وَهُوَ سَقِيمٌۭ145

Diyanet İşleri Meali

Halsiz bir halde iken kendisini sahile çıkardık.

37:14623. Cüz451. Sayfa

وَأَنۢبَتْنَا عَلَيْهِ شَجَرَةًۭ مِّن يَقْطِينٍۢ146

Diyanet İşleri Meali

Onun için, geniş yapraklı bir bitki yetiştirdik.

37:14723. Cüz451. Sayfa

وَأَرْسَلْنَٰهُ إِلَىٰ مِا۟ئَةِ أَلْفٍ أَوْ يَزِيدُونَ147

Diyanet İşleri Meali

Onu, yüzbin veya daha çok kişiye peygamber olarak gönderdik.

37:14823. Cüz451. Sayfa

فَـَٔامَنُوا۟ فَمَتَّعْنَٰهُمْ إِلَىٰ حِينٍۢ148

Diyanet İşleri Meali

Sonunda ona inandılar, bunun üzerine Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.

37:14923. Cüz451. Sayfa

فَٱسْتَفْتِهِمْ أَلِرَبِّكَ ٱلْبَنَاتُ وَلَهُمُ ٱلْبَنُونَ149

Diyanet İşleri Meali

Putperestlere sor, kızlar senin Rabbinin de erkekler onların mı?

37:15023. Cüz451. Sayfa

أَمْ خَلَقْنَا ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ إِنَٰثًۭا وَهُمْ شَٰهِدُونَ150

Diyanet İşleri Meali

Yoksa melekleri kız olarak yarattığımızda onlar hazır mı idiler?

37:15123. Cüz451. Sayfa

أَلَآ إِنَّهُم مِّنْ إِفْكِهِمْ لَيَقُولُونَ151

Diyanet İşleri Meali

Dikkat edin; doğrusu onlar yalan uydurup söylüyorlar, "Allah doğurdu" diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar.

37:15223. Cüz451. Sayfa

وَلَدَ ٱللَّهُ وَإِنَّهُمْ لَكَٰذِبُونَ152

Diyanet İşleri Meali

Dikkat edin; doğrusu onlar yalan uydurup söylüyorlar, "Allah doğurdu" diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar.

37:15323. Cüz451. Sayfa

أَصْطَفَى ٱلْبَنَاتِ عَلَى ٱلْبَنِينَ153

Diyanet İşleri Meali

Allah kızları, oğullara tercih mi etmiş?

37:15423. Cüz452. Sayfa

مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ154

Diyanet İşleri Meali

Ne oluyorsunuz? Ne biçim hükmediyorsunuz?

37:15523. Cüz452. Sayfa

أَفَلَا تَذَكَّرُونَ155

Diyanet İşleri Meali

Hiç düşünmez misiniz?

37:15623. Cüz452. Sayfa

أَمْ لَكُمْ سُلْطَٰنٌۭ مُّبِينٌۭ156

Diyanet İşleri Meali

Yoksa apaçık bir deliliniz mi var?

37:15723. Cüz452. Sayfa

فَأْتُوا۟ بِكِتَٰبِكُمْ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ157

Diyanet İşleri Meali

Doğru sözlülerden iseniz, kitabınızı getirin bakalım.

37:15823. Cüz452. Sayfa

وَجَعَلُوا۟ بَيْنَهُۥ وَبَيْنَ ٱلْجِنَّةِ نَسَبًۭا ۚ وَلَقَدْ عَلِمَتِ ٱلْجِنَّةُ إِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ158

Diyanet İşleri Meali

Allah'la cinler (melekler) arasında da bir soy bağı icadettiler. And olsun ki, cinler de, kendilerinin (bunu söyleyenlerin) hesap yerine götürüleceklerini bilirler.

37:15923. Cüz452. Sayfa

سُبْحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يَصِفُونَ159

Diyanet İşleri Meali

Allah onların vasıflandırmalarından münezzehtir.

37:16023. Cüz452. Sayfa

إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ160

Diyanet İşleri Meali

Allah'ın içten bağlı kulları bunların dışındadır.

37:16123. Cüz452. Sayfa

فَإِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ161

Diyanet İşleri Meali

Sizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz.

37:16223. Cüz452. Sayfa

مَآ أَنتُمْ عَلَيْهِ بِفَٰتِنِينَ162

Diyanet İşleri Meali

Sizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz.

37:16323. Cüz452. Sayfa

إِلَّا مَنْ هُوَ صَالِ ٱلْجَحِيمِ163

Diyanet İşleri Meali

Sizler ve taptığınız şeyler, cehenneme girecek kimseden başkasını Allah'a karşı azdırıcı değilsiniz.

37:16423. Cüz452. Sayfa

وَمَا مِنَّآ إِلَّا لَهُۥ مَقَامٌۭ مَّعْلُومٌۭ164

Diyanet İşleri Meali

Melekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz."

37:16523. Cüz452. Sayfa

وَإِنَّا لَنَحْنُ ٱلصَّآفُّونَ165

Diyanet İşleri Meali

Melekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz."

37:16623. Cüz452. Sayfa

وَإِنَّا لَنَحْنُ ٱلْمُسَبِّحُونَ166

Diyanet İşleri Meali

Melekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz."

37:16723. Cüz452. Sayfa

وَإِن كَانُوا۟ لَيَقُولُونَ167

Diyanet İşleri Meali

Putperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi.

37:16823. Cüz452. Sayfa

لَوْ أَنَّ عِندَنَا ذِكْرًۭا مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ168

Diyanet İşleri Meali

Putperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi.

37:16923. Cüz452. Sayfa

لَكُنَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ169

Diyanet İşleri Meali

Putperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi.

37:17023. Cüz452. Sayfa

فَكَفَرُوا۟ بِهِۦ ۖ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ170

Diyanet İşleri Meali

Böyleyken O'nu inkar ettiler. Ama bileceklerdir.

37:17123. Cüz452. Sayfa

وَلَقَدْ سَبَقَتْ كَلِمَتُنَا لِعِبَادِنَا ٱلْمُرْسَلِينَ171

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki, peygamber kullarımıza söz vermişizdir.

37:17223. Cüz452. Sayfa

إِنَّهُمْ لَهُمُ ٱلْمَنصُورُونَ172

Diyanet İşleri Meali

Onlar şüphesiz yardım göreceklerdir.

37:17323. Cüz452. Sayfa

وَإِنَّ جُندَنَا لَهُمُ ٱلْغَٰلِبُونَ173

Diyanet İşleri Meali

Bizim ordumuz şüphesiz üstün gelecektir.

37:17423. Cüz452. Sayfa

فَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍۢ174

Diyanet İşleri Meali

Bir süreye kadar onlara aldırış etme.

37:17523. Cüz452. Sayfa

وَأَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ175

Diyanet İşleri Meali

Onlara inecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.

37:17623. Cüz452. Sayfa

أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ176

Diyanet İşleri Meali

Azabımıza uğramakta acele mi ediyorlar?

37:17723. Cüz452. Sayfa

فَإِذَا نَزَلَ بِسَاحَتِهِمْ فَسَآءَ صَبَاحُ ٱلْمُنذَرِينَ177

Diyanet İşleri Meali

O azap, yurtlarına indiğinde, uyarılan fakat yola gelmeyenlerin sabahı ne kötü olur!

37:17823. Cüz452. Sayfa

وَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍۢ178

Diyanet İşleri Meali

Bir süreye kadar onlardan yüz çevir.

37:17923. Cüz452. Sayfa

وَأَبْصِرْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ179

Diyanet İşleri Meali

İnecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.

37:18023. Cüz452. Sayfa

سُبْحَٰنَ رَبِّكَ رَبِّ ٱلْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ180

Diyanet İşleri Meali

Senin güçlü olan Rabbin, onların vasıflandırmalarından münezzehtir.

37:18123. Cüz452. Sayfa

وَسَلَٰمٌ عَلَى ٱلْمُرْسَلِينَ181

Diyanet İşleri Meali

Ve selam, peygamberleredir.

37:18223. Cüz452. Sayfa

وَٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ182

Diyanet İşleri Meali

Hamd de Alemlerin Rabbi Allah'adır.

38

Sâd Suresi

Mekkî • 88 ayet

سُورَةُ صٓ
38:123. Cüz453. Sayfa

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ صٓ ۚ وَٱلْقُرْءَانِ ذِى ٱلذِّكْرِ1

Diyanet İşleri Meali

Sad. Öğüt veren Kuran'a and olsun ki, inkar edenler gurur ve ayrılık içindedirler.

38:223. Cüz453. Sayfa

بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى عِزَّةٍۢ وَشِقَاقٍۢ2

Diyanet İşleri Meali

Sad. Öğüt veren Kuran'a and olsun ki, inkar edenler gurur ve ayrılık içindedirler.

38:323. Cüz453. Sayfa

كَمْ أَهْلَكْنَا مِن قَبْلِهِم مِّن قَرْنٍۢ فَنَادَوا۟ وَّلَاتَ حِينَ مَنَاصٍۢ3

Diyanet İşleri Meali

Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Feryat ediyorlardı; oysa artık kurtulma zamanı değildi.

38:423. Cüz453. Sayfa

وَعَجِبُوٓا۟ أَن جَآءَهُم مُّنذِرٌۭ مِّنْهُمْ ۖ وَقَالَ ٱلْكَٰفِرُونَ هَٰذَا سَٰحِرٌۭ كَذَّابٌ4

Diyanet İşleri Meali

Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaşmışlardı. İnkarcılar: "Bu, pek yalancı bir sihirbazdır; tanrıları tek bir tanrı mı yaptı? Doğrusu bu tuhaf bir şeydir" demişlerdi.

38:523. Cüz453. Sayfa

أَجَعَلَ ٱلْءَالِهَةَ إِلَٰهًۭا وَٰحِدًا ۖ إِنَّ هَٰذَا لَشَىْءٌ عُجَابٌۭ5

Diyanet İşleri Meali

Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaşmışlardı. İnkarcılar: "Bu, pek yalancı bir sihirbazdır; tanrıları tek bir tanrı mı yaptı? Doğrusu bu tuhaf bir şeydir" demişlerdi.

38:623. Cüz453. Sayfa

وَٱنطَلَقَ ٱلْمَلَأُ مِنْهُمْ أَنِ ٱمْشُوا۟ وَٱصْبِرُوا۟ عَلَىٰٓ ءَالِهَتِكُمْ ۖ إِنَّ هَٰذَا لَشَىْءٌۭ يُرَادُ6

Diyanet İşleri Meali

Onlardan ileri gelenler: "Yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direnin, sizden istenen şüphesiz budur. Başka dinde de bunu işitmedik; bu ancak bir uydurmadır. Kuran, aramızda ona mı indirilmeliydi?" dediler. Hayır, bunlar Kuran'ımızdan şüphededirler. Hayır, azabımızı henüz tatmamışlardır.

38:723. Cüz453. Sayfa

مَا سَمِعْنَا بِهَٰذَا فِى ٱلْمِلَّةِ ٱلْءَاخِرَةِ إِنْ هَٰذَآ إِلَّا ٱخْتِلَٰقٌ7

Diyanet İşleri Meali

Onlardan ileri gelenler: "Yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direnin, sizden istenen şüphesiz budur. Başka dinde de bunu işitmedik; bu ancak bir uydurmadır. Kuran, aramızda ona mı indirilmeliydi?" dediler. Hayır, bunlar Kuran'ımızdan şüphededirler. Hayır, azabımızı henüz tatmamışlardır.

38:823. Cüz453. Sayfa

أَءُنزِلَ عَلَيْهِ ٱلذِّكْرُ مِنۢ بَيْنِنَا ۚ بَلْ هُمْ فِى شَكٍّۢ مِّن ذِكْرِى ۖ بَل لَّمَّا يَذُوقُوا۟ عَذَابِ8

Diyanet İşleri Meali

Onlardan ileri gelenler: "Yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direnin, sizden istenen şüphesiz budur. Başka dinde de bunu işitmedik; bu ancak bir uydurmadır. Kuran, aramızda ona mı indirilmeliydi?" dediler. Hayır, bunlar Kuran'ımızdan şüphededirler. Hayır, azabımızı henüz tatmamışlardır.

38:923. Cüz453. Sayfa

أَمْ عِندَهُمْ خَزَآئِنُ رَحْمَةِ رَبِّكَ ٱلْعَزِيزِ ٱلْوَهَّابِ9

Diyanet İşleri Meali

Yoksa, güçlü ve çok ihsan sahibi olan Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır?

38:1023. Cüz453. Sayfa

أَمْ لَهُم مُّلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ۖ فَلْيَرْتَقُوا۟ فِى ٱلْأَسْبَٰبِ10

Diyanet İşleri Meali

Yahut, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların hükümranlığı onların elinde midir? Öyle ise sebeplere tevessül edip göğe yükselsinler!

38:1123. Cüz453. Sayfa

جُندٌۭ مَّا هُنَالِكَ مَهْزُومٌۭ مِّنَ ٱلْأَحْزَابِ11

Diyanet İşleri Meali

Onlar burada takım takım bozguna uğramış perişan bir ordudur.

38:1223. Cüz453. Sayfa

كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍۢ وَعَادٌۭ وَفِرْعَوْنُ ذُو ٱلْأَوْتَادِ12

Diyanet İşleri Meali

Onlardan önce Nuh milleti, Ad, sarsılmaz bir saltanatın sahibi Firavun, Semud, Lut milleti, Eykeliler de peygamberleri yalanlamıştı. İşte bunlar da peygamberlerine karşı birleşen topluluklardır.

38:1323. Cüz453. Sayfa

وَثَمُودُ وَقَوْمُ لُوطٍۢ وَأَصْحَٰبُ لْـَٔيْكَةِ ۚ أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلْأَحْزَابُ13

Diyanet İşleri Meali

Onlardan önce Nuh milleti, Ad, sarsılmaz bir saltanatın sahibi Firavun, Semud, Lut milleti, Eykeliler de peygamberleri yalanlamıştı. İşte bunlar da peygamberlerine karşı birleşen topluluklardır.

38:1423. Cüz453. Sayfa

إِن كُلٌّ إِلَّا كَذَّبَ ٱلرُّسُلَ فَحَقَّ عِقَابِ14

Diyanet İşleri Meali

Hepsi peygamberleri yalanladı da azabımı hakettiler.

38:1523. Cüz453. Sayfa

وَمَا يَنظُرُ هَٰٓؤُلَآءِ إِلَّا صَيْحَةًۭ وَٰحِدَةًۭ مَّا لَهَا مِن فَوَاقٍۢ15

Diyanet İşleri Meali

Bunlar da ancak, bir an gecikmesi olmayan tek bir çığlık beklemektedirler.

38:1623. Cüz453. Sayfa

وَقَالُوا۟ رَبَّنَا عَجِّل لَّنَا قِطَّنَا قَبْلَ يَوْمِ ٱلْحِسَابِ16

Diyanet İşleri Meali

Onlar ise "Rabbimiz! Bizim payımızı hesap gününden önce ver" derler.

38:1723. Cüz454. Sayfa

ٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَٱذْكُرْ عَبْدَنَا دَاوُۥدَ ذَا ٱلْأَيْدِ ۖ إِنَّهُۥٓ أَوَّابٌ17

Diyanet İşleri Meali

Onların söylediklerine sabret; güçlü kulumuz Davud'u an; o, daima Allah'a yönelirdi.

