Kur’an-ı Kerim

Kur'an-ı Kerim Oku ve Dinle

Kur'an-ı Kerim'i Arapça metni ve Türkçe mealleriyle okuyun; ayet ayet dinleyin, kaldığınız yeri kaydedin.

114 Sure30 Cüz604 Sayfa6236 Ayet
Şu an okuyorsunuzHicr Suresi
Sure

Hicr Suresi

99 ayet gösteriliyor

Ali Ayvaz YouTube

Hicr Suresi video okuması

Sureyi videodan dinlerken aşağıdaki Arapça metni ve mealini takip edebilirsiniz.

15

Hicr Suresi

Mekkî • 99 ayet

سُورَةُ الحِجۡرِ
15:114. Cüz262. Sayfa

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ الٓر ۚ تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱلْكِتَٰبِ وَقُرْءَانٍۢ مُّبِينٍۢ1

Diyanet İşleri Meali

Elif, Lam, Ra. Bunlar Kitap'ın ve apaçık olan Kuran'ın ayetleridir.

15:214. Cüz262. Sayfa

رُّبَمَا يَوَدُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْ كَانُوا۟ مُسْلِمِينَ2

Diyanet İşleri Meali

İnkar edenler, keşke müslüman olsaydık temennisinde bulunacaklardır.

15:314. Cüz262. Sayfa

ذَرْهُمْ يَأْكُلُوا۟ وَيَتَمَتَّعُوا۟ وَيُلْهِهِمُ ٱلْأَمَلُ ۖ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ3

Diyanet İşleri Meali

Bırak onları yesinler, zevk alsınlar; ümit onları avundursun; ilerde öğrenecekler.

15:414. Cüz262. Sayfa

وَمَآ أَهْلَكْنَا مِن قَرْيَةٍ إِلَّا وَلَهَا كِتَابٌۭ مَّعْلُومٌۭ4

Diyanet İşleri Meali

Yok ettiğimiz herhangi bir kasabanın elbette belli bir yazısı vardır.

15:514. Cüz262. Sayfa

مَّا تَسْبِقُ مِنْ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسْتَـْٔخِرُونَ5

Diyanet İşleri Meali

Hiçbir ümmet kendi süresini öne alamaz, geciktiremez de.

15:614. Cüz262. Sayfa

وَقَالُوا۟ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِى نُزِّلَ عَلَيْهِ ٱلذِّكْرُ إِنَّكَ لَمَجْنُونٌۭ6

Diyanet İşleri Meali

Onlar: "Ey kendisine Kitap indirilen kimse! Sen mutlaka delisin. Doğrulardan isen melekleri bize getirsene" dediler.

15:714. Cüz262. Sayfa

لَّوْ مَا تَأْتِينَا بِٱلْمَلَٰٓئِكَةِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ7

Diyanet İşleri Meali

Onlar: "Ey kendisine Kitap indirilen kimse! Sen mutlaka delisin. Doğrulardan isen melekleri bize getirsene" dediler.

15:814. Cüz262. Sayfa

مَا نُنَزِّلُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَمَا كَانُوٓا۟ إِذًۭا مُّنظَرِينَ8

Diyanet İşleri Meali

Biz melekleri ancak gerekince indiririz. O takdirde de ceza görecekler asla geri bırakılmazlar.

15:914. Cüz262. Sayfa

إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا ٱلذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُۥ لَحَٰفِظُونَ9

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu Kitap'ı Biz indirdik, onun koruyucusu elbette Biziz.

15:1014. Cüz262. Sayfa

وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ فِى شِيَعِ ٱلْأَوَّلِينَ10

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki, senden önce çeşitli ümmetlere peygamber göndermiştik.

15:1114. Cüz262. Sayfa

وَمَا يَأْتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ11

Diyanet İşleri Meali

Onlara gelen her peygamberi alaya alıyorlardı.

15:1214. Cüz262. Sayfa

كَذَٰلِكَ نَسْلُكُهُۥ فِى قُلُوبِ ٱلْمُجْرِمِينَ12

Diyanet İşleri Meali

Aynı şekilde biz de Kitap'ı suçluların kalblerine sokarız, ama ona yine de inanmazlar. Oysa kendilerinden öncekilerin uğradıkları meydandadır.

15:1314. Cüz262. Sayfa

لَا يُؤْمِنُونَ بِهِۦ ۖ وَقَدْ خَلَتْ سُنَّةُ ٱلْأَوَّلِينَ13

Diyanet İşleri Meali

Aynı şekilde biz de Kitap'ı suçluların kalblerine sokarız, ama ona yine de inanmazlar. Oysa kendilerinden öncekilerin uğradıkları meydandadır.

15:1414. Cüz262. Sayfa

وَلَوْ فَتَحْنَا عَلَيْهِم بَابًۭا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فَظَلُّوا۟ فِيهِ يَعْرُجُونَ14

Diyanet İşleri Meali

Onlara gökten bir kapı açsak da, oradan çıkmağa koyulsalar: "Gözlerimiz döndü, biz herhalde büyülendik" derler.

15:1514. Cüz262. Sayfa

لَقَالُوٓا۟ إِنَّمَا سُكِّرَتْ أَبْصَٰرُنَا بَلْ نَحْنُ قَوْمٌۭ مَّسْحُورُونَ15

Diyanet İşleri Meali

Onlara gökten bir kapı açsak da, oradan çıkmağa koyulsalar: "Gözlerimiz döndü, biz herhalde büyülendik" derler.

15:1614. Cüz263. Sayfa

وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِى ٱلسَّمَآءِ بُرُوجًۭا وَزَيَّنَّٰهَا لِلنَّٰظِرِينَ16

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki, gökte burçlar meydana getirdik, onları bakanlar için donattık.

15:1714. Cüz263. Sayfa

وَحَفِظْنَٰهَا مِن كُلِّ شَيْطَٰنٍۢ رَّجِيمٍ17

Diyanet İşleri Meali

Onları, kovulmuş her şeytandan koruduk.

15:1814. Cüz263. Sayfa

إِلَّا مَنِ ٱسْتَرَقَ ٱلسَّمْعَ فَأَتْبَعَهُۥ شِهَابٌۭ مُّبِينٌۭ18

Diyanet İşleri Meali

Fakat kulak hırsızlığı yapan olursa, parlak bir ateş onu kovalar.

15:1914. Cüz263. Sayfa

وَٱلْأَرْضَ مَدَدْنَٰهَا وَأَلْقَيْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ شَىْءٍۢ مَّوْزُونٍۢ19

Diyanet İşleri Meali

Yeri yaydık, oraya sabit dağlar yerleştirdik, orada her şeyi bir ölçüye göre bitirdik.

15:2014. Cüz263. Sayfa

وَجَعَلْنَا لَكُمْ فِيهَا مَعَٰيِشَ وَمَن لَّسْتُمْ لَهُۥ بِرَٰزِقِينَ20

Diyanet İşleri Meali

Orada sizin ve rızık veremeyeceğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.

15:2114. Cüz263. Sayfa

وَإِن مِّن شَىْءٍ إِلَّا عِندَنَا خَزَآئِنُهُۥ وَمَا نُنَزِّلُهُۥٓ إِلَّا بِقَدَرٍۢ مَّعْلُومٍۢ21

Diyanet İşleri Meali

Hazinesi Bizim katımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Biz onu ancak belli bir ölçüye göre indiririz.

15:2214. Cüz263. Sayfa

وَأَرْسَلْنَا ٱلرِّيَٰحَ لَوَٰقِحَ فَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءًۭ فَأَسْقَيْنَٰكُمُوهُ وَمَآ أَنتُمْ لَهُۥ بِخَٰزِنِينَ22

Diyanet İşleri Meali

Rüzgarları aşılayıcı olarak gönderdik; yukarıdan su indirdik de sizi onunla suladık. Yoksa siz onu toplayamazdınız.

15:2314. Cüz263. Sayfa

وَإِنَّا لَنَحْنُ نُحْىِۦ وَنُمِيتُ وَنَحْنُ ٱلْوَٰرِثُونَ23

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu dirilten ve öldüren Biziz; hepsinin gerisinde de Biz kalırız.

15:2414. Cüz263. Sayfa

وَلَقَدْ عَلِمْنَا ٱلْمُسْتَقْدِمِينَ مِنكُمْ وَلَقَدْ عَلِمْنَا ٱلْمُسْتَـْٔخِرِينَ24

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki, sizden önce geçenleri biliriz; and olsun ki, geri kalanları da biliriz.

15:2514. Cüz263. Sayfa

وَإِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَحْشُرُهُمْ ۚ إِنَّهُۥ حَكِيمٌ عَلِيمٌۭ25

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu Rabbin onları diriltip bir araya getirecektir. Şüphesiz O Hakim'dir, Herşeyi Bilen'dir.

15:2614. Cüz263. Sayfa

وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ مِن صَلْصَٰلٍۢ مِّنْ حَمَإٍۢ مَّسْنُونٍۢ26

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki, insanı kuru balçıktan, işlenebilen kara topraktan yarattık.

15:2714. Cüz263. Sayfa

وَٱلْجَآنَّ خَلَقْنَٰهُ مِن قَبْلُ مِن نَّارِ ٱلسَّمُومِ27

Diyanet İşleri Meali

Cinleri de, daha önce, dumansız ateşten yarattık.

15:2814. Cüz263. Sayfa

وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَٰٓئِكَةِ إِنِّى خَٰلِقٌۢ بَشَرًۭا مِّن صَلْصَٰلٍۢ مِّنْ حَمَإٍۢ مَّسْنُونٍۢ28

Diyanet İşleri Meali

'Rabbin meleklere: "Ben, balçıktan, işlenebilen kara topraktan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan üflediğimde ona secdeye kapanın" demişti.

15:2914. Cüz263. Sayfa

فَإِذَا سَوَّيْتُهُۥ وَنَفَخْتُ فِيهِ مِن رُّوحِى فَقَعُوا۟ لَهُۥ سَٰجِدِينَ29

Diyanet İşleri Meali

'Rabbin meleklere: "Ben, balçıktan, işlenebilen kara topraktan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan üflediğimde ona secdeye kapanın" demişti.

15:3014. Cüz263. Sayfa

فَسَجَدَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ أَجْمَعُونَ30

Diyanet İşleri Meali

Bunun üzerine, İblis'in dışında bütün melekler hemen secde ettiler. O, secde edenlerle beraber olmaktan çekindi.

15:3114. Cüz263. Sayfa

إِلَّآ إِبْلِيسَ أَبَىٰٓ أَن يَكُونَ مَعَ ٱلسَّٰجِدِينَ31

Diyanet İşleri Meali

Bunun üzerine, İblis'in dışında bütün melekler hemen secde ettiler. O, secde edenlerle beraber olmaktan çekindi.

15:3214. Cüz264. Sayfa

قَالَ يَٰٓإِبْلِيسُ مَا لَكَ أَلَّا تَكُونَ مَعَ ٱلسَّٰجِدِينَ32

Diyanet İşleri Meali

Allah: "Ey İblis! Secde edenlerle beraber olmaktan seni alıkoyan nedir?" dedi.

15:3314. Cüz264. Sayfa

قَالَ لَمْ أَكُن لِّأَسْجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقْتَهُۥ مِن صَلْصَٰلٍۢ مِّنْ حَمَإٍۢ مَّسْنُونٍۢ33

Diyanet İşleri Meali

O: "Balçıktan, işlenebilen kara topraktan yarattığın insana secde edemem" dedi.

15:3414. Cüz264. Sayfa

قَالَ فَٱخْرُجْ مِنْهَا فَإِنَّكَ رَجِيمٌۭ34

Diyanet İşleri Meali

"Öyleyse defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Doğrusu hesap gününe kadar lanet sanadır" dedi.

15:3514. Cüz264. Sayfa

وَإِنَّ عَلَيْكَ ٱللَّعْنَةَ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلدِّينِ35

Diyanet İşleri Meali

"Öyleyse defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Doğrusu hesap gününe kadar lanet sanadır" dedi.

15:3614. Cüz264. Sayfa

قَالَ رَبِّ فَأَنظِرْنِىٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ36

Diyanet İşleri Meali

"Rabbim! Beni hiç olmazsa, tekrar dirilecekleri güne kadar ertele" dedi.

15:3714. Cüz264. Sayfa

قَالَ فَإِنَّكَ مِنَ ٱلْمُنظَرِينَ37

Diyanet İşleri Meali

Allah: "Sen, bilinen gün gelene kadar bırakılanlardansın" dedi.

15:3814. Cüz264. Sayfa

إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْوَقْتِ ٱلْمَعْلُومِ38

Diyanet İşleri Meali

Allah: "Sen, bilinen gün gelene kadar bırakılanlardansın" dedi.

15:3914. Cüz264. Sayfa

قَالَ رَبِّ بِمَآ أَغْوَيْتَنِى لَأُزَيِّنَنَّ لَهُمْ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَأُغْوِيَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ39

Diyanet İşleri Meali

"Rabbim! Beni saptırdığın için, and olsun ki yeryüzünde fenalıkları onlara güzel göstereceğim; halis kıldığın kulların bir yana, onların hepsini saptıracağım" dedi.

15:4014. Cüz264. Sayfa

إِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ ٱلْمُخْلَصِينَ40

Diyanet İşleri Meali

"Rabbim! Beni saptırdığın için, and olsun ki yeryüzünde fenalıkları onlara güzel göstereceğim; halis kıldığın kulların bir yana, onların hepsini saptıracağım" dedi.

15:4114. Cüz264. Sayfa

قَالَ هَٰذَا صِرَٰطٌ عَلَىَّ مُسْتَقِيمٌ41

Diyanet İşleri Meali

'Allah şöyle dedi: "Benim gerekli kıldığım dosdoğru yol budur; kullarımın üzerinde senin bir nüfuzun olamaz. Ancak sana uyan sapıklar bunun dışındadır."

15:4214. Cüz264. Sayfa

إِنَّ عِبَادِى لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَٰنٌ إِلَّا مَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلْغَاوِينَ42

Diyanet İşleri Meali

'Allah şöyle dedi: "Benim gerekli kıldığım dosdoğru yol budur; kullarımın üzerinde senin bir nüfuzun olamaz. Ancak sana uyan sapıklar bunun dışındadır."

15:4314. Cüz264. Sayfa

وَإِنَّ جَهَنَّمَ لَمَوْعِدُهُمْ أَجْمَعِينَ43

Diyanet İşleri Meali

"Ve Cehennem onların hepsinin toplanacağı yerdir."

15:4414. Cüz264. Sayfa

لَهَا سَبْعَةُ أَبْوَٰبٍۢ لِّكُلِّ بَابٍۢ مِّنْهُمْ جُزْءٌۭ مَّقْسُومٌ44

Diyanet İşleri Meali

O cehennemin yedi kapısı olup, her kapıdan onların girecekleri ayrılmış bir kısım vardır.

15:4514. Cüz264. Sayfa

إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍۢ وَعُيُونٍ45

Diyanet İşleri Meali

Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, cennetlerde, pınar başlarındadırlar.

15:4614. Cüz264. Sayfa

ٱدْخُلُوهَا بِسَلَٰمٍ ءَامِنِينَ46

Diyanet İşleri Meali

"Oraya güven içinde, esenlikle girin" denilir.

15:4714. Cüz264. Sayfa

وَنَزَعْنَا مَا فِى صُدُورِهِم مِّنْ غِلٍّ إِخْوَٰنًا عَلَىٰ سُرُرٍۢ مُّتَقَٰبِلِينَ47

Diyanet İşleri Meali

Biz onların gönüllerinde olan kini çıkardık, artık onlar sedirler üzerinde karşılıklı oturan kardeşlerdir.

15:4814. Cüz264. Sayfa

لَا يَمَسُّهُمْ فِيهَا نَصَبٌۭ وَمَا هُم مِّنْهَا بِمُخْرَجِينَ48

Diyanet İşleri Meali

Onlar orada bir yorgunluk hissetmezler. Oradan çıkarılacak da değillerdir.

15:4914. Cüz264. Sayfa

۞ نَبِّئْ عِبَادِىٓ أَنِّىٓ أَنَا ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ49

Diyanet İşleri Meali

Kullarıma Benim bağışlayan, merhamet eden olduğumu, azabımın can yakıcı bir azap olduğunu haber ver.

15:5014. Cüz264. Sayfa

وَأَنَّ عَذَابِى هُوَ ٱلْعَذَابُ ٱلْأَلِيمُ50

Diyanet İşleri Meali

Kullarıma Benim bağışlayan, merhamet eden olduğumu, azabımın can yakıcı bir azap olduğunu haber ver.

15:5114. Cüz264. Sayfa

وَنَبِّئْهُمْ عَن ضَيْفِ إِبْرَٰهِيمَ51

Diyanet İşleri Meali

Onlara İbrahim'in konuklarını da anlat:

15:5214. Cüz265. Sayfa

إِذْ دَخَلُوا۟ عَلَيْهِ فَقَالُوا۟ سَلَٰمًۭا قَالَ إِنَّا مِنكُمْ وَجِلُونَ52

Diyanet İşleri Meali

İbrahim'in yanına girdiklerinde selam vermişlerdi. O: "Doğrusu biz sizden korkuyoruz" demişti de: "Korkma, biz sana, bilgin bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik" demişlerdi.

15:5314. Cüz265. Sayfa

قَالُوا۟ لَا تَوْجَلْ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَٰمٍ عَلِيمٍۢ53

Diyanet İşleri Meali

İbrahim'in yanına girdiklerinde selam vermişlerdi. O: "Doğrusu biz sizden korkuyoruz" demişti de: "Korkma, biz sana, bilgin bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik" demişlerdi.

15:5414. Cüz265. Sayfa

قَالَ أَبَشَّرْتُمُونِى عَلَىٰٓ أَن مَّسَّنِىَ ٱلْكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ54

Diyanet İşleri Meali

"Ben kocamışken bana müjde mi veriyorsunuz? Neye dayanarak müjdeliyorsunuz?" deyince:

15:5514. Cüz265. Sayfa

قَالُوا۟ بَشَّرْنَٰكَ بِٱلْحَقِّ فَلَا تَكُن مِّنَ ٱلْقَٰنِطِينَ55

Diyanet İşleri Meali

"Seni gerçekten müjdeliyoruz, umutsuzlardan olma" demişlerdi.

15:5614. Cüz265. Sayfa

قَالَ وَمَن يَقْنَطُ مِن رَّحْمَةِ رَبِّهِۦٓ إِلَّا ٱلضَّآلُّونَ56

Diyanet İşleri Meali

"Zaten sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden umudunu keser!" diyerek sormuştu: "Ey elçiler! İşiniz nedir?"

15:5714. Cüz265. Sayfa

قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ أَيُّهَا ٱلْمُرْسَلُونَ57

Diyanet İşleri Meali

"Zaten sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden umudunu keser!" diyerek sormuştu: "Ey elçiler! İşiniz nedir?"

15:5814. Cüz265. Sayfa

قَالُوٓا۟ إِنَّآ أُرْسِلْنَآ إِلَىٰ قَوْمٍۢ مُّجْرِمِينَ58

Diyanet İşleri Meali

Şöyle cevap vermişlerdi: "Biz şüphesiz suçlu bir millete gönderildik. Lut'un ailesi bunun dışındadır. Karısı hariç hepsini kurtaracağız. Karısının geride kalanlardan olmasını gerekli bulduk."

15:5914. Cüz265. Sayfa

إِلَّآ ءَالَ لُوطٍ إِنَّا لَمُنَجُّوهُمْ أَجْمَعِينَ59

Diyanet İşleri Meali

Şöyle cevap vermişlerdi: "Biz şüphesiz suçlu bir millete gönderildik. Lut'un ailesi bunun dışındadır. Karısı hariç hepsini kurtaracağız. Karısının geride kalanlardan olmasını gerekli bulduk."

15:6014. Cüz265. Sayfa

إِلَّا ٱمْرَأَتَهُۥ قَدَّرْنَآ ۙ إِنَّهَا لَمِنَ ٱلْغَٰبِرِينَ60

Diyanet İşleri Meali

Şöyle cevap vermişlerdi: "Biz şüphesiz suçlu bir millete gönderildik. Lut'un ailesi bunun dışındadır. Karısı hariç hepsini kurtaracağız. Karısının geride kalanlardan olmasını gerekli bulduk."

15:6114. Cüz265. Sayfa

فَلَمَّا جَآءَ ءَالَ لُوطٍ ٱلْمُرْسَلُونَ61

Diyanet İşleri Meali

Elçiler Lut'un ailesine gelince, Lut: "Doğrusu siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.

15:6214. Cüz265. Sayfa

قَالَ إِنَّكُمْ قَوْمٌۭ مُّنكَرُونَ62

Diyanet İşleri Meali

Elçiler Lut'un ailesine gelince, Lut: "Doğrusu siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.

15:6314. Cüz265. Sayfa

قَالُوا۟ بَلْ جِئْنَٰكَ بِمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَمْتَرُونَ63

Diyanet İşleri Meali

"Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün" dediler.

15:6414. Cüz265. Sayfa

وَأَتَيْنَٰكَ بِٱلْحَقِّ وَإِنَّا لَصَٰدِقُونَ64

Diyanet İşleri Meali

"Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün" dediler.

15:6514. Cüz265. Sayfa

فَأَسْرِ بِأَهْلِكَ بِقِطْعٍۢ مِّنَ ٱلَّيْلِ وَٱتَّبِعْ أَدْبَٰرَهُمْ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنكُمْ أَحَدٌۭ وَٱمْضُوا۟ حَيْثُ تُؤْمَرُونَ65

Diyanet İşleri Meali

"Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün" dediler.

15:6614. Cüz265. Sayfa

وَقَضَيْنَآ إِلَيْهِ ذَٰلِكَ ٱلْأَمْرَ أَنَّ دَابِرَ هَٰٓؤُلَآءِ مَقْطُوعٌۭ مُّصْبِحِينَ66

Diyanet İşleri Meali

Böylece Lut'a bunların sonlarının kesilmiş olarak sabahlıyacaklarını bildirdik.

15:6714. Cüz265. Sayfa

وَجَآءَ أَهْلُ ٱلْمَدِينَةِ يَسْتَبْشِرُونَ67

Diyanet İşleri Meali

Şehir halkı, sevinerek geldiler.

15:6814. Cüz265. Sayfa

قَالَ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ ضَيْفِى فَلَا تَفْضَحُونِ68

Diyanet İşleri Meali

Lut: "Bunlar benim konuklarımdır, onlara karşı beni rüsvay etmeyin, Allah'tan korkun, beni utandırmayın" dedi.

15:6914. Cüz265. Sayfa

وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَلَا تُخْزُونِ69

Diyanet İşleri Meali

Lut: "Bunlar benim konuklarımdır, onlara karşı beni rüsvay etmeyin, Allah'tan korkun, beni utandırmayın" dedi.

15:7014. Cüz265. Sayfa

قَالُوٓا۟ أَوَلَمْ نَنْهَكَ عَنِ ٱلْعَٰلَمِينَ70

Diyanet İşleri Meali

"Biz sana kimseyi misafir kabul etmeyi yasak etmemiş miydik?" dediler.

15:7114. Cüz266. Sayfa

قَالَ هَٰٓؤُلَآءِ بَنَاتِىٓ إِن كُنتُمْ فَٰعِلِينَ71

Diyanet İşleri Meali

Lut: "Alacaksanız, işte benim kızlarım" dedi.

15:7214. Cüz266. Sayfa

لَعَمْرُكَ إِنَّهُمْ لَفِى سَكْرَتِهِمْ يَعْمَهُونَ72

Diyanet İşleri Meali

Senin hayatına and olsun ki, onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.

15:7314. Cüz266. Sayfa

فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّيْحَةُ مُشْرِقِينَ73

Diyanet İşleri Meali

Tanyeri ağarırken, çığlık onları yakalayıverdi.

15:7414. Cüz266. Sayfa

فَجَعَلْنَا عَٰلِيَهَا سَافِلَهَا وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ حِجَارَةًۭ مِّن سِجِّيلٍ74

Diyanet İşleri Meali

Memleketlerini alt üst ettik, üzerlerine sert taş yağdırdık.

15:7514. Cüz266. Sayfa

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍۢ لِّلْمُتَوَسِّمِينَ75

Diyanet İşleri Meali

Bunda, görebilen insanlar için ibretler vardır.

15:7614. Cüz266. Sayfa

وَإِنَّهَا لَبِسَبِيلٍۢ مُّقِيمٍ76

Diyanet İşleri Meali

O şehrin kalıntıları işlek yollar üzerinde hala durmaktadır.

15:7714. Cüz266. Sayfa

إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةًۭ لِّلْمُؤْمِنِينَ77

Diyanet İşleri Meali

Bunda inananlar için ibret vardır.

15:7814. Cüz266. Sayfa

وَإِن كَانَ أَصْحَٰبُ ٱلْأَيْكَةِ لَظَٰلِمِينَ78

Diyanet İşleri Meali

Eykeliler de, şüphesiz zalim kimselerdi.

15:7914. Cüz266. Sayfa

فَٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ وَإِنَّهُمَا لَبِإِمَامٍۢ مُّبِينٍۢ79

Diyanet İşleri Meali

Bunun için onlardan da öç aldık. Hala her iki memleket de işlek bir yol üzerindedirler.

15:8014. Cüz266. Sayfa

وَلَقَدْ كَذَّبَ أَصْحَٰبُ ٱلْحِجْرِ ٱلْمُرْسَلِينَ80

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki, Hicr halkı peygamberi yalanlamışlardı.

15:8114. Cüz266. Sayfa

وَءَاتَيْنَٰهُمْ ءَايَٰتِنَا فَكَانُوا۟ عَنْهَا مُعْرِضِينَ81

Diyanet İşleri Meali

Onlara ayetlerimizi verdiğimiz halde, yüz çevirmişlerdi.

15:8214. Cüz266. Sayfa

وَكَانُوا۟ يَنْحِتُونَ مِنَ ٱلْجِبَالِ بُيُوتًا ءَامِنِينَ82

Diyanet İşleri Meali

Dağlarda, güven içinde olarak evler yontuyorlardı.

15:8314. Cüz266. Sayfa

فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّيْحَةُ مُصْبِحِينَ83

Diyanet İşleri Meali

Sabaha karşı çığlık onları yakalayıverdi.

15:8414. Cüz266. Sayfa

فَمَآ أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ84

Diyanet İşleri Meali

Yaptıkları kendilerine bir fayda sağlamadı.

15:8514. Cüz266. Sayfa

وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ ۗ وَإِنَّ ٱلسَّاعَةَ لَءَاتِيَةٌۭ ۖ فَٱصْفَحِ ٱلصَّفْحَ ٱلْجَمِيلَ85

Diyanet İşleri Meali

Biz, gökleri, yeri ve her ikisi arasında bulunanları gereğince yarattık. Kıyamet günü şüphesiz gelecektir. O halde yumuşak ve iyi davran.

15:8614. Cüz266. Sayfa

إِنَّ رَبَّكَ هُوَ ٱلْخَلَّٰقُ ٱلْعَلِيمُ86

Diyanet İşleri Meali

Doğrusu yaratan ve bilen ancak Rabbindir.

15:8714. Cüz266. Sayfa

وَلَقَدْ ءَاتَيْنَٰكَ سَبْعًۭا مِّنَ ٱلْمَثَانِى وَٱلْقُرْءَانَ ٱلْعَظِيمَ87

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki, sana daima tekrarlanan yedi ayetli Fatiha'yı ve Kuran-ı Azim'i verdik.

15:8814. Cüz266. Sayfa

لَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ إِلَىٰ مَا مَتَّعْنَا بِهِۦٓ أَزْوَٰجًۭا مِّنْهُمْ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَٱخْفِضْ جَنَاحَكَ لِلْمُؤْمِنِينَ88

Diyanet İşleri Meali

Kafirler içinde bazı kimselere verdiğimiz kat kat servete gözünü dikme, onlara üzülme; inananları kanatların altına al.

15:8914. Cüz266. Sayfa

وَقُلْ إِنِّىٓ أَنَا ٱلنَّذِيرُ ٱلْمُبِينُ89

Diyanet İşleri Meali

De ki: "Doğrusu ben apaçık bir uyarıcıyım."

15:9014. Cüz266. Sayfa

كَمَآ أَنزَلْنَا عَلَى ٱلْمُقْتَسِمِينَ90

Diyanet İşleri Meali

Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.

15:9114. Cüz267. Sayfa

ٱلَّذِينَ جَعَلُوا۟ ٱلْقُرْءَانَ عِضِينَ91

Diyanet İşleri Meali

Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.

15:9214. Cüz267. Sayfa

فَوَرَبِّكَ لَنَسْـَٔلَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ92

Diyanet İşleri Meali

Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.

15:9314. Cüz267. Sayfa

عَمَّا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ93

Diyanet İşleri Meali

Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.

15:9414. Cüz267. Sayfa

فَٱصْدَعْ بِمَا تُؤْمَرُ وَأَعْرِضْ عَنِ ٱلْمُشْرِكِينَ94

Diyanet İşleri Meali

Artık buyrulanı açıkça ortaya koy, puta tapanlara aldırış etme.

15:9514. Cüz267. Sayfa

إِنَّا كَفَيْنَٰكَ ٱلْمُسْتَهْزِءِينَ95

Diyanet İşleri Meali

Allah'la beraber başka bir tanrının bulunduğunu kabul eden alaycılara karşı şüphesiz Biz sana kafiyiz. Yakında ne olduğunu öğreneceklerdir.

15:9614. Cüz267. Sayfa

ٱلَّذِينَ يَجْعَلُونَ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ ۚ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ96

Diyanet İşleri Meali

Allah'la beraber başka bir tanrının bulunduğunu kabul eden alaycılara karşı şüphesiz Biz sana kafiyiz. Yakında ne olduğunu öğreneceklerdir.

15:9714. Cüz267. Sayfa

وَلَقَدْ نَعْلَمُ أَنَّكَ يَضِيقُ صَدْرُكَ بِمَا يَقُولُونَ97

Diyanet İşleri Meali

And olsun ki, söyledikleri şeylerden senin gönlünün daraldığını biliyoruz.

15:9814. Cüz267. Sayfa

فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَكُن مِّنَ ٱلسَّٰجِدِينَ98

Diyanet İşleri Meali

Rabbini hamd ile an, secde edenlerden ol ve ölünceye kadar Rabbine kulluk et.

15:9914. Cüz267. Sayfa

وَٱعْبُدْ رَبَّكَ حَتَّىٰ يَأْتِيَكَ ٱلْيَقِينُ99

Diyanet İşleri Meali

Rabbini hamd ile an, secde edenlerden ol ve ölünceye kadar Rabbine kulluk et.

Kur’an metni, mealler ve ses altyapısı Al Quran Cloud / Islamic Network kaynakları kullanılarak hazırlanmıştır. Mealler: Diyanet İşleri, Elmalılı Hamdi Yazır ve Yaşar Nuri Öztürk. Sure adları: quran-json, CC BY-SA 4.0.

Sign Up to Our Newsletter

Be the first to know the latest updates