Başkalarını aldatmaya çalışmayın; çünkü insan başkasına ne verirse çoğu zaman karşılığında onu alır. Fırıncı ile çiftçinin başından geçen bu düşündürücü hikâye, dürüstlüğün önemini ve yapılan hilenin sonunda sahibine dönebileceğini anlatıyor.
Başkalarını Aldatmaya Çalışmayın Hikâyesi
Bir zamanlar, bir fırıncıya düzenli olarak yarım kilo tereyağı satan bir çiftçi varmış. Çiftçi, belirli aralıklarla hazırladığı tereyağını fırıncıya götürür ve karşılığında parasını alırmış.
Bir gün fırıncının aklına bir şüphe düşmüş. Çiftçinin kendisine verdiği tereyağının gerçekten yarım kilo olup olmadığını merak etmiş. Bunun üzerine çiftçinin getirdiği tereyağını terazide tartmaya karar vermiş.
Fırıncı tereyağını tarttığında ağırlığının yarım kilodan daha az olduğunu görmüş. Çiftçinin kendisini aldattığını düşünerek çok öfkelenmiş. Hiç vakit kaybetmeden çiftçi hakkında şikâyette bulunmuş ve onu mahkemeye vermiş.
Dava günü geldiğinde çiftçi hâkimin karşısına çıkarılmış. Hâkim, çiftçiye tereyağını tartarken herhangi bir ağırlık veya ölçü kullanıp kullanmadığını sormuş.
Çiftçi, kendisinin onurlu ve dürüst bir insan olduğunu söylemiş. Ancak elinde standart bir ağırlık bulunmadığını, yalnızca ölçüm yapabileceği basit bir terazisi olduğunu belirtmiş.
Hâkim bu cevabın üzerine çiftçiye dönerek sormuş:
“Elinde uygun bir ağırlık yoksa fırıncıya verdiğin yarım kilo tereyağını nasıl ölçüyorsun? Tereyağı neden eksik geliyor?”
Çiftçi sakince şu cevabı vermiş:
“Sayın hâkim, fırıncı benden tereyağı istediğinde önce onun dükkânından yarım kiloluk bir ekmek satın alıyorum. Fırıncının bana verdiği ekmeği terazinin bir kefesine koyuyorum. Diğer kefeye de ekmekle aynı ağırlığa gelinceye kadar tereyağı yerleştiriyorum. Daha sonra bu tereyağını fırıncıya götürüyorum. Eğer verdiğim tereyağı yarım kilodan eksikse suçlanması gereken kişi ben değil, ekmeği eksik tartan fırıncıdır.”
Çiftçinin bu sözleri üzerine gerçek ortaya çıkmış. Fırıncı, müşterilerine yarım kilo diyerek eksik ekmek satıyormuş. Çiftçiyi aldattığını düşünürken aslında kendi yaptığı hilenin karşılığını almış.
Hikâyeden Çıkarılacak Ders
Fırıncı ile çiftçinin hikâyesi bize, başkalarına yaptığımız davranışların bir gün mutlaka karşımıza çıkabileceğini gösteriyor. Fırıncı müşterilerine eksik ekmek vererek daha fazla kazandığını düşünmüş ancak yaptığı hile, çiftçinin tereyağını ölçmek için aynı ekmeği kullanmasıyla kendisine dönmüş.
Dürüstlük yalnızca karşı tarafın hakkını korumak değildir. Aynı zamanda insanın kendi itibarını, vicdanını ve güvenilirliğini korumasıdır. Küçük bir menfaat elde etmek için yapılan hile, zamanla çok daha büyük kayıplara neden olabilir.
Hayatta ne verirsen onu alırsın. Bu nedenle başkalarını aldatmaya çalışma; dürüst ol ve sana nasıl davranılmasını istiyorsan insanlara öyle davran.