38:1823. Cüz454. Sayfa

إِنَّا سَخَّرْنَا ٱلْجِبَالَ مَعَهُۥ يُسَبِّحْنَ بِٱلْعَشِىِّ وَٱلْإِشْرَاقِ18

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu Biz, akşam sabah onunla beraber tesbih eden dağları, kuşları da toplu halde onun buyruğu altına vermiştik. Her biri ona yönelmekteydi.

38:1923. Cüz454. Sayfa

وَٱلطَّيْرَ مَحْشُورَةًۭ ۖ كُلٌّۭ لَّهُۥٓ أَوَّابٌۭ19

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu Biz, akşam sabah onunla beraber tesbih eden dağları, kuşları da toplu halde onun buyruğu altına vermiştik. Her biri ona yönelmekteydi.

38:2023. Cüz454. Sayfa

وَشَدَدْنَا مُلْكَهُۥ وَءَاتَيْنَٰهُ ٱلْحِكْمَةَ وَفَصْلَ ٱلْخِطَابِ20

Diyanet İşleri Meali

Onun hükümranlığını kuvvetlendirmiştik. Ona hikmet ve kesin hüküm selahiyeti vermiştik.

38:2123. Cüz454. Sayfa

۞ وَهَلْ أَتَىٰكَ نَبَؤُا۟ ٱلْخَصْمِ إِذْ تَسَوَّرُوا۟ ٱلْمِحْرَابَ21

Diyanet İşleri Meali

Sana davacıların haberi ulaştı mı? Mabedin duvarına tırmanıp Davud'un yanına girmişlerdi de, o onlardan ürkmüştü. Şöyle demişlerdi: "Korkma, birbirinin hakkına tecavüz etmiş iki davacıyız; aramızda adaletle hükmet, ondan ayrılma, bizi doğru yola çıkar."

38:2223. Cüz454. Sayfa

إِذْ دَخَلُوا۟ عَلَىٰ دَاوُۥدَ فَفَزِعَ مِنْهُمْ ۖ قَالُوا۟ لَا تَخَفْ ۖ خَصْمَانِ بَغَىٰ بَعْضُنَا عَلَىٰ بَعْضٍۢ فَٱحْكُم بَيْنَنَا بِٱلْحَقِّ وَلَا تُشْطِطْ وَٱهْدِنَآ إِلَىٰ سَوَآءِ ٱلصِّرَٰطِ22

Diyanet İşleri Meali

Sana davacıların haberi ulaştı mı? Mabedin duvarına tırmanıp Davud'un yanına girmişlerdi de, o onlardan ürkmüştü. Şöyle demişlerdi: "Korkma, birbirinin hakkına tecavüz etmiş iki davacıyız; aramızda adaletle hükmet, ondan ayrılma, bizi doğru yola çıkar."

38:2323. Cüz454. Sayfa

إِنَّ هَٰذَآ أَخِى لَهُۥ تِسْعٌۭ وَتِسْعُونَ نَعْجَةًۭ وَلِىَ نَعْجَةٌۭ وَٰحِدَةٌۭ فَقَالَ أَكْفِلْنِيهَا وَعَزَّنِى فِى ٱلْخِطَابِ23

Diyanet İşleri Meali

"Bu kardeşimin doksan dokuz dişi koyunu, benim de bir tek dişi koyunum vardır; O'nu da bana ver dedi ve tartışmada beni yendi."

38:2423. Cüz454. SayfaSecde

قَالَ لَقَدْ ظَلَمَكَ بِسُؤَالِ نَعْجَتِكَ إِلَىٰ نِعَاجِهِۦ ۖ وَإِنَّ كَثِيرًۭا مِّنَ ٱلْخُلَطَآءِ لَيَبْغِى بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَقَلِيلٌۭ مَّا هُمْ ۗ وَظَنَّ دَاوُۥدُ أَنَّمَا فَتَنَّٰهُ فَٱسْتَغْفَرَ رَبَّهُۥ وَخَرَّ رَاكِعًۭا وَأَنَابَ ۩24

Diyanet İşleri Meali

Davud: "And olsun ki, senin dişi koyununu kendi dişi koyunlarına katmak istemekle sana haksızlıkta bulunmuştur. Doğrusu ortakçıların çoğu birbirlerinin haklarına tecavüz ederler. İnanıp yararlı iş işleyenler bunun dışındadır ki sayıları da ne kadar azdır!" demişti. Davud, Kendisini denediğimizi sanmıştı da, Rabbinden mağfiret dileyerek eğilip secdeye kapanmış, tevbe etmiş, Allah'a yönelmişti.

38:2523. Cüz454. Sayfa

فَغَفَرْنَا لَهُۥ ذَٰلِكَ ۖ وَإِنَّ لَهُۥ عِندَنَا لَزُلْفَىٰ وَحُسْنَ مَـَٔابٍۢ25

Diyanet İşleri Meali

Böylece onu bağışlamıştık. Katımızda onun yakınlığı ve güzel bir geleceği vardır.

38:2623. Cüz454. Sayfa

يَٰدَاوُۥدُ إِنَّا جَعَلْنَٰكَ خَلِيفَةًۭ فِى ٱلْأَرْضِ فَٱحْكُم بَيْنَ ٱلنَّاسِ بِٱلْحَقِّ وَلَا تَتَّبِعِ ٱلْهَوَىٰ فَيُضِلَّكَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ ۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَضِلُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ لَهُمْ عَذَابٌۭ شَدِيدٌۢ بِمَا نَسُوا۟ يَوْمَ ٱلْحِسَابِ26

Diyanet İşleri Meali

Ey Davud! Seni şüphesiz yeryüzünde hükümran kıldık, o halde insanlar arasında adaletle hükmet, hevese uyma yoksa seni Allah'ın yolundan saptırır. Doğrusu, Allah'ın yolundan sapanlara, onlara, hesap gününü unutmalarına karşılık çetin azap vardır.

38:2723. Cüz455. Sayfa

وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَآءَ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا بَٰطِلًۭا ۚ ذَٰلِكَ ظَنُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ۚ فَوَيْلٌۭ لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِنَ ٱلنَّارِ27

Diyanet İşleri Meali

Göğü, yeri ve ikisinin arasında bulunanları boşuna yaratmadık. Bunun boşuna olduğu, inkar edenlerin sanısıdır. Vay ateşe uğrayacak inkarcıların haline!

38:2823. Cüz455. Sayfa

أَمْ نَجْعَلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ كَٱلْمُفْسِدِينَ فِى ٱلْأَرْضِ أَمْ نَجْعَلُ ٱلْمُتَّقِينَ كَٱلْفُجَّارِ28

Diyanet İşleri Meali

Yoksa, inanıp yararlı iş işleyenleri, yeryüzünde, bozguncular gibi mi tutarız? Yoksa, Allah'a karşı gelmekten sakınanları yoldan çıkanlar gibi mi tutarız?

38:2923. Cüz455. Sayfa

كِتَٰبٌ أَنزَلْنَٰهُ إِلَيْكَ مُبَٰرَكٌۭ لِّيَدَّبَّرُوٓا۟ ءَايَٰتِهِۦ وَلِيَتَذَكَّرَ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَٰبِ29

Diyanet İşleri Meali

Sana indirdiğimiz bu Kitap mübarektir; ayetlerini düşünsünler, aklı olanlar da öğüt alsınlar.

38:3023. Cüz455. Sayfa

وَوَهَبْنَا لِدَاوُۥدَ سُلَيْمَٰنَ ۚ نِعْمَ ٱلْعَبْدُ ۖ إِنَّهُۥٓ أَوَّابٌ30

Diyanet İşleri Meali

Davud'a Süleyman'ı bahşettik; o ne güzel bir kuldu! Doğrusu o daima Allah'a yönelirdi.

38:3123. Cüz455. Sayfa

إِذْ عُرِضَ عَلَيْهِ بِٱلْعَشِىِّ ٱلصَّٰفِنَٰتُ ٱلْجِيَادُ31

Diyanet İşleri Meali

Ona bir akşam üstü, çalımlı, cins koşu atları sunulmuştu.

38:3223. Cüz455. Sayfa

فَقَالَ إِنِّىٓ أَحْبَبْتُ حُبَّ ٱلْخَيْرِ عَن ذِكْرِ رَبِّى حَتَّىٰ تَوَارَتْ بِٱلْحِجَابِ32

Diyanet İşleri Meali

Süleyman: "Doğrusu ben bu iyi malları, Rabbimi anmayı sağladıkları için severim" demişti. Koşup, toz perdesi arkasında kayboldukları zaman: "onları bana getirin" dedi. Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başlamıştı.

38:3323. Cüz455. Sayfa

رُدُّوهَا عَلَىَّ ۖ فَطَفِقَ مَسْحًۢا بِٱلسُّوقِ وَٱلْأَعْنَاقِ33

Diyanet İşleri Meali

Süleyman: "Doğrusu ben bu iyi malları, Rabbimi anmayı sağladıkları için severim" demişti. Koşup, toz perdesi arkasında kayboldukları zaman: "onları bana getirin" dedi. Bacaklarını ve boyunlarını sıvazlamaya başlamıştı.

38:3423. Cüz455. Sayfa

وَلَقَدْ فَتَنَّا سُلَيْمَٰنَ وَأَلْقَيْنَا عَلَىٰ كُرْسِيِّهِۦ جَسَدًۭا ثُمَّ أَنَابَ34

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki Süleyman'ı denedik, hükümranlığını zayıf düşürdük; sonra eski haline döndü.

38:3523. Cüz455. Sayfa

قَالَ رَبِّ ٱغْفِرْ لِى وَهَبْ لِى مُلْكًۭا لَّا يَنۢبَغِى لِأَحَدٍۢ مِّنۢ بَعْدِىٓ ۖ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْوَهَّابُ35

Diyanet İşleri Meali

Süleyman: "Rabbim! Beni bağışla, bana benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir hükümranlık ver; Sen şüphesiz, daima bağışta bulunansın" dedi.

38:3623. Cüz455. Sayfa

فَسَخَّرْنَا لَهُ ٱلرِّيحَ تَجْرِى بِأَمْرِهِۦ رُخَآءً حَيْثُ أَصَابَ36

Diyanet İşleri Meali

Bunun üzerine Biz de, istediği yere onun buyruğu ile kolayca giden rüzgarı, bina kuran ve dalgıçlık yapan şeytanları, demir halkalarla bağlı diğerlerini onun buyruğu altına verdik.

38:3723. Cüz455. Sayfa

وَٱلشَّيَٰطِينَ كُلَّ بَنَّآءٍۢ وَغَوَّاصٍۢ37

Diyanet İşleri Meali

Bunun üzerine Biz de, istediği yere onun buyruğu ile kolayca giden rüzgarı, bina kuran ve dalgıçlık yapan şeytanları, demir halkalarla bağlı diğerlerini onun buyruğu altına verdik.

38:3823. Cüz455. Sayfa

وَءَاخَرِينَ مُقَرَّنِينَ فِى ٱلْأَصْفَادِ38

Diyanet İşleri Meali

Bunun üzerine Biz de, istediği yere onun buyruğu ile kolayca giden rüzgarı, bina kuran ve dalgıçlık yapan şeytanları, demir halkalarla bağlı diğerlerini onun buyruğu altına verdik.

38:3923. Cüz455. Sayfa

هَٰذَا عَطَآؤُنَا فَٱمْنُنْ أَوْ أَمْسِكْ بِغَيْرِ حِسَابٍۢ39

Diyanet İşleri Meali

"İşte Bizim bağışımız budur; ister ver, ister tut, hesapsızdır." dedik.

38:4023. Cüz455. Sayfa

وَإِنَّ لَهُۥ عِندَنَا لَزُلْفَىٰ وَحُسْنَ مَـَٔابٍۢ40

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu onun katımızda yakınlığı ve güzel bir istikbali vardır.

38:4123. Cüz455. Sayfa

وَٱذْكُرْ عَبْدَنَآ أَيُّوبَ إِذْ نَادَىٰ رَبَّهُۥٓ أَنِّى مَسَّنِىَ ٱلشَّيْطَٰنُ بِنُصْبٍۢ وَعَذَابٍ41

Diyanet İşleri Meali

Kulumuz Eyyub'u da an; Rabbine: "Doğrusu şeytan bana yorgunluk ve azap verdi" diye seslenmişti.

38:4223. Cüz455. Sayfa

ٱرْكُضْ بِرِجْلِكَ ۖ هَٰذَا مُغْتَسَلٌۢ بَارِدٌۭ وَشَرَابٌۭ42

Diyanet İşleri Meali

"Ayağını yere vur! İşte yıkanacak ve içilecek soğuk bir su" dedik.

38:4323. Cüz456. Sayfa

وَوَهَبْنَا لَهُۥٓ أَهْلَهُۥ وَمِثْلَهُم مَّعَهُمْ رَحْمَةًۭ مِّنَّا وَذِكْرَىٰ لِأُو۟لِى ٱلْأَلْبَٰبِ43

Diyanet İşleri Meali

Katımızdan bir rahmet ve akıl sahiplerine bir öğüt olmak üzere, ona tekrar ailesini ve geçmiş olanlarla bir mislini daha vermiştik.

38:4423. Cüz456. Sayfa

وَخُذْ بِيَدِكَ ضِغْثًۭا فَٱضْرِب بِّهِۦ وَلَا تَحْنَثْ ۗ إِنَّا وَجَدْنَٰهُ صَابِرًۭا ۚ نِّعْمَ ٱلْعَبْدُ ۖ إِنَّهُۥٓ أَوَّابٌۭ44

Diyanet İşleri Meali

"Ey Eyyub! Eline bir demet sap alıp onunla vur, yeminini bozma" demiştik. Doğrusu Biz onu sabırlı bulmuştuk. Ne iyi kuldu, daima Allah'a yönelirdi.

38:4523. Cüz456. Sayfa

وَٱذْكُرْ عِبَٰدَنَآ إِبْرَٰهِيمَ وَإِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ أُو۟لِى ٱلْأَيْدِى وَٱلْأَبْصَٰرِ45

Diyanet İşleri Meali

Güçlü ve anlayışlı olan kullarımız İbrahim, İshak ve Yakub'u da an.

38:4623. Cüz456. Sayfa

إِنَّآ أَخْلَصْنَٰهُم بِخَالِصَةٍۢ ذِكْرَى ٱلدَّارِ46

Diyanet İşleri Meali

Biz onları ahiret yurdunu düşünen, içten bağlı kimseler kıldık.

38:4723. Cüz456. Sayfa

وَإِنَّهُمْ عِندَنَا لَمِنَ ٱلْمُصْطَفَيْنَ ٱلْأَخْيَارِ47

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu onlar katımızda seçkin, iyi kimselerdendirler.

38:4823. Cüz456. Sayfa

وَٱذْكُرْ إِسْمَٰعِيلَ وَٱلْيَسَعَ وَذَا ٱلْكِفْلِ ۖ وَكُلٌّۭ مِّنَ ٱلْأَخْيَارِ48

Diyanet İşleri Meali

İsmail'i, Elyesa'ı, Zülkifl'i de an. Hepsi iyilerdendir.

38:4923. Cüz456. Sayfa

هَٰذَا ذِكْرٌۭ ۚ وَإِنَّ لِلْمُتَّقِينَ لَحُسْنَ مَـَٔابٍۢ49

Diyanet İşleri Meali

İşte bu güzel bir anmadır. Doğrusu Allah'a karşı gelmekten sakınanlara güzel bir gelecek vardır.

38:5023. Cüz456. Sayfa

جَنَّٰتِ عَدْنٍۢ مُّفَتَّحَةًۭ لَّهُمُ ٱلْأَبْوَٰبُ50

Diyanet İşleri Meali

Kapıları onlara açılmış Adn cennetleri vardır.

38:5123. Cüz456. Sayfa

مُتَّكِـِٔينَ فِيهَا يَدْعُونَ فِيهَا بِفَٰكِهَةٍۢ كَثِيرَةٍۢ وَشَرَابٍۢ51

Diyanet İşleri Meali

Orada tahtlara yaslanmış olarak türlü meyveler ve içecekler isterler.

38:5223. Cüz456. Sayfa

۞ وَعِندَهُمْ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ أَتْرَابٌ52

Diyanet İşleri Meali

Yanlarında, gözlerini eşlerine dikmiş yaşıt güzeller vardır.

38:5323. Cüz456. Sayfa

هَٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِيَوْمِ ٱلْحِسَابِ53

Diyanet İşleri Meali

İşte bu hesap günü için, size söz verilenlerdir.

38:5423. Cüz456. Sayfa

إِنَّ هَٰذَا لَرِزْقُنَا مَا لَهُۥ مِن نَّفَادٍ54

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu, verdiğimiz bu rızıklar tükenecek değildir.

38:5523. Cüz456. Sayfa

هَٰذَا ۚ وَإِنَّ لِلطَّٰغِينَ لَشَرَّ مَـَٔابٍۢ55

Diyanet İşleri Meali

Bu böyle; ama azgınlara kötü bir gelecek vardır.

38:5623. Cüz456. Sayfa

جَهَنَّمَ يَصْلَوْنَهَا فَبِئْسَ ٱلْمِهَادُ56

Diyanet İşleri Meali

Cehenneme girerler; ne kötü bir konaktır!

38:5723. Cüz456. Sayfa

هَٰذَا فَلْيَذُوقُوهُ حَمِيمٌۭ وَغَسَّاقٌۭ57

Diyanet İşleri Meali

İşte bu kaynar su ve irindir, artık onu tatsınlar.

38:5823. Cüz456. Sayfa

وَءَاخَرُ مِن شَكْلِهِۦٓ أَزْوَٰجٌ58

Diyanet İşleri Meali

Bunlara benzer daha başkaları da vardır...

38:5923. Cüz456. Sayfa

هَٰذَا فَوْجٌۭ مُّقْتَحِمٌۭ مَّعَكُمْ ۖ لَا مَرْحَبًۢا بِهِمْ ۚ إِنَّهُمْ صَالُوا۟ ٱلنَّارِ59

Diyanet İşleri Meali

(İnkarcıların ileri gelenlerine denir ki;) "İşte şunlar sizinle beraber girecek olanlardır." (Derler ki;) "Onlar rahat yüzü görmesin. Behemehal ateşe gireceklerdir"

38:6023. Cüz456. Sayfa

قَالُوا۟ بَلْ أَنتُمْ لَا مَرْحَبًۢا بِكُمْ ۖ أَنتُمْ قَدَّمْتُمُوهُ لَنَا ۖ فَبِئْسَ ٱلْقَرَارُ60

Diyanet İşleri Meali

(Onlara uyanlar;) "Hayır, asıl siz rahat yüzü görmeyin; bunu başımıza getiren sizsiniz; ne kötü bir duraktır!" derler.

38:6123. Cüz456. Sayfa

قَالُوا۟ رَبَّنَا مَن قَدَّمَ لَنَا هَٰذَا فَزِدْهُ عَذَابًۭا ضِعْفًۭا فِى ٱلنَّارِ61

Diyanet İşleri Meali

"Rabbimiz! Bunu kim başımıza getirdiyse, ateşte onun azabını kat kat artır" derler.

38:6223. Cüz457. Sayfa

وَقَالُوا۟ مَا لَنَا لَا نَرَىٰ رِجَالًۭا كُنَّا نَعُدُّهُم مِّنَ ٱلْأَشْرَارِ62

Diyanet İşleri Meali

Şöyle derler: "Kendilerini dünyada iken kötü saydığımız kimseleri burada niçin görmüyoruz?"

38:6323. Cüz457. Sayfa

أَتَّخَذْنَٰهُمْ سِخْرِيًّا أَمْ زَاغَتْ عَنْهُمُ ٱلْأَبْصَٰرُ63

Diyanet İşleri Meali

"Onları alaya alırdık; yoksa şimdi gözlere görünmezler mi?"

38:6423. Cüz457. Sayfa

إِنَّ ذَٰلِكَ لَحَقٌّۭ تَخَاصُمُ أَهْلِ ٱلنَّارِ64

Diyanet İşleri Meali

İşte cehennemliklerin bu şekilde tartışması gerçektir.

38:6523. Cüz457. Sayfa

قُلْ إِنَّمَآ أَنَا۠ مُنذِرٌۭ ۖ وَمَا مِنْ إِلَٰهٍ إِلَّا ٱللَّهُ ٱلْوَٰحِدُ ٱلْقَهَّارُ65

Diyanet İşleri Meali

De ki: "Ben sadece bir uyarıcıyım. Gücü her şeye yeten tek Allah'tan başka tanrı yoktur."

38:6623. Cüz457. Sayfa

رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ٱلْعَزِيزُ ٱلْغَفَّٰرُ66

Diyanet İşleri Meali

"Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi, güçlüdür, çok bağışlayandır."

38:6723. Cüz457. Sayfa

قُلْ هُوَ نَبَؤٌا۟ عَظِيمٌ67

Diyanet İşleri Meali

De ki: "Bu Kuran büyük bir haberdir, ama siz ondan yüz çeviriyorsunuz."

38:6823. Cüz457. Sayfa

أَنتُمْ عَنْهُ مُعْرِضُونَ68

Diyanet İşleri Meali

De ki: "Bu Kuran büyük bir haberdir, ama siz ondan yüz çeviriyorsunuz."

38:6923. Cüz457. Sayfa

مَا كَانَ لِىَ مِنْ عِلْمٍۭ بِٱلْمَلَإِ ٱلْأَعْلَىٰٓ إِذْ يَخْتَصِمُونَ69

Diyanet İşleri Meali

"Onlar tartışırlarken Melei Ala'daki bu olanlar hakkında bir bilgim yoktu."

38:7023. Cüz457. Sayfa

إِن يُوحَىٰٓ إِلَىَّ إِلَّآ أَنَّمَآ أَنَا۠ نَذِيرٌۭ مُّبِينٌ70

Diyanet İşleri Meali

"Bana sadece vahyolunuyor; doğrusu ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

38:7123. Cüz457. Sayfa

إِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَٰٓئِكَةِ إِنِّى خَٰلِقٌۢ بَشَرًۭا مِّن طِينٍۢ71

Diyanet İşleri Meali

Rabbin meleklere şöyle demişti: "Ben çamurdan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan ona üflediğim zaman ona secdeye kapanın."

38:7223. Cüz457. Sayfa

فَإِذَا سَوَّيْتُهُۥ وَنَفَخْتُ فِيهِ مِن رُّوحِى فَقَعُوا۟ لَهُۥ سَٰجِدِينَ72

Diyanet İşleri Meali

Rabbin meleklere şöyle demişti: "Ben çamurdan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan ona üflediğim zaman ona secdeye kapanın."

38:7323. Cüz457. Sayfa

فَسَجَدَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ أَجْمَعُونَ73

Diyanet İşleri Meali

Bütün melekler secde etmişlerdi, fakat İblis; o, büyüklük taslamış ve inkarcılardan olmuştu.

38:7423. Cüz457. Sayfa

إِلَّآ إِبْلِيسَ ٱسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ ٱلْكَٰفِرِينَ74

Diyanet İşleri Meali

Bütün melekler secde etmişlerdi, fakat İblis; o, büyüklük taslamış ve inkarcılardan olmuştu.

38:7523. Cüz457. Sayfa

قَالَ يَٰٓإِبْلِيسُ مَا مَنَعَكَ أَن تَسْجُدَ لِمَا خَلَقْتُ بِيَدَىَّ ۖ أَسْتَكْبَرْتَ أَمْ كُنتَ مِنَ ٱلْعَالِينَ75

Diyanet İşleri Meali

Allah: "Ey İblis, ellerimle (kudretimle) yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan nedir? Böbürlendin mi? Yoksa gururlananlardan mısın?" dedi.

38:7623. Cüz457. Sayfa

قَالَ أَنَا۠ خَيْرٌۭ مِّنْهُ ۖ خَلَقْتَنِى مِن نَّارٍۢ وَخَلَقْتَهُۥ مِن طِينٍۢ76

Diyanet İşleri Meali

İblis: "Ben ondan daha üstünüm. Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın" dedi.

38:7723. Cüz457. Sayfa

قَالَ فَٱخْرُجْ مِنْهَا فَإِنَّكَ رَجِيمٌۭ77

Diyanet İşleri Meali

Allah: "Defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Din (kıyamet/ceza) gününe kadar lanetim senin üzerinedir" dedi.

38:7823. Cüz457. Sayfa

وَإِنَّ عَلَيْكَ لَعْنَتِىٓ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلدِّينِ78

Diyanet İşleri Meali

Allah: "Defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Din (kıyamet/ceza) gününe kadar lanetim senin üzerinedir" dedi.

38:7923. Cüz457. Sayfa

قَالَ رَبِّ فَأَنظِرْنِىٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ79

Diyanet İşleri Meali

"Rabbim! Dirilecekleri güne kadar beni (canımı almayı) ertele" dedi.

38:8023. Cüz457. Sayfa

قَالَ فَإِنَّكَ مِنَ ٱلْمُنظَرِينَ80

Diyanet İşleri Meali

Allah: "Sen bilinen güne kadar erteye bırakılanlardansın" dedi.

38:8123. Cüz457. Sayfa

إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْوَقْتِ ٱلْمَعْلُومِ81

Diyanet İşleri Meali

Allah: "Sen bilinen güne kadar erteye bırakılanlardansın" dedi.

38:8223. Cüz457. Sayfa

قَالَ فَبِعِزَّتِكَ لَأُغْوِيَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ82

Diyanet İşleri Meali

İblis: "Senin kudretine and olsun ki, onlardan, sana içten bağlı olan kulların bir yana, hepsini azdıracağım" dedi.

38:8323. Cüz457. Sayfa

إِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ ٱلْمُخْلَصِينَ83

Diyanet İşleri Meali

İblis: "Senin kudretine and olsun ki, onlardan, sana içten bağlı olan kulların bir yana, hepsini azdıracağım" dedi.

38:8423. Cüz458. Sayfa

قَالَ فَٱلْحَقُّ وَٱلْحَقَّ أَقُولُ84

Diyanet İşleri Meali

Allah: "Doğrudur; işte Ben hakikati söylüyorum, sen ve sana uyanların hepsiyle cehennemi dolduracağım" dedi.

38:8523. Cüz458. Sayfa

لَأَمْلَأَنَّ جَهَنَّمَ مِنكَ وَمِمَّن تَبِعَكَ مِنْهُمْ أَجْمَعِينَ85

Diyanet İşleri Meali

Allah: "Doğrudur; işte Ben hakikati söylüyorum, sen ve sana uyanların hepsiyle cehennemi dolduracağım" dedi.

38:8623. Cüz458. Sayfa

قُلْ مَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍۢ وَمَآ أَنَا۠ مِنَ ٱلْمُتَكَلِّفِينَ86

Diyanet İşleri Meali

De ki: "Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Kendiliğimden bir şey iddia eden kimselerden de değilim."

38:8723. Cüz458. Sayfa

إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌۭ لِّلْعَٰلَمِينَ87

Diyanet İşleri Meali

"Bu Kuran, ancak dünyalar için bir öğüttür."

38:8823. Cüz458. Sayfa

وَلَتَعْلَمُنَّ نَبَأَهُۥ بَعْدَ حِينٍۭ88

Diyanet İşleri Meali

"Onun verdiği haberin doğruluğunu bir zaman sonra öğreneceksiniz."

39

Zümer Suresi

Mekkî • 75 ayet

سُورَةُ الزُّمَرِ
39:123. Cüz458. Sayfa

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ تَنزِيلُ ٱلْكِتَٰبِ مِنَ ٱللَّهِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَكِيمِ1

Diyanet İşleri Meali

Kitap'ın indirilmesi, güçlü ve Hakim olan Allah katındandır.

39:223. Cüz458. Sayfa

إِنَّآ أَنزَلْنَآ إِلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ بِٱلْحَقِّ فَٱعْبُدِ ٱللَّهَ مُخْلِصًۭا لَّهُ ٱلدِّينَ2

Diyanet İşleri Meali

Biz sana Kitap'ı gerçekle indirdik. Öyle ise dini Allah için halis kılarak O'na kulluk et.

39:323. Cüz458. Sayfa

أَلَا لِلَّهِ ٱلدِّينُ ٱلْخَالِصُ ۚ وَٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِهِۦٓ أَوْلِيَآءَ مَا نَعْبُدُهُمْ إِلَّا لِيُقَرِّبُونَآ إِلَى ٱللَّهِ زُلْفَىٰٓ إِنَّ ٱللَّهَ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ فِى مَا هُمْ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ ۗ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى مَنْ هُوَ كَٰذِبٌۭ كَفَّارٌۭ3

Diyanet İşleri Meali

Dikkat edin, halis din Allah'ındır; O'nu bırakıp da putlardan dostlar edinenler: "Onlara, bizi Allah'a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz" derler. Doğrusu Allah ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Allah şüphesiz yalancı ve inkarcı kimseyi doğru yola eriştirmez.

39:423. Cüz458. Sayfa

لَّوْ أَرَادَ ٱللَّهُ أَن يَتَّخِذَ وَلَدًۭا لَّٱصْطَفَىٰ مِمَّا يَخْلُقُ مَا يَشَآءُ ۚ سُبْحَٰنَهُۥ ۖ هُوَ ٱللَّهُ ٱلْوَٰحِدُ ٱلْقَهَّارُ4

Diyanet İşleri Meali

Allah çocuk edinmek isteseydi, yaratıklarından dilediğini seçerdi. O münezzehtir, O; gücü her şeye yeten tek Allah'tır.

39:523. Cüz458. Sayfa

خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ ۖ يُكَوِّرُ ٱلَّيْلَ عَلَى ٱلنَّهَارِ وَيُكَوِّرُ ٱلنَّهَارَ عَلَى ٱلَّيْلِ ۖ وَسَخَّرَ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ ۖ كُلٌّۭ يَجْرِى لِأَجَلٍۢ مُّسَمًّى ۗ أَلَا هُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْغَفَّٰرُ5

Diyanet İşleri Meali

Gökleri ve yeri gerçekten yaratan O'dur. Geceyi gündüze dolar, gündüzü geceye dolar. Her biri belirli bir süreye kadar yörüngelerinde yürüyen güneş ve ayı buyruk altında tutar. Dikkat edin, güçlü olan, çok bağışlayan O'dur.

39:623. Cüz459. Sayfa

خَلَقَكُم مِّن نَّفْسٍۢ وَٰحِدَةٍۢ ثُمَّ جَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَأَنزَلَ لَكُم مِّنَ ٱلْأَنْعَٰمِ ثَمَٰنِيَةَ أَزْوَٰجٍۢ ۚ يَخْلُقُكُمْ فِى بُطُونِ أُمَّهَٰتِكُمْ خَلْقًۭا مِّنۢ بَعْدِ خَلْقٍۢ فِى ظُلُمَٰتٍۢ ثَلَٰثٍۢ ۚ ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمْ لَهُ ٱلْمُلْكُ ۖ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ۖ فَأَنَّىٰ تُصْرَفُونَ6

Diyanet İşleri Meali

Sizi bir tek nefisten yaratmış, sonra ondan eşini varetmiştir; sizin için hayvanlardan sekiz çift meydana getirmiştir; sizi annelerinizin karınlarında üç türlü karanlık içinde, yaratılıştan yaratılışa geçirerek yaratmıştır; işte bu Rabbiniz olan Allah'tır. Hükümranlık O'nundur, O'ndan başka tanrı yoktur. Öyleyken nasıl olur da O'nu bırakıp başkasına yönelirsiniz?

39:723. Cüz459. Sayfa

إِن تَكْفُرُوا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَنِىٌّ عَنكُمْ ۖ وَلَا يَرْضَىٰ لِعِبَادِهِ ٱلْكُفْرَ ۖ وَإِن تَشْكُرُوا۟ يَرْضَهُ لَكُمْ ۗ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌۭ وِزْرَ أُخْرَىٰ ۗ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُم مَّرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ ۚ إِنَّهُۥ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ7

Diyanet İşleri Meali

Eğer inkar ederseniz bilin ki Allah sizden müstağnidir. Kullarının inkarından hoşnut olmaz. Eğer şükrederseniz sizden hoşnut olur. Hiçbir günahkar diğerinin günahını yüklenmez. Sonunda dönüşünüz Rabbinizedir; yaptıklarınızı o zaman size haber verir; çünkü O, kalblerde olanı bilir.

39:823. Cüz459. Sayfa

۞ وَإِذَا مَسَّ ٱلْإِنسَٰنَ ضُرٌّۭ دَعَا رَبَّهُۥ مُنِيبًا إِلَيْهِ ثُمَّ إِذَا خَوَّلَهُۥ نِعْمَةًۭ مِّنْهُ نَسِىَ مَا كَانَ يَدْعُوٓا۟ إِلَيْهِ مِن قَبْلُ وَجَعَلَ لِلَّهِ أَندَادًۭا لِّيُضِلَّ عَن سَبِيلِهِۦ ۚ قُلْ تَمَتَّعْ بِكُفْرِكَ قَلِيلًا ۖ إِنَّكَ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلنَّارِ8

Diyanet İşleri Meali

İnsanın başına bir sıkıntı gelince Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra Allah, katından bir nimet verince önceden kime yalvarmış olduğunu unutuverir; Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. De ki: "İnkarınla az bir müddet zevklen, şüphesiz sen cehennemliksin."

39:923. Cüz459. Sayfa

أَمَّنْ هُوَ قَٰنِتٌ ءَانَآءَ ٱلَّيْلِ سَاجِدًۭا وَقَآئِمًۭا يَحْذَرُ ٱلْءَاخِرَةَ وَيَرْجُوا۟ رَحْمَةَ رَبِّهِۦ ۗ قُلْ هَلْ يَسْتَوِى ٱلَّذِينَ يَعْلَمُونَ وَٱلَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ ۗ إِنَّمَا يَتَذَكَّرُ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَٰبِ9

Diyanet İşleri Meali

Geceleyin secde ederek ve ayakta durarak boyun büken, ahiretten çekinen, Rabbinin rahmetini dileyen kimse inkar eden kimse gibi olur mu? De ki: "Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak akıl sahipleri öğüt alırlar."

39:1023. Cüz459. Sayfa

قُلْ يَٰعِبَادِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّقُوا۟ رَبَّكُمْ ۚ لِلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ فِى هَٰذِهِ ٱلدُّنْيَا حَسَنَةٌۭ ۗ وَأَرْضُ ٱللَّهِ وَٰسِعَةٌ ۗ إِنَّمَا يُوَفَّى ٱلصَّٰبِرُونَ أَجْرَهُم بِغَيْرِ حِسَابٍۢ10

Diyanet İşleri Meali

Şöyle de: "Ey inanan kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının; bu dünyada iyilik yapanlara iyilik vardır. Allah'ın yarattığı yeryüzü geniştir. Yalnız sabredenlere, ecirleri sonsuz olarak ödenecektir."

39:1123. Cüz460. Sayfa

قُلْ إِنِّىٓ أُمِرْتُ أَنْ أَعْبُدَ ٱللَّهَ مُخْلِصًۭا لَّهُ ٱلدِّينَ11

Diyanet İşleri Meali

De ki: "Dini Allah'a halis kılarak O'na kulluk etmekle emrolundum."

39:1223. Cüz460. Sayfa

وَأُمِرْتُ لِأَنْ أَكُونَ أَوَّلَ ٱلْمُسْلِمِينَ12

Diyanet İşleri Meali

"Ve Müslümanların ilki olmakla emrolundum."

39:1323. Cüz460. Sayfa

قُلْ إِنِّىٓ أَخَافُ إِنْ عَصَيْتُ رَبِّى عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍۢ13

Diyanet İşleri Meali

De ki: "Rabbime karşı gelirsem, doğrusu büyük günün azabından korkarım."

39:1423. Cüz460. Sayfa

قُلِ ٱللَّهَ أَعْبُدُ مُخْلِصًۭا لَّهُۥ دِينِى14

Diyanet İşleri Meali

De ki: "Ben, dinimi Allah'a halis kılarak O'na kulluk ederim;

39:1523. Cüz460. Sayfa

فَٱعْبُدُوا۟ مَا شِئْتُم مِّن دُونِهِۦ ۗ قُلْ إِنَّ ٱلْخَٰسِرِينَ ٱلَّذِينَ خَسِرُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ وَأَهْلِيهِمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ ۗ أَلَا ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْخُسْرَانُ ٱلْمُبِينُ15

Diyanet İşleri Meali

Ey Allah'a eş koşanlar! Siz de O'ndan başka dilediğinize kulluk edin." De ki: Hüsrana uğrayanlar kıyamet günü kendilerini ve ailelerini hüsrana sokanlardır. Dikkat edin, işte apaçık hüsran budur.

39:1623. Cüz460. Sayfa

لَهُم مِّن فَوْقِهِمْ ظُلَلٌۭ مِّنَ ٱلنَّارِ وَمِن تَحْتِهِمْ ظُلَلٌۭ ۚ ذَٰلِكَ يُخَوِّفُ ٱللَّهُ بِهِۦ عِبَادَهُۥ ۚ يَٰعِبَادِ فَٱتَّقُونِ16

Diyanet İşleri Meali

Onlara üstlerinden kat kat ateş vardır. Allah kullarını bununla korkutur. Ey kullarım, Benden sakının.

39:1723. Cüz460. Sayfa

وَٱلَّذِينَ ٱجْتَنَبُوا۟ ٱلطَّٰغُوتَ أَن يَعْبُدُوهَا وَأَنَابُوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ لَهُمُ ٱلْبُشْرَىٰ ۚ فَبَشِّرْ عِبَادِ17

Diyanet İşleri Meali

Şeytana ve putlara kulluk etmekten kaçınıp, Allah'a yönelenlere, onlara, müjde vardır. Dinleyip de, en güzel söze uyan kullarımı müjdele. İşte Allah'ın doğru yola eriştirdiği onlardır. İşte onlar akıl sahipleridir.

39:1823. Cüz460. Sayfa

ٱلَّذِينَ يَسْتَمِعُونَ ٱلْقَوْلَ فَيَتَّبِعُونَ أَحْسَنَهُۥٓ ۚ أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ هَدَىٰهُمُ ٱللَّهُ ۖ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمْ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَٰبِ18

Diyanet İşleri Meali

Şeytana ve putlara kulluk etmekten kaçınıp, Allah'a yönelenlere, onlara, müjde vardır. Dinleyip de, en güzel söze uyan kullarımı müjdele. İşte Allah'ın doğru yola eriştirdiği onlardır. İşte onlar akıl sahipleridir.

39:1923. Cüz460. Sayfa

أَفَمَنْ حَقَّ عَلَيْهِ كَلِمَةُ ٱلْعَذَابِ أَفَأَنتَ تُنقِذُ مَن فِى ٱلنَّارِ19

Diyanet İşleri Meali

Hakkında azap sözü gerçekleşmiş kimseyi, ateşte olanı sen mi kurtaracaksın?

39:2023. Cüz460. Sayfa

لَٰكِنِ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ رَبَّهُمْ لَهُمْ غُرَفٌۭ مِّن فَوْقِهَا غُرَفٌۭ مَّبْنِيَّةٌۭ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ ۖ وَعْدَ ٱللَّهِ ۖ لَا يُخْلِفُ ٱللَّهُ ٱلْمِيعَادَ20

Diyanet İşleri Meali

Fakat, Rablerinden sakınanlara, üst üste bina edilmiş köşkler vardır; altlarından ırmaklar akar. Bu, Allah'ın verdiği sözdür, Allah verdiği sözden caymaz.

39:2123. Cüz460. Sayfa

أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءًۭ فَسَلَكَهُۥ يَنَٰبِيعَ فِى ٱلْأَرْضِ ثُمَّ يُخْرِجُ بِهِۦ زَرْعًۭا مُّخْتَلِفًا أَلْوَٰنُهُۥ ثُمَّ يَهِيجُ فَتَرَىٰهُ مُصْفَرًّۭا ثُمَّ يَجْعَلُهُۥ حُطَٰمًا ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَذِكْرَىٰ لِأُو۟لِى ٱلْأَلْبَٰبِ21

Diyanet İşleri Meali

Allah'ın gökten bir su indirip, onu yerdeki kaynaklara yerleştiren, sonra onunla çeşitli renklerde ekinler yetiştiren olduğunu görmez misin? Sonra onları kurutur ki sen de onları sapsarı görürsün, sonra da çer çöpe çevirir. Şüphesiz bunlarda, akıl sahipleri için öğüt vardır.

39:2223. Cüz461. Sayfa

أَفَمَن شَرَحَ ٱللَّهُ صَدْرَهُۥ لِلْإِسْلَٰمِ فَهُوَ عَلَىٰ نُورٍۢ مِّن رَّبِّهِۦ ۚ فَوَيْلٌۭ لِّلْقَٰسِيَةِ قُلُوبُهُم مِّن ذِكْرِ ٱللَّهِ ۚ أُو۟لَٰٓئِكَ فِى ضَلَٰلٍۢ مُّبِينٍ22

Diyanet İşleri Meali

Allah kimin gönlünü İslam'a açmışsa, o, Rabbi katından bir nur üzere olmaz mı? Kalbleri Allah'ı anmak hususunda katılaşmış olanlara yazıklar olsun; işte bunlar apaçık sapıklıktadırlar.

39:2323. Cüz461. Sayfa

ٱللَّهُ نَزَّلَ أَحْسَنَ ٱلْحَدِيثِ كِتَٰبًۭا مُّتَشَٰبِهًۭا مَّثَانِىَ تَقْشَعِرُّ مِنْهُ جُلُودُ ٱلَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ ثُمَّ تَلِينُ جُلُودُهُمْ وَقُلُوبُهُمْ إِلَىٰ ذِكْرِ ٱللَّهِ ۚ ذَٰلِكَ هُدَى ٱللَّهِ يَهْدِى بِهِۦ مَن يَشَآءُ ۚ وَمَن يُضْلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِنْ هَادٍ23

Diyanet İşleri Meali

Allah, ayetleri birbirine benzeyen ve yer yer tekrar eden Kitap'ı sözlerin en güzeli olarak indirmiştir. Rablerinden korkanların, bu Kitap'tan tüyleri ürperir, sonra hem derileri ve hem de kalbleri Allah'ın zikrine yumuşar ve yatışır. İşte bu Kitap, Allah'ın doğruluk rehberidir, onunla istediğini doğru yola eriştirir. Allah kimi de saptırırsa artık ona yol gösteren bulunmaz.

39:2423. Cüz461. Sayfa

أَفَمَن يَتَّقِى بِوَجْهِهِۦ سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ ۚ وَقِيلَ لِلظَّٰلِمِينَ ذُوقُوا۟ مَا كُنتُمْ تَكْسِبُونَ24

Diyanet İşleri Meali

Kıyamet günü kötü azaptan yüzünü korumaya çalışan kimse, güven içinde olan kimse gibi midir? Zalimlere: "Kazandıklarınızın karşılığını tadın" denir.

39:2523. Cüz461. Sayfa

كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَأَتَىٰهُمُ ٱلْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ25

Diyanet İşleri Meali

Onlardan öncekiler de peygamberleri yalanlamışlardı da farkına varmadıkları yerden onlara bir azap çatmıştı.

39:2623. Cüz461. Sayfa

فَأَذَاقَهُمُ ٱللَّهُ ٱلْخِزْىَ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا ۖ وَلَعَذَابُ ٱلْءَاخِرَةِ أَكْبَرُ ۚ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ26

Diyanet İşleri Meali

Allah onlara, dünya hayatında rezilliği tattırdı; ahiret azabı daha büyüktür. Keşke bilseler!

39:2723. Cüz461. Sayfa

وَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ فِى هَٰذَا ٱلْقُرْءَانِ مِن كُلِّ مَثَلٍۢ لَّعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ27

Diyanet İşleri Meali

Biz bu Kuran'da insanlara her türlü misali, belki öğüt alırlar diye, and olsun ki verdik.

39:2823. Cüz461. Sayfa

قُرْءَانًا عَرَبِيًّا غَيْرَ ذِى عِوَجٍۢ لَّعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ28

Diyanet İşleri Meali

O, eğriliği olmayan, Arapça bir Kuran'dır. Belki sakınırlar.

39:2923. Cüz461. Sayfa

ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًۭا رَّجُلًۭا فِيهِ شُرَكَآءُ مُتَشَٰكِسُونَ وَرَجُلًۭا سَلَمًۭا لِّرَجُلٍ هَلْ يَسْتَوِيَانِ مَثَلًا ۚ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ۚ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ29

Diyanet İşleri Meali

Allah, geçimsiz efendileri olan bir adamla, yalnız bir kişiye bağlı olan bir adamı misal olarak verir. Bu ikisi eşit midir? Övülmek Allah içindir, fakat çoğu bilmezler.

39:3023. Cüz461. Sayfa

إِنَّكَ مَيِّتٌۭ وَإِنَّهُم مَّيِّتُونَ30

Diyanet İşleri Meali

Şüphesiz sen de öleceksin, onlar da ölecekler.

39:3123. Cüz461. Sayfa

ثُمَّ إِنَّكُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ عِندَ رَبِّكُمْ تَخْتَصِمُونَ31

Diyanet İşleri Meali

Ey insanlar! Sonra siz, kıyamet günü Rabbinizin huzurunda duruşmaya çıkacaksınız.

Kur’an metni, mealler ve ses altyapısı Al Quran Cloud / Islamic Network kaynakları kullanılarak hazırlanmıştır. Mealler: Diyanet İşleri, Elmalılı Hamdi Yazır ve Yaşar Nuri Öztürk. Sure adları: quran-json, CC BY-SA 4.0.

Sign Up to Our Newsletter

Be the first to know the latest updates